• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
13 Aralık 2012 Perşembe

Meclisimizde kanayan yürekler

Sayın Başbakan bir konuşmasında siyasette düşman olmaz, rakipleriniz olur anlamında bir görüş bildirmişti. Bu sözün gösterebileceği bir açıdan bakıldığında, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde rakipler tartışıp, rakipler karar alıp, yasalar çıkarıyorlar.
Bu nasıl bir acımasız rekabettir ki, size söz söyleyene misliyle cevap verir, eleştirileri hakaret olarak anlar, hakaretle karşılık verirsiniz! Örneğin size yalancı dendiğinde, hayır yalancı değilim deyip, bunu gerekçelerini soğukkanlılıkla açıklamak ya da ciddi bulmadığınızda gülüp geçmek yerine, karşı tarafa aynı derecede hakaretler yağdırarak, örneğin şunları söylüyorsunuz: 'Biz sizin cemaziyül evvelinizi biliriz, dedeniz de yalancıydı, babanız da, partiniz tümüyle yalancı.' Sonra partili yandaşlarınızdan aldığınız alkışlarla gerçekleri konuştuğunuzu, rakiplerinizi sus pus ettiğinizi düşünmeye, kendiniz de büyük güçler vehmetmeye başlıyorsunuz.
Bu tavır özgüven eksikliğine dayanan bir edebi yaşayamama halidir. İncelikleri anlayamamanın, kabalığın ve gücün yanında bulunmanın çoğu zaman farkında olunmayan halidir. Kendini tanıyamamanın, doğrusu başka biri sanmanın, kendi eksikliğini görmemenin bir sonucudur. Böyle tavırdaki siyasetçi sürekli olarak karşısındakine: 'Aynaya neden bakmıyorsun' der durur. Bakmayan, bakamayan kendisidir oysa.
Rakipler düşman değillerse, hakça bir mücadelede birbirlerinin ayağına çelme takmazlar. Tersine, birbirlerini güçlendirirler, eğer oynanan oyun sağlıklı bir demokrasi ise. Rakipleriniz güçlü ise, siz daha güçlü bir mücadele içinde olur, kendinizi güçlendirmeye çalışırsınız. Demokrasi duyarlığı, küçük, ince ayrıntılarda ortaya çıkar.

ACILARI PAYLAŞMALIYIZ
11 Aralık 2012'de MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural'ın annesinin hayatını kaybetmesi üzerine Meclis Genel Kurulu'nda parti grupları başsağlığı konuşması yapınca Sırrı Sakık sitem edip, sinirli bir konuşma yaptı. İntihar eden oğlu Sidar'ı isim vermeden hatırlatan Sırrı Sakık, 'Bu tür acıları paylaşmak çok insani ama siz benim yaramı deştiniz. Siz meclis olarak deştiniz. Ben sizden bir parçayım. Biz yakınlarımızı kaybettiğimizde niye aynı hassasiyeti göstermiyorsunuz. Ayıptır ayıp, günahtır günah ' diyerek, feryat etti: 'Kürt'üz diye acımızı bile paylaşmıyorsunuz!'
Meclis'te 'Ben sizden bir parçayım, acılarımızı neden paylaşmıyorsunuz' feryadı, kendini dışlanmış hisseden bir vatandaşımızın feryadıdır! Meclis, yalnızca, sinsi, stratejik hesapların döndüğü, insanların çıkarları doğrultusunda birbirleriyle acımasızca mücadele ettiği bir mekan değildir. Başsağlığı konuşmaları bunun bir göstergesidir elbet. Ama Sırrı Sakık'ın feryadı, orada yüreği olan insanların, yıllardır çektiği acılarının içten, hesapsız bir ifadesidir. Kendini toplumsal olarak dışlanmış hisseden acılı bir milletvekilinin, seçildiği coğrafyadaki insanların yanan yürekleri adına ortaya koyduğu bir duygu patlamasıdır.
Şehitlerimize yanıyoruz elbette. Oralarda yok olup giden gençlere de yanmalıyız. Acılarımızı paylaşamazsak, bu acılara neden olan zorlukların üstesinden gelemeyiz. Yalnızca kendinden yana olanları kollayıcı şu duygusuz zihniyetin öldürücü kafesinden kurtulup, meclisimizde kanayan yürekler sesini duyurmalı.

<h3>Siyasetin gündemi reform ve ittifak çalışmaları oldu. Peki muhalefet neden reform ve ittifak çal

Siyasetin gündeminde ne var?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Doğada yaptığı yemeklerle kentleri tanıtıyor

1 milyon kibritle öyle bir şey yaptı ki