• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
04 Ağustos 2011 Perşembe

Ordu ile iktidar

Ordu-iktidar ilişkisinin son durumu hakkında okura, iktidara, orduya, medyaya sözlerim var.
OKURA
Ben asker bir aileden geliyorum. Babam ve amcam subaydı. Ben de beş yıllık ilkokul eğitimimin ardından Selimiye Askeri Ortaokulu'nda ve kısa bir süre Kuleli Askeri Lisesi'nde okudum. Selimiye'de aldığım eğitimin değerini, özellikle Türkçe, Matematik ve Yabancı Dil'de bana verilenlerin hayatımı nasıl olumlu yönde etkilediğini bugün takdirle görebiliyorum. Askerlerin içinde büyüdüm, babam zaman zaman namaz kılan, rakı da içebilen aydın bir Cumhuriyet çocuğuydu. Amcam hayatla barışık, yaşama sevincini çevresiyle paylaşabilen coşkulu biriydi. Askerdiler, güzel insanlardı, bu ülkenin insanıyla barışıktılar. Ben kişiliğimin oluştuğu yıllarda yaşadığım askerliği sevdim. Erken yaşlarda tutulduğum felsefe ve edebiyat aşkım askerliğe devam etmemi engelledi. Ayrıldım. Dindar biri değilim. Dinin güzel yaşanırsa bir zenginlik olduğuna inanırım. İslam'ı bir kültür olarak öğrenmeye çabalamış, hatta üniversitemde İslam felsefesi dersi bile vermişimdir. Babamdan, askeri okuldaki eğitimimden, her türlü yobazlığa karşı çıkmanın, insan gibi insan olmanın bir gereği olduğunu öğrenmişimdir.Bunları nasıl biri olarak konuya baktığımı anlatmak için yazdım.
İKTİDARA
Güç sizde. Sizin iktidarınızdan önce 'irtica tehdidi'  cumhuriyeti yıkmaya yönelik önemli bir tehdit olarak görülüyordu. 'Cumhuriyeti kollama ve koruma göreviyle' ordu irticayı izlemeye, önlemeye çalışıyordu. Siz iktidara geldiğinizde ordudaki bir kısım yüksek rütbeli yöneticiler size tepki duydular. Bunu açık ya da örtük biçimde dile getirdiler. Aralarında sizin iktidarınızı zayıflatmak için değişik alanlarda mücadele verenler de olabilir.
Siz onların bu mücadelesine karşı bir mücadele ile cevap verdiniz. Oylarınız arttıkça, MİT'i, üniversiteyi, yargıyı, medyayı adım adım ele geçirdiniz. Bunun bir demokrasi mücadelesi olduğunu söylediniz. Size muhalif olan gazetecileri, parti mensuplarını, rektörleri, işadamlarını Ergenekon başlığı altında topladınız, tutukladınız. Orduda çok sayıda tutuklamalar yaptınız. Bunlar olurken 'yasalar ve adalet ve demokrasi' dediniz. Ne kadar haklı olduğunuzu göreceğiz. Demokrasinizi göreceğiz sayın iktidar. Ne kadar intikam duyguları içindesiniz, ne kadar demokrasiden yanasınız. Ordudan şu ya da bu sebepten ayrılmış kuyruk acısı olan insanlarla, özgürlük silahşorluğu adına edepsizleşenlerin televizyonlarda dolaşarak orduyu aşağılamasına nicedir kayıtsız kalıyorsunuz. Güç sizde. Ordunuzun aşağılanmasına nasıl izin veriyorsunuz?
Sayın iktidar, ordunuza sahip çıkın. O kadar mensubunun tutuklandığı, bundan sonra da büyük olasılıkla tutuklanacağı ordunun komutanları haklı olarak istifa ettiler. Işık Koşaner'in nasıl bir komutan olduğunu ordu çok iyi bilir. Bu değerli asker ve diğer komutanlar bir rahatsızlığı dile getirmişlerdir. Yargıdan duyulan kuşku, evrensel ölçülerde de giderek haklılık kazanacaktır.
Özgürlüğü ve demokrasiyi getirme biçiminizden kuşku duyanlardanım. Haksız tutuklamalardan, baskılardan yola çıkarak nasıl bir demokrasi gelebilir bu ülkeye? Bu kuşkumdan dolayı beni yanıltıp mahcup etmenizi isterdim.
ORDUYA
Cumhuriyeti kuran değerler, bilimin ve değişen hayatın dinamizmi içinde demokratik bir anlayışla korunabilir. Ordu günlük siyasete karışmadan da cumhuriyeti koruyabilir. Dünyaya daha açık, özeleştiri yapabilen, ülke insanıyla daha sıcak ilişkiler kurup, 'halkıyla ilişkilerini' daha hızlı, daha beceriyle gerçekleştirebilen bir ordu, bu ülkenin geçmişine,  kültürüne yaraşır. Bu ülkeye bilim ve teknolojiyi getiren güçlü bir irfan ocağı olarak ordumuzun, geçmişin hatalarından öğrenebilecek gücü olduğu çok açık geliyor bana. Kara Harp Okulu'ndaki öğretmenliğimde çok yetenekli subay öğrencilerimin akademik başarısı göğsümü kabartmıştır. Akademik donanımı yüksek, teknolojik donanımını ar-ge çalışmalarıyla yenileyebilen, savaş gücü halkından aldığı destekle artan, morali yüksek bir ordu, ülkeyi cumhuriyet ve demokrasiye gelebilecek her türlü tehlikeden korur.
MEDYAYA
Orduyla halkı, orduyla iktidarı bir araya getirip kaynaştıracak bunca ortak değerler dururken, örneğin İsrail medyasının yaptığı 'İslamcılara karşı son kale de düştü' gibi orduyu İslam'a, Müslüman'a karşı gibi göstermek, bu ülke değerlerini anlamamak demektir. İktidar, nicedir değiştiğini söylüyor. Orduyla bilek güreşi yaptığını söylemek de gerçekçi değil. Güç ondadır. Şimdi ordunun kendi iç işlerine, özerk yapısına karışmayan, onun hassasiyetlerini anlayıp değerlendirebilen bir iktidarı teşvik eden medyaya çok acele ihtiyacımız vardır.
Bu ülkenin yüz yıllık tarihinde, iktidara yüklediğimiz anlayışla ordu arasında hesaplaşma yaşanmıştır, yaşanmaktadır. Şimdi iktidarın ne kadar değiştiğini ne kadar özgürlük yanlısı olduğunu, ordusunu ezmeye çalışışında değil, ona sahip çıkışında göreceğiz.

<p>HDP Esenyurt ilçe binasında asılı, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın afiş ve posterleri

HDP binasına baskın

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İstanbul boğazında görüntülendi! Sakarmekeler martılarla beraber simitle besleniyorlar

Jason Statham Antalya'da kurşun geçirmez camlı villada kalıyor