• $9,2434
  • €10,7973
  • 531.095
  • 1432.8
18 Ekim 2015 Pazar

Q17 soslu liderlik keyfi

Bu sezonki Türkiye liginin tempo ve estetik ortalamasının çok üstünde bir ilk 15 dakika izledik. Hakemleri ve tribündeki boşlukları hariç Almanya Bundesliga’dakilere benzer kaliteli, zevkli bir maç başlangıcıydı. Bir ara Rize % 95’lik pas isabeti ortalaması yakaladı, bir topu direkten döndü. Ersan-Kweuke-Rhodolfo üçgenindeki mücadele ekstra zevkliydi. (85. dakikada Ersan’ın bir ikili mücadelede Kweuke’ye üstün gelince gol atmış oyuncu edasıyla sevinmesi bu mücadelenin yoğunluğunun en çarpıcı özeti)

Beşiktaş, 25’ten sonra oyun üstünlüğünü kurdu. Rize’nin hücum planını bozdu, bunu yaparken de Şenol Güneş stoperlerini orta sahaya yaklaştırdı böylece Kweuke sırtı dönük topu aldığında karşısında takım arkadaşlarından daha çok Beşiktaş orta 3’lüsünü görmeye başladı. Atiba’nın topla hatasız oyunu kadar topsuz oyunda iki ceza alanı arasındaki mekik dokuyuşları da Beşiktaş’ın oyununu güçlendirdi.

Aynı orta sahanın farkıyla Beşiktaş’ın üst üste 6 tek paslı “Guardiola Münih”vari hücumu da gözlerin pasını silen cinstendi. Ancak Beşiktaş final ve Gökhan Töre’nin aşırı top kayıpları nedeniyle yarı final paslarını iyi yapamadı. Bu yüzden de Mario Gomez’i yeteri kadar topla buluşturamadı.

Tempo ilk 15’teki kadar süper olmasa da ilk 45’in tamamında lig ortalamasının üstünde devam etti. Sadece maçın hakemleri bu tempoya ayak uyduramadı, birçok pozisyonu kaçırdılar. Türkiye’deki hakemlerin çoğunun en büyük sorunu, oyun kurallarını iyi ezberlemelerine rağmen futbolu yeteri kadar iyi bilmemeleri.

İlk yarıda Olcay tempoya uyum sağlasa da oyuna % 100 uyum sağlayamamıştı. Şenol Güneş, 2. yarıya Olcay yerine Quaresma ile başladı. Portekizli yetenek, Beşiktaş’a 2. gelişindeki en iyi 45 dakikasını oynayarak 3 puanı getiren kilit isim oldu. 47’de “verimli” çalım attı, 49’da Beck’e harika bir aşırtma pası verdi, 65’te yine Beck’e bu kez harika bir “pergel pas”ı gönderdi, 66’da Koray’a attığı “asansör çalımı” da tribünleri ayağı kaldırdı. Tabii ki hepsinden değerlisi 63. dakikada yaptığıydı: Quaresma, sade yaptığı birçok vuruşta olduğu gibi usta işi bir şutla 3 puanı getiren gole imza attı.

Hikmet Karaman, Rize’ye hem puan hem de oyun kalitesi açısından Altın Çağı’nı yaşatıyor ancak lig tarihinin en çok galibiyet alan hocası Şenol Güneş’in elindeki malzeme nasıl daha iyiyse oyuna müdahaleleri, değişiklik tercihleri ve zamanlamaları da o kadar yerindeydi. Güneş’in bu sezon yarattığı kilit fark, sadece Oğuzhan gibi umut veren oyuncular üzerindeki performanslarını maksimum seviyeye çekerek istikrarlaştıran etkisi ve yüksek tempolu ofansif futbol değil. Geçen sezondan sonra adeta birçok taraftarın umudu kestiği kaleci Tolga, Ersan ve İsmail gibi oyuncuların Şenol Güneş etkisiyle toparlanması da ekstra değerli. Ersan son 2 maçtır, İsmail de dün gece uzun süredir Beşiktaş formasıyla en iyi performanslarını sergilediler. Hocanın bir dahaki zor görevi ise Töre’nin kafa ayarlarını tekrar düzeltmek olacak.

<p>Türkiye'nin attığı önemli adımlar  dünya medyası tarafından yakından izleniyor. Birçok ünlü düşün

“Türkiye yükselen ağır sıklet”

21. yüzyılın en iyi dizisi seçildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanı ile ortak basın toplantısı düzenledi

Mersin'de TURKOVAC Faz-3 çalışması kapsamında gönüllüler aşılanıyor