• $8,1581
  • €9,7125
  • 452.994
  • 1363.05
09 Haziran 2011 Perşembe

Övenime de merhaba

Sevgili Okur,     
Seçimlere ramak kala övmek ve yermenin adabını çoktan unutmuş görünüyoruz. Övmeyi anlattığım bir yazımı hatırlatayım önce. Gelecek sefer yermeyi de görüşürüz.
Bir meclise gitsek, toplansalar başımıza, bizi bir güzel övseler... Mest olsak. Aman ne güzel övüyorlar beni desek, içimizden. Ağızlarına sağlık. Yerildiğimiz, bir köşeye atılıp, ilgilenilmediğimiz günlerin acısını çıkarsak. (İçimizden) 'Övün beni, övün ki, okşanayım, onanayım, adam yerine konayım. Bana ne akıllısın, deyin. Ne yakışıklısın, ne güzelsin, ne beceriklisin. Beni sevin. Şımartın beni. Hak etmedim mi yoksa? Nicedir esirgediniz övgülerinizi. Övün beni, beni konuşun, beni gülüşün. Ünümü duyun, yayın. Farklılığımı, üstünlüğümü anlayın.'
Övülmek isteği doğal. Susamak gibi. Sulamak gibi çiçeği. Az olursa kurur, çok olursa da. Kararında övgü. Peki nasıl?
Övmeyi ve övülmeyi bilmediğimiz gerçek. Överek öldürüyoruz insanları. Övmeyerek yaptığımız gibi. Peki nasıl?
Övgüden başlayalım. Kimi övmeli ki? Önce kendimizi. Deneyelim bakalım. Ne kadar, nasıl, nerelerimizi övebiliyoruz, neden? Özövgü, özgüvenden mi gelir? Özgüveni olan neden övsün ki kendini? Önce özövgüyle, yalnız kendimize, başkalarının yanında değil, kendi kendimize kalarak yola çıkalım. Kendi kendimizi kendi başımıza, etrafta kimseler yokken överken dikkat edelim de kendimizi tanıyalım. Gülmeden, ciddiyetle. Kızmadan. Eziklik duygusu duymadan. Tenhada kendi kendimizi, baskısız, abartısız, iç özgürlüğü içinde nasıl övüyoruz? Gerçeklerimiz neler? Övemiyorsak niye? Övüyorsak, haklı mıyız? Özövgüsünü yapayalnızlığımızda, sağlıklı biçimde başarabiliyor muyuz? Başaramıyorsak başkalarını övüşümüzde hep bir 'bit yeniği' olacaktır.
Örnekleyelim: 'Ben bütün sınıf arkadaşlarımdan daha mutluyum. Daha yakışıklıyım. Sevgilim, onların sevgililerinden daha güzel' demiş olalım. Burada bir karşılaştırmalı özövgü söz konusu. Kendimizi değerlendirme. Neden öyle değerlendiriyoruz? Gocunduğumuz yaralarımız mı var? Sakladığımız eksikliklerimiz?  Neden övgü gereksinimini duyuyoruz? 'Gerçeği' yansıtıyor mu sözlerimiz? Sınıf arkadaşlarımla kendimi neden karşılaştırıyorum? Duyduğum aşağılık duygusundan mı? Neyim eksik?
Kendime itiraf edemediğim eksik ve özürlerimle, kendimi tanımadaki sorunlarımla, kötü bir övücüyüm ben. Övgüm çıkar bağımlı olabilir. Özövgümde de çıkarlar vardır, yadövgümde de. (Yadövgü, başkasını, başkalarını övgü anlamında). Başkasını, beni de övsünler diye övüyor olabilirim. Kendimi, beni adam yerine koysunlar diye. Bir insanı tanımanın en iyi yollarından biri de, onu överken gözlemektir. İnsan, övgü sırasında çoğu kez kendini ele verir...
Övgü sakınır insanlar vardır. Kimseleri övmez, beğenmez. Böylelerine kendilerinden söz ettirmeli. Bir de herkesi övenler vardır. Belki kendilerini övmemiz için. Sağlıklı övgüye takdir diyelim. Takdir etme, hakkını vermedir.
Övülme özürlülerimiz ayrı bir alemdir. Sürekli alkış bekleme psikolojisi, 'show-man'lik onları kokuşuk insanlar durumuna getirebilir. Övülmeyi bilmek çok zor. Belki övmekten de.
Şımarabiliriz. Üstünlük taslayıp, karşımızdakini ezmeye kalkabiliriz. Övülen, egemenlik kurmaya kalkmamalı övene. Yılışmamalı. Gevşememeli. Övgü yerinde değilse, hissettirmeli. Sahte alçak gönüllülüklerle sürekli övgü sağlayanlar vardır. Mahsus, 'bende iş yok' der durur ki siz onu hep övesiniz.
Hak edilmemiş övgülerin enayisi olmamalı. Öve öve bir insanı öldürebilirsiniz.
Sizi öven insanı, tanımanız gerekir: Başka kimleri övüyor? Sizce değersiz insanları da övüyorsa, yargılarına kuşkuyla bakmak gerekir. Övgü alanını iyi bilmiyorsa; örneğin, matematikten anlamadığı halde, sizin matematikçiliğinizi göklere çıkarıyorsa, bir gülümsemeyle geçiştirmek yerinde olabilir.
Hakkını vermek, takdir etmek: Gerekli. Hak ettiğini bilmeli, anlamalısınız. Eksik bilginizle takdir, sizi dalkavuk durumuna düşürebilir.
Kıskanç jüri üyelerinin, genç yetenekleri övgülerle yok etmesini de önlemek gerekir.
Ölsün de öyle övelim anlayışı vardır. Yüzüne karşı, sağlığında övmek ayıp karşılanır. Esirgediğimiz övgülerle de birçok insanın gelişimini bozabiliriz. Aferin budalası insanlar, övgüyle sömürülenlerdir.
Övgüsüzlük intiharları da övgü cimrilerinin cinayetidir.
Övmek, özgüven ister, sevgi. İçtenlik. Çıkarların en aza indirgenmesini ister. Hak edeni övmek bir görev. Hak etmeyeni ise bir gaflet ve ahlaksızlık.
Övgü, içinde duruma göre, belli ölçülerde yergi ve mizah taşımalı. Överken küçülmemek gerekir. Yererken de.
Karşılıklı övgüler, övüşmek, sağlıklı biçimde gerçekleştirilirse, övüşenlere can verir. Överek dövmekten, döverek övmekten de sakınmalı.
İma edilen, dolaylı, somut yaşam durumlarında haddini bilen övgüler, ince övgüler, öveni, övüleni güzelleştirir.
Yiğit öveninden bellidir.

<p>RAMAZAN'IN İLK GÜNÜ YAĞIŞLAR ÇEKİLİYOR</p><p>Hafta başında Batı Karadeniz ve İç Anadolu'nu

Meteoroloji Uzmanı açıkladı... Ramazan'da hava durumu nasıl olacak?

Uygarlık tarihine ışık tutan 12 bin yıllık kazı başlıyor

Zeugma Antik Kenti'nden etkilenerek başladığı şimdi vazgeçilmezi oldu

Belediye ekiplerinin Nemrut Krater Gölü'nde zorlu kar mücadelesi