• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
28 Nisan 2013 Pazar

Minnoş öldü

Kedimdi. Birlikte ders çalıştık. Felsefe yaptık, resimde görüldüğü gibi.
Yirmi yıl yaşadı. Hayatımın son yirmi yılında acılarım, sevinçlerim, düşüncelerimin tanığı oldu. Bakışı duruşuyla bana yol gösterdi. Elbette yalnız benim değil, oğlumun, eşimin can yoldaşı oldu.
Bir bölük felsefecinin gözünde hayvanların tarihi yoktur. İnsan gibi "akıl" taşımadıkları için insanla aralarında büyük bir "mahiyet farkı" vardır. Yeryüzüne "anlamı" insan getirmiştir. İnsansız yeryüzü anlamsızdır. Bundan dolayı hayvanların dünyası bilinç yoksunu olduğu için tarihten yoksundur.
Bir insan olarak üzüntüm hayvanları anlam dünyalarına alamayan insanlaradır. Yoksuldur hayatımız hayvansız. Onlarla başından beri bu gezegeni paylaşıyoruz. Onlardan biriyiz. Onlardan farklıyız elbette. Onlardan üstün değiliz.
Anlam dünyamız onlarla zengin. Onlardan öğreneceklerimiz bitmedi. Canlı olmanın, can taşımanın anlamını öğretebilirler bize, öğrenmeye hazırsak. Minnoş'un yanımızdaki evin çatısına çıkıp uzun uzun yıldızları kokladığını unutmuyorum.

HAYVANLARDAN UZAKTIM

Yirmi yıl kadar önce bir mobilya mağazasının deposunda annesi dört kardeşiyle birlikte doğurup gitmiş onu. Kardeşlerinin en çelimsizi minicik, hareketsiz bir kedi yavrusuymuş. Avucunun içinde yitip giden bu yavruyu eşimle oğlum alıp getirmişler Dikmen'deki evimize. Geldiğinde evin kuytu bir köşesine saklanırdı arar bulamazdık. Başına buyruk, kimseye yüz vermeyen, büyüdükçe her kapı açılışında kaçıp gitmek isteyen bir kediydi. Onun önümüzden yüzümüze bile bakmadan geçip gidişine bir çocuk şarkısı uydurmuştum: "Minnoş güzelim, nereye gidiyorsun? Namussuzun kedisi nereye gidiyorsun?" Bir gün Foça'daki devre mülkü evimizden kaçmış dağlarda tepelerde on gün dolaşıp geri gelmişti. Neler yaşamıştı o ıssız tepelerde, nasıl doyurmuştu karnını bilmiyorum.
Minnoş eve geldiğinde kırklı yaşlarımın ortalarında daha önce hayvanlardan uzak durmuş biriydim. Evde yalnız kaldığımız bir yaz gecesi kucağıma sıçrayıverdi. İrkildim önce. Sonra anlaştık. Sonra hiç ayrılmadık birbirimizden. Eve gelişimi çok uzaklardan sezer, pencereden bana hoş geldin miyavlaması sunardı.

SÜRECİN SONUNU GÖRMEDİ

Temizdi, onurluydu. Hiç hasta olmadı. Yemeden içmeden kesildiği son birkaç günde bile hep başını dik tuttu.
Bir elektriği vardı. Can kavramını onun varlığından devşirdim. Gönül arayışlarımda uzak yakınlığıyla hep yanımdaydı.
23 Nisan 2013 sabahı ölüverdi. Çocukların sevindiği o sabah, ebedi bir çocuk olarak Minnoş ölüverdi. Namussuzun kedisi bir daha dönmemek üzere gidiverdi. Dedim ki içimden "Minnoş biraz daha bekleyip şu barış sürecinin sonucunu görüp gideydin." Beklemedi. Beni düşüncelere boğup gitti.

<p class='MsoNormal'>Fatih'te arıza yapan İETT otobüsü, vatandaşlar tarafından  yaklaşık 300 metre i

İETT otobüsü arızalanınca 300 metre itildi

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!