• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
16 Ağustos 2012 Perşembe

Seviye

Siyaset ince hesaplar ve taktiklerle yürütülüyor. Kimselerin siyasetin bu yapısından yakındığı yok. Ticarette hile yapmanın meşru sayılmasına benzer bir durum. Sürekli yalan, ikiyüzlülük ve kıvırtmalarla yapılan bir siyasetten demokrasi nasıl çıkar? Değer yaşayamayan, dürüst olmayan, ne pahasına olursa olsun iktidar elde etmenin ardında olan bir siyaset hayatından demokrasi nasıl çıkar?
Yaşadıklarından öğrenen, öğrendikleri üzerine düşünebilen bireylerden oluşmuş toplumlarda yeşerebilir demokrasi. Ağır yoksulluk çeken, yaşam güvencesi olmayan, geçmişinden utanıp, geleceğinden korkan, dünya görüşünü hakikatin kendisi olarak yaşamaya zorlanan insanların sayısı arttıkça o toplum kendini yeni tecrübelere açamaz, açtığını sansa da eskiyi yaşamaya devam eder.
Eskinin baskıcı tavrından yakınırsınız. Kendini 'yeni olarak' ilan eden bir iktidar olarak yönetimi ele geçirince geçmişte size baskı uygulayanlara baskı yapmaya başlarsınız. Demokrasi hayata, insana 'mangal gibi' yürekle tavır almayı gerektirir. Farklıdan korkmamayı, onu anlamaya değer bulmayı öğrenip, güzel bir dünyayı ancak onunla yaşayarak sağlayabileceğimizi kavrayamıyorsak demokrasi denen evin eşiğinden içeri giremeyiz.
'Ey bana yabancı olan, ey senden rahatsızlık duyduğum, canımı sıkan, o kadar isteyip de bir türlü sevemediğim ülkemin insanı seninle aynı gemideyiz. Keşke olmasaydık, bana hayatı zindan ediyorsun. Keşke bu ülkede, yalnız bu ülkede değil bu dünyada yalnız benim gibi düşünen, benim gibi yaşayanlar olsaydı da mesut bahtiyar hayatımı sürdürseydim! Ey benden farklı olan! Neden varsın? Neden benim gibi değilsin? Bir bela mısın benim hayatıma? Gün gelecek hepiniz ortadan kalkacaksınız. Ortadan kalkmasanız bile bir gün benim doğru yoluma gireceksiniz. Zaman beni haklı çıkaracak. '
Böyle düşünüyor bir de demokrasi mi istiyorsunuz? Henüz demokrasi düşüncesi gelişmemiş kafanızda. Belki de hiç gelişmeyecek. Kendi görüşünüzü kabul ettirmek için ya şiddet kullanarak ya da gizli bir şiddet olduğunu saklamaya çalıştığınız siyaset yapma tarzınızla bin bir dalavere çevireceksiniz.
Demokratik mücadelenin bir ahlakı, bir adabı var elbette. Bu edebi içlerine sindirmiş siyasetçiler için demokrasi, insana, hayata saygıyla gerçekleştirilir. Buna ben can ahlakı diyorum. Yıllar önce bu terimi ortaya attığımda beni çok hayalci bulan bir akademisyen dostum, can ahlakı diye bir ahlak yok bu dünyada, insanın birbirine acımasızca kıydığı kan ahlakı var demişti. Gelecek yazılarımda bu konuyu işleyeceğim.
Can ahlakı, demokrasi ahlakıdır. Her şeyden önce bu demokrasi terbiyesine sahip olanlar, birbirlerini aşağılamazlar, birbirlerine hakaret edecek tarzda konuşmazlar. Eleştirilerden korkmaz, onlar karşısında öfkelenmezler.
Karşı taraf size çok kaba aşağılayıcı biçimde sesleniyorsa onun seviyesine inmezsiniz. Seviyenizi hep yüksek tutmak can ahlakının gereğidir. 'Adam bana küfrediyor, ona cevap vermeyeyim mi?' diyebilirsiniz. Aklınız başınızda ise vermeyeceksiniz. Bu tavrınız  karşı tarafın küfrünü kabul ettiğiniz anlamına gelmez. Seviyeyi düşürmeyeceksiniz. Yunus'un dediği gibi gönlünüz seviye (aşka) düşmüşse, seviyenizi düşürmeyeceksiniz. Seviye düşünce, yüreğinizdeki seviyi anımsayacaksınız. 'Seviye düştü, seviye düştüğüm (aşka düştüğüm), yüreğim seviyle dolu olduğu için, seviyeyi yükseltmem gerek' diyeceksiniz. En tehlikeli politikacı tipi seviyesiz olduğu halde kendini seviyeli sanan, herkese aynaya bak derken kendisi aynaya bakamayan politikacı tipidir. Sevmekten korkan, seviden bihaber politikacı tipidir.
Sevisiz demokrasi olmaz. Sevi ehli iseniz seviyesizliğe karşı ödün vermeyeceksiniz. Siyasette insan sevgisi, ülke sevisi olmayınca seviye düşüyor yazık ki. Karşı tarafı ağır kaba bir dille sindirme bir güçlülük olarak görülüyor. Sevi bu toprakların hikmetinde var. Sevisiz bir siyaset bize yakışmıyor. Seviye düşüyor boyuna. Dünyayı bir cehenneme çevirerek siyasette kendimize yer edinmeye çalışıyoruz. Yunus'u hatırlayalım bir daha:
Sev seviye düştü gönül.

<p>Merakla beklenen Bayraktar AKINCI Taarruzî İnsansız Hava Aracının (TİHA) 3'üncü prototipine PT-3ü

Selçuk Bayraktar bu sözlerle paylaştı: Yuvadan uçmadan önce son selfie

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Gaziantep'te tır kazası! Yol trafiğe kapandı

Türkiye'nin Arnavutluk'ta inşa edeceği hastanenin şantiyesi açıldı