• $8,4396
  • €10,0747
  • 492.239
  • 1392.91
4 Ekim 2015 Pazar

İlk yarı 0 - İkinci yarı 2

İlk 10 dakikada kimse rakip ceza alanı içinde topla buluşmadı ya da buluşamadı. Yani maç tam da Başakşehir’in istediği gibi başladı. Topa sahip olan Galatasaray olsa da oyun ilk 45’te Başakşehir’in istediği gibi oynandı. Tempo uzun süre Başakşehir lehineydi. Halbuki Galatasaray’ın hafta içi Astana’da taraftarına yaşattığı hayal kırıklığından sonra daha ofansif, daha agresif başlaması gerekiyordu. Eğer bu yazıyı okuyan oyuncular “Saatler süren yolculuk, sentetik çimin yıpratıcılığı yüzünden öyle başlayamadık” diyorsa o zaman Hamza hocaya “Neden daha iyi maç başlangıcı yapacak bir ilk 11’le başlamadınız?” sorusunu sormak lazım. Çünkü galibiyet ikinci yarıdaki değişikliklerin etkisiyle de geldi.

Denayer ilk yarıda Galatasaray’ın en fazla ikili mücadele kazanan, rakip akın kesen yani toplamda en fazla defansif katkı yapan ismiydi. Ancak Denayer’in vücut dili de “Manchester City beni Şampiyonlar Ligi’nde oynayan Galatasaray’a stoperliğimi daha fazla geliştirmem için kiraladı” diye bağırıyor. Denayer sarı-kırmızı formayı giydiğinden beri gösterdiği iyi performansla ilk 11’i hak ediyor ama özellikle bu maçta Galatasaray’ın her iki bekinden ofansif katkı alması gerekiyordu. Başakşehir’in orta 3’lüsünün geri 4’lüye eklemlendiği 7’li bloğunu aşmanın en kestirme yolu buydu. Zaten Selçuk-Bilal-Sneijder aynı anda sahadaysa topa doğal olarak çok sahip oluyorsunuz ancak kanatlar ofansif olarak işlemeyip hücum temposunu yükseltmeyince o topla (daha çok) oyalanıyorsunuz.

Hamza hoca 2. yarıya sağ beke Sabri’yi alarak başladı. İlk yarıdaki karşılıklı kötü oyundan sonra ikinci yarıdaki göreceli kıpırdanma en azından tempoyu yükseltti. Bir önceki maçında 21 şut atan Galatasaray dünkü maçın ilk yarısında sadece 1 isabetli şut atabilmişti. Sneijder topla kaleye çok uzak yerlerde buluşmuştu. 2. yarıdaki değişikliklerden sonra ise Sneijder daha hareketli oynadı, bir türlü ayağına gelmeyen topu beklemek yerine sürekli topa gitti, inisiyatif aldı, oyuna ağırlığını koydu. Bunda Abdullah Avcı’nın taktiksel açıdan formsuz gününde olmasının da etkisi vardı.

Galatasaray’ın perdeyi açan golünde Podolski iyi vurdu ama öncesinde top eline mi değdi yoksa eli mi topa gitti çok tartışılır. Umut Bulut bir kez daha sonradan oyuna girdiği maçlarda ilk 11’de başladığı maçlara göre çok daha verimli olduğunu gösterdi. Muslera’nın ilk yarı sonundaki kurtarışı da belirleyici oldu: Başakşehir ilk golü atınca ne kadar gürbüzleşiyorsa ilk golü yiyince de o kadar kırılgan hale geliyor.

<p> </p>

Ormanları yakmanın cezası ne?

Fransa'da 400 evsiz Vosges Meydanı'nda çadır kurdu

Nizip sabunu yurt içi ve dışından yoğun ilgi görüyor

Milas'taki yangında zarar gören 80 hektarlık ormanlık alan havadan görüntülendi