• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
19 Nisan 2013 Cuma

Saha içindeki teknik direktör Drogba!

Ali ECE

Ivesa sadece lig tarihinin en uzun boylu kalecisi değil. Hırvat eldiven aynı zamanda annemizin ligi tarihinin en kritik hatalarını yapan kalecilerinden birisi de…
Lakin Ivesa’nın kaleciliği bu tip kritik maçlar için ne kadar düşük standarttaysa Galatasaray’ın ilk gol öncesi baskısı da o kadar yüksek standarttaydı. 
Sarı-kırmızılıların 2. golünde Hamit’in asisti de o yüksek standardın devamı niteliğindeydi. Ve geceki Galatasaray standardını belirleyen Drogba’nın plasesi, tüm genç santrforlar için “master seviyesi”nde ders niteliğindeydi.

“BILICA”ZEDE ELAZIĞ

Naçizane fikrim Elazığspor kümede kalsa da düşse de Yılmaz Vural’ın bu sezon başarılı olduğu. Yılmaz hoca, 2008 Eylül’ünde FourFourTwo dergisine verdiği röportajda “Bazı takımları kümede tutmak, bazı takımları şampiyon yapmak kadar büyük başarıdır ama bu ülkede anlaşılmaz!” demişti. 

Bu gece Yılmaz Vural’ın ne demek istediğini daha iyi anladım. Elazığ stoperi Bilica’nın Galatasaray’ın 2. ve 3. golünde yaptığı hatalar, “tarihin en kötü savunma hataları” videolarında ilk 100’e girer! 

Ama Bilica sanki Şampiyonlar Ligi çeyrek finalisti takıma karşı değil de Andorra’ya karşı oynuyormuşçasına fütursuzca tekrarladığı hatalara doymadı! 57. dakikada lig lideri Galatasaray pres yaparken kendi ceza alanı çevresinde yapmaya çalıştığı röveşata, kamikaze pilotlarının uçuşlarından beterdi. Fransa’nın Elazığspor’larından Sochaux’da yetişen Serdar’a Yılmaz Vural hocanın kattıkları Türk futbolu adına çok değerli ama Bilica’ya Mourinho ve Klopp’un bile katabileceği hiçbir şey yok!

Galatasaray’ın 3. golünde ise bir kez daha Burak Yılmaz’ın kendini sürekli geliştirmesinden örnekler gördük. Burak’ın gelen yüksek topa yaptığı aşırtma Drogba’nın Burak’ın yaşındayken sergilediği “hava topları”ndaki klasını anımsatan cinstendi. Drogba’nın klas vuruşu ise “Form gibi yaş da görecelidir, klas ise kalıcıdır” diye haykıran cinstendi. 

MELO RÖNESANSI
Aynı futbol vecizesi kendi mevkisi bağlamında Melo için de geçerli. Galatasaray, 4-3-1-2’ye (ya da maç içinde zaman zaman olduğu dizilişte 4-1-3-2’ye) geçtiğinden beri Galatasaray orta sahasında bir “Melo rönesansı” yaşanıyor. Melo bu “lider” performansını devam ettirdikçe, Fenerbahçe maçına kadar Galatasaray puan kaybetmeyecek gibi gözüküyor. Yani en azından Dany’nin Serdar’ın golündeki vahim hatası gibi istisnai hatalar hariç Galatasaray takım savunması Melo’nun yeniden doğuşuyla oldukça sağlam bir görüntü sergiliyor. Melo’nun önündeki ofans hattı ise Sneijder’ın yokluğuna rağmen gol yollarında zorlanmadı. Hem 2 santrfordan birisi hem de santrfor arkası oyun kurucu gibi oynayan Drogba, aynı zamanda “saha içindeki teknik direktör” profiliyle ekstradan fark yaratıyor. Sneijder’ın olmamasına rağmen Yekta’nın ilk 11’de başlaması ve 4’lü merkez orta saha ağırlıklı 4-3-1-2/4-1-3-2’den vazgeçilmemesi teknik-taktik açıdan da Drogba’nın vuruşları ve pasları kadar doğruydu. 

<p>Duygu Gecü Yüzseven'in sunduğu Sağlık Raporu programında Prof. Dr. Gürkan Arıkan sağlıklı doğumda

Kök hücre tedavisi hangi hastalıklara çare oluyor?

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!