• $8,4396
  • €10,0747
  • 492.239
  • 1392.91
5 Ekim 2015 Pazartesi

Gomez, arkadaşlarına Kant okut!

İlk yarım saatte Beşiktaş topa sahip oldu, zaman zaman kanatlardan tempoyu yükseltti ama takımın en az topla buluşan daha doğrusu buluşturulan oyuncusu Mario Gomez olunca ilk 30’da gol gelmedi.

32’de ise soldan sağa rakip savunmadaki boşlukları kafayı kaldırıp görerek yapılan seri paslar sonucu Gomez’in ilk golü geldi. Seri pasların akışına göre pozisyonda 2 kez topsuz yön değiştiren ve finalde doğru koşuyu doğru zamanda yapan Alman gol makinesi, kendi soluna yatarak en doğru vuruşla gol perdesini açtı. Bu Mario Gomez’in o ana kadar Türkiye ligi maçlarında attığı 9. şutu sonucu kaydettiği 5. gol oldu.

İlk golün asistini yapan Quaresma’nın o pozisyonda tek pas oynaması, karmaşık bir hareket yerine olabilecek en sade ama en efektif pası vermesi Portekizli özel yeteneğin Şenol Güneş kolektif hücum planına sağladığı uyumu gösteren cinstendi. Sezon boyunca Quaresma bu tip daha “az karmaşık” pasları tercih ederse, bu tek asisti olarak kalmaz.

Beşiktaş ilk yarıda başka pozisyonlar da buldu ancak kendi standartlarına göre çok pas hatası yaptı. İlk 45’te sadece Tosiç’in atmaya çalıştığı 20 pastan 9’u hatalıydı! 41’de kaleci Tolga son maçlarda olduğu gibi yine kritik bir kurtarışa imza attı. Tolga asla kötü bir kaleci olmadı sadece geçen sezon saha dışı sorunlarının da büyük etkisiyle kariyerindeki en kötü performansı göstermişti. Ancak sezon başında Tolga’da ısrar eden Şenol Güneş, zamanında Trabzon’da milli takım kalecisine dönüştürdüğü Tolga’yı yine kaliteli fabrika ayarlarına dönüştürmüş durumda.

Atiba, Beşiktaş’a geldiğinden beri Beşiktaş’ın en kötü oynadığı maçta bile kötü oynamadı ama bu sezon daha öncekilerden de iyi bir Atiba izlemeye devam ediyoruz. Sadece ilk 70 dakikada Atiba rakiplerinden 10 kez top kazanmıştı. Bu kazandığı topların çoğunu makine intizamıyla Oğuzhan’a aktaran Trinidad Tobago asıllı Kanadalı orta saha zanaatkârı, 80. dakikada 80 kez topla buluşup son 10 dakika hariç maç boyu sürekli oyunu ve temposunu dikte eden Oğuzhan’ın başarısının arkasındaki gizli değil apaçık kahraman.

Oğuzhan 57’de hücumda zamanında Feyyaz’la Metin’in arasındakini hatırlatan “maksimum verim ortaklığı”nı yakaladığı Gökhan Töre’yle bir pozisyonu daha adeta oya gibi işledi. Bu kez Mario Gomez ceza alanı dışından plaseyle golü buldu. Ligde ilk attığı gollerden sonra Mario Gomez’in “Gol repertuarının genişliği”nden bahsetmiştim. Derbide kafayla, öncesinde sağına yatıp dün gece soluna yatıp, arada gelişine şutla yazan Mario Gomez bu kez ceza alanı dışından ayak içi plaseyle golünü attı. Gerçekten de İspanyol-Alman kırması gol üstadının repertuarı çok geniş, kariyeri boyunca her türlü golü atan Gomez, Beşiktaş’ta Cenk’in bile yedek kulübesinde oturmasına neden olacak kadar özel bir gol sanatçısı.

Dünün başarılı isimlerinden birisi de Beşiktaş’a Adanaspor’dan kiralık geldiği ilk sezondaki kadar iyi oynayan Ersan’dı. 86’da yenilen gol ise sadece Rhodolfo’nun hatası değil; son düdük çalmadan önce maç bitmiş gibi oynamanın kolektif hatası. Bu işin şakası yok, Beşiktaş 86’ya kadar sahanın mutlak hâkimiydi ama puan kaybı 90 + 4’te direkten döndü! Milli maç arasında Gomez, arkadaşlarına Kant kitapları okutup 90 dakika boyunca rasyonel düşünceyle hareket etmelerini mi önerse? Kant’ın kitapları çok iyi ama Beşiktaş oyuncuları takım arkadaşları olan bir başka Alman oyuncu Beck gibi oyun disiplinlerini 90 ve 90 +’lara yaysalar da olur!

<p>ABD'nin eski Başkanı Donald Trump devrildi. Trump'ın damadı ve danışmanı Jared Kushner da siyaset

Kushner siyaseti bırakıyor

Fransa'da 400 evsiz Vosges Meydanı'nda çadır kurdu

Nizip sabunu yurt içi ve dışından yoğun ilgi görüyor

Milas'taki yangında zarar gören 80 hektarlık ormanlık alan havadan görüntülendi