• $7,391
  • €8,9505
  • 436.696
  • 1454.29
16 Ekim 2011 Pazar

Sivrilik sorgulaması

-Sayın Hocam, biraz vaktinizi alabilir miyim?
-Ne vardı?
-Sizi tanıtan bir program yapacağım radyoda da...
-Eveet...
-Bana ilgi çekici bir kitabınızı, tezinizi ya da ne bileyim bir sözünüzü söyleyin de oradan başlayayım...
-Ak akçe kara gün içindir.
-Lütfen Hocam...
-Peki, öyleyse, damlaya damlaya göl olur...
-Anlaşılan çarpıcı yanınızı açıklamayacaksınız.
-Ben nereden bilebilirim ki çarpıcı yanlarımı? Ne demek o 'çarpıcılık'? Şimdi sana bir çarparsam, anlayabilir misin çarpıcı yanımı? Ah, sizi gidi medya bakışlı gençler sizi...
-Ne demek medya bakışlı?
-Çarpmamı istiyorsunuz. Çarpanlar ilgini çekiyor. Çarpık olanlar belki de.
-Haber yapacağım, anlatacağım, ilgi çekmeli... Yoksa atarlar beni işimden...
 Söyleyin, çarpıcı yanlarınızı. Örneğin, sizin görüşlerinizi çok 'ortalama' buluyorlar, yeterince 'radikal' olmadığı için eleştiriyorlar
-Kim eleştiriyorsa, onlara öyle bir çarparım ki görürler...
-Ciddi olun hocam, siz radikal misiniz?
-Böyle bir soruyu sorana yalnızca tebessüm edebilirim. Eskiler 'ibtisam-ı tevekkül' derlerdi, bir tevekkül gülümsemesi dudaklarımda. Köklere inmeye çalışan birine 'radikal' değil demek tuhaf bir ironi...
-Çok yumuşak, çok anlaşılır, çok sıradan şeyler söylüyorsunuz...
-Demek her söylediğimi anlıyorlar da pek yuvarlak, yek yumuşak buluyorlar ha?
-Uçlarda değilsiniz. Çarpıcı sözleriniz yok.
-Sivri olunmak için sivri olunmaz. Hakkımda konuşanlar, yazılarımın ne kadarını nasıl okuyorlar, bilmiyorum. Sivrilik arayan çok çok yumuşamış gözler, elbette beni göremez. Sivrilik avcılarının hiçbir zaman yakalayamayacağı bir tavşanım ben...
-Tavşansınız, demek.
-İbtisam-ı tevekkülle dolanan bir tavşan... Sivri dişleriyle onu kovalayan tilkilere karşı...
-Sizi anlamakta zorlanıyorum, kendinizi anlamadığım sözcüklerin ardına gizliyorsunuz...
-Bunca anlamadığınız şey varken benim sivriliğimi nereden anlayacaksınız?
-Halk anlar...
-Sivriyi anlar ve sever mi diyorsun?
-Çarpmalısınız onları ki sizi sevsinler...
-Tuhaf... Çarpılmaları için anlamaları gerekiyor... Oysa sen biraz önceki sözlerimi anlamadığını söylemiştin... Önce de, herkes beni anladığı için radikal olmadığımı ileri sürmüştün. Popülerim demek ki boş şeyler söylüyorum, yumuşak köksüz şeyler, öyle olmasaydı herkes beni anlamazdı... Anlaşılan, boş konuşandır... Anlaşılmayan da sivri olan, çarpıcı olan... Peki, hem anlaşılmıyor hem de nasıl sivri oluyor?
-Düşüncenizi izlemek de zorlanıyorum...
- 'Sivrilik' arayışı şu neo-liberal düzenin, şu sıradan ortak dünyanın kahrolası bir hastalığı... Bu sivrilik arayışının ardında duranı, düşünen insanın anlamlar dünyasını arıyorum ben. Sivriliklerin ardındaki yumuşaklığı, yumuşaklığın ardındaki sivriliği... Doğrusu bu iki kavramı da dışlayan bir düzlemde dolanıyorum. Beni insanların anladığını söylüyorsun. Nasıl anladıklarını merak ediyorum doğrusu! Belki fazla 'terminoloji' kullanmadan, fazla 'kitab”' olmamaya çalıştığım içindir. Hazmedilemeyecek sivrilikler var bende, görünmeyen...
-İşte şimdi sivri olmaya başladınız... Biraz yapay oldu ama...
-Sen 'sivri' yargıcı mısın? Sürekli yargılıyorsun beni, sivrilikler, anayasasına göre! Şurası açık: Bu tür sivrilik çok düşük düzeyde sıradanlıktır.
-Kavramların anlamlarını tersine çeviriyorsunuz...
-Bak, delikanlı! Sen sivriliği araştıracak kadar sivri değilsin! Sivrilik, yeni olan, derinden kavrayan bir güce sahip olmalı! Sığ sivrilik bir yere götürmez insanı...
-Sivrilik, görüşü olmak demek bence, sonuna dek savunacağı hesabını verebileceği görüşü olmak. Yanardöner olmamak, yalpalamamak, kıvırtmamak. Görebilmek, kavramların akışını, olayların gidişini... Sivrilik, fikri olmak demek. Fikri olanın, sığlığı, derinliği ayrı bir konu. Çağımız insanı sivri olmaktan korkuyor...
-O yüzden de uyduruk, söz de sivrilikler yaşıyor. Sivri olmalıyım demekle sivri olunmaz. Her görüşü olan sivri değildir. Olumlu anlamıyla sivrilik, görüşün içeriğinden çıkar. Ona eklenen bir özellik değildir! Oysa, insanlar, herhangi bir görüşü 'sivri' görüş olarak pazarlayabiliyor. Belki sen de bana o niyetle geldin. Bu konular üstünde düşünmemişsin. Düşünmeyenden sivri olmaz.
-Düşündükçe yuvarlak görüşler, kuşkular, kararsızlıklar çıkmaz mı ortaya?
-Geçicidir onlar... Kendileri yuvarlak, bakışları yuvarlak insanların kendilerini sivri sayarak beni yargılamaları, bence üzerinde durulmayacak kadar önemsiz bir durumdur. Gitsinler kendilerine benzer sivrileri bulsunlar...
-Sağ olun hocam, sizden sivri bir özellik çıkmaz... Yaşayın gönlünüzce.

<p>Mardin'de akrabalar arasında çıkan kavga silahlı çatışmaya dönüştü. Kameralara yansıyan görüntüle

Aksiyon filmi değil gerçek: Araçla gelip dehşet saçtılar

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Sivas'ta tıra arkadan çarpan ambulanstaki hemşire öldü, şoför yaralandı

Çamlıca tepesi ve çevresinde muhteşem kar manzarası