• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
6 Kasım 2013 Çarşamba

3 plan da tutmayınca

Kopenhag’ın Devler Ligi’ndeki iç saha-deplasman karnesi, Dr.Jekyll-Mr. Hyde, “İyi Aile Çocuğu”ndaki Cemal-Kemal, kısaca gece-gündüz çelişkisi barındırıyor. Kopenhag, Barcelona’nın Şampiyonlar Ligi şampiyonu olduğu 2010-11’de bu sahada Katalan deviyle berabere kalmıştı. Ayrıca daha önce 2 kez katıldıkları Devler Ligi’nde Parken’de Manchester United, Celtic gibi takımları da yenmeyi başarmıştı. 
Danimarka ekibi bu sezonki 3. Devler Ligi macerasına da kendi sahasında Juventus beraberliğiyle başladı. Solbakken dün gece de Galatasaray’a karşı Juventus maçı stratejisini uyguladı. Maalesef Galatasaray geri 4’lüsü yan top savunmasında Juventus’tan kötü olduğu için Kopenhag golü daha da erken buldu. 
Sadece geri 4’lü değil, Galatasaray takım olarak maça kalitesinin çok altında bir performansla başladı. İlk 10 dakikada Kopenhag 3 gol pozisyonu bulurken topa da % 67 gibi yüksek bir oranda sahip oldu. Riera takımın ortalamasından da kötü bir ilk yarı oynadı. İspanyol solak geçen sezon sol bekte üst üste süre aldıkça bizim lig standardında ehven-i şer bir devşirme beke dönüşmüştü. Ancak bu yıl uzun süre oynamaya oynamaya Dany’yi bile aratacak kadar paslanmış bir devşirme bek performansı sergiledi. 

Sneijder’in yeri dolmadı

İlk 45’te Sneijder’ın yokluğunda Drogba istediği topları alamayınca 9.5 numaralığa soyundu. Ancak 45 dakikada sadece 21 kez topla buluşup % 54’lü isabetli pas oranında kaldı. Hava toplarında da karşısında usta kafacı Mellberg’i bulunca istediklerini tam olarak yapamadı. Yine de hırsı ve oyun vizyonuyla açtığı alanlar sayesinde Burak’ın gol pozisyonlarına girmesini sağladı. Geçen sezonki Devler Ligi’nin gol makinesi kendi kendisinin kötü bir karikatürünü andıran vuruşlar yapıp, maç eksiği olan Aydın yorulup, Bruma da çok top kaybedince Mancini 2. yarıda B planını devreye soktu.
Aydın yerine Ceyhun oyuna girince Selçuk, Sneijder pozisyonuna geçti. Amaç topa daha çok sahip olmaktı. Ama asıl mesele Galatasaray’ın topa Kopenhag’dan daha fazla sahip olduğu dakikalarda pas ritmi ve hücum temposunun düşük olmasıydı. Bunu fark eden Mancini son koz olarak Umut’u sahaya sürdü. 
Galatasaray, Parken’de Juve’nin düştüğü hatayı tekrarladı. İlk 60 dakikada sabırlı oynamak ile yavaş oynamayı, son 30’da ise hızlı oynamak ile telaşlı oynamayı birbirine karıştırdı. Juve, Kopenhag kalesini tutan 13 şut atıp, 1 gol bulabilmişti. Galatasaray 3 ayrı oyun planı denemesine rağmen 6 isabetli şutta kalınca çok önemli olabilecek 1 puanı da alamadı!

<p>Futbol, sahaları aşıp evlerimizdeki televizyonlara, günlük  aktivitelere ve tabi ki son olarak oy

Neden PES Atarız?

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi