• $ 6,8605
  • € 7,7463
  • 395.716
  • 119339
Haber Hattı
Haber hattı
0530 708 54 54
Bip""/
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

CHP, darbe özlemini başkasının darbesiyle gideriyor

Hatırlarsanız, Gezi ve Mısır’daki darbe “eş zamanlı” olarak yürürlüğe konmuştu.

Biz kazandık.

Mısır ise çapulculara ve orduya teslim oldu.

O sırada “skandallar kraliçesi” CHP’li prof Gaye Usluer şöyle demişti: “Seçimle geldik diyen Mursi üç günde gitti...”

Buradan da anlıyoruz ki, CHP’lilerin demokrasi tarifinde “sandık” o kadar da mühim bir yer işgal etmiyor. Hatta, hiç yer işgal etmiyor...

Demokrasi, evet, sadece sandık demek değildir ama “seçimle geldiğini” söyleyip, en azından o makamda bulunuşunun meşruiyetine atıf yapan seçilmiş bir başkanın arkasından “üç günde gitti” diyerek zil takıp oynamak da değildir.

Koskoca prof böyle diyecek de, CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran geri kalacak... Mümkün mü?

Buyurun kendi ağzından dinleyelim: “Mısır’daki gelişmeler çok önemli. Demokrasinin sadece sandıkla olmadığının bir göstergesi. Tüm siyasi kurumlar ders çıkarmalı...”

Güzel, değil mi?

Fakat, Umut Oran, yarattığı “güzelliğin” peşinden gitmiyor. Yani, sözünün arkasında durmuyor.

Mısır’dan “ordu yönetime el koydu” haberi gelince, yazdığı tweeti siliyor ve hemen yenisini devreye sokuyor: “Demokrasi sadece sandık değildir ve darbeler asla kabul edilemez. Çoğulcu, özgür bir ülkede yaşamak herkesin hakkı...”

Bunu o zaman söyleyecektin Umut Oran...

İş işten geçmiş ve “demokrasi sadece sandık değildir” düşüncesi askeri darbeye varmış, sen kalkmış içinde “çoğulculuk”, “özgürlük” geçen hoş ama boş cümleler kuruyorsun.

Hadi Umut Oran hafiften de olsa nedamet getiriyor, “darbeci” demesinler diye yazdığı tweeti siliyor ve “kendince” iz bırakmıyor.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun iz bırakmamak gibi bir derdi de yok.

Bilakis “iz” oluştursun istiyor ve bodoslamadan dalıyor.

Kendisi anlatsın: “Demokrasiyi sadece sandıktan ibaret sayanların yanıldıklarını görüyoruz. Çoğulculuk denen bir kavram var. Herkesin taleplerine, ülkeyi yönetenlerin kulak kabartması gerekiyor. Taleplere duyarsız kalmak, onları görmezden gelmek, ‘benim oy çokluğum vardır, ben istediğimi yaparım’ demek artık günümüzde geçerli değildir.”

Kemal Bey, belli ki, “çoğunluk-çoğulculuk” meselesine atıf yapıyor.

Peki, “Köprü yapmayacaksın, havaalanı açmayacaksın, enerji santrallerini iptal edeceksin, Kanal İstanbul projesinden vazgeçeceksin, Topçu Kışlası’nı aklından bile geçirmeyeceksin, hemen şu an istifanı verip gideceksin” ültimatomu hangi “çoğulculuk” düşüncesinin ürünüdür?

Demokrasi sandık demek değildir. Tamam...

Demokrasi, “beledi hizmetlerin” mütemadiyen bir azınlık tarafından engellenmesi midir?

Demokrasi sandık demek değildir. Tamam...

Demokrasi, sandıkla gelmiş bir iktidarı sokak nümayişleriyle, askeri darbeyle alaşağı etmeye çalışmak mıdır?

Demokrasi sandık demek değildir. Tamam...

Demokrasi, şartlar olgunlaştığında darbenin meşru hak olduğunu söylemek midir?

Kemal Kılıçdaroğlu, Can Dündar’ın, “Şartlar olgunlaştığında darbe meşru hak mıdır?” sorusuna “hayır” diyememiş, mırın kırın ederek zımnen bunun “hak” olabileceğini belirtmiş bir siyasetçidir.

Kemal Kılıçdaroğlu budur.

Kemal Kılıçdaroğlu, Gezi Parkı nümayişleri sırasında (yani 5 Haziran’da) “Gezi Parkı için referandum yapılsın” demiş, bu açıklamasından bir hafta sonra (yani 13 Haziran’da) “Biz referanduma karşıyız” diyerek, kendisine ait “çark rekorunu” egale etmiş bir siyasetçidir.

Kemal Kılıçdaroğlu budur.

CHP budur. 

Gündemde seçim yok ama... CHP'de '2023 adayı kim olacak' kavgası çıktı

Gündemde seçim yok ama... CHP'de '2023 adayı kim olacak' kavgası çıktı

Hileli kıyma ve kırmızı et nasıl anlaşılır?

Hileli kıyma ve kırmızı et nasıl anlaşılır?

Gelibolu'daki yangının boyutu ortaya çıktı

Gelibolu'daki yangının boyutu ortaya çıktı

Tarlalarda güneşte bekletilen eski halılar yurt dışından i

Tarlalarda güneşte bekletilen eski halılar yurt dışından ilgi görüyor