• $7,4201
  • €9,018
  • 446.222
  • 1569.35
22 Eylül 2011 Perşembe

Laik hayat tarzı yasak mı?

Başbakanımız Arap Baharı'nın ilk turunda Mısır'da ileri sürdüğü laik anayasa önerisi, ardından da Tunus'ta ve Libya'da gerçekleştirdiği basın toplantılarında savunduğu laiklik anlayışıyla kimi çevrelerin tepkisini çekse de, ülkemizdeki iktidarın laiklik görüşünü yeniden gözden geçirmek açısından önüme bir düşünce penceresi açmış oldu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Libya'nın başkenti Trablus'ta, Ulusal Geçiş Konseyi Başkanı Mustafa Abdülcelil ile ortak basın toplantısında bir soru üzerine şunları söyledi: 'Türkiye'de halkım benim bu konuda (laiklik) ne düşündüğümü çok iyi biliyor, çok iyi bildiği için yüzde 50 oy veriyor. Hiçbir sıkıntımız yok. Bu bölgeler, laikliği anlamada, tanımada inanıyorum ki şu anda bir müzakerenin veyahut bir tartışmanın içerisinde olacaktır. Ben laikliği dinsizlik olarak kabul etmiyorum, laikliği din karşıtlığı olarak kabul etmiyorum. Partimin programında laikliğin tanımı şudur: Kişi laik olmaz, devlet laik olur. Bir Müslüman olarak, laik bir devleti yönetirken bütün inanç gruplarına devlet eşit mesafede olur, Müslüman'a da, Hıristiyan'a da Musevi'ye de ateiste de. Bütün inanç gruplarının inancı o devletin güvencesi altındadır. Bizim anlayışımız bu. Burada aykırı düştüğümüz durum varsa bunu her fırsatta, herkesle müzakere ederiz. Bu söylediğimin de bizim değerlerimize, İslam'a karşı bir yanı varsa lütfen siz de beni ikna edin.'
Sayın Başbakan'ın bakışı İslami odaklı bir laiklik bakışıdır. İslam'la laiklik uzlaşır, çünkü laik olan devlettir birey değildir diyor. Kişi neden laik olmasın? Kişinin laik olamayacağı savı ülkemizde çoğunlukla dindar Müslüman kesim tarafından savunulur. Müslüman bir kişi laik olamaz neden? Diniyle yaşar da ondan. Din hayatının her alanına girmiştir. Birey olarak dininizle yaşarken, devlet yönetiminde dini işin içine karıştırmayacaksınız. Bu nasıl olacak? 'İnanç gruplarına eşit mesafede durarak.' Birey olarak eşit mesafede değilken devlet yönetimine geçince nasıl olacak da eşit mesafede duracaksınız?
Bu tartışmada dindar arkadaşların modernite ile yüzleşmelerinden doğan sıkıntıları oluyor. 'Biz Anglosakson laikliğini savunmuyoruz' diyorlar. Birey olarak dindar yani dünya işlerine dini otoriteyi karıştıran biri olarak yaşıyorsunuz ama devletiniz sizin bu karıştırmanıza karışmıyor. Herkes gönlünce dinini yaşıyor, dünya işlerine de dini açıdan bakıyor, devlet bireyin bu yaşayışına izin ve destek veriyor. Dinsiz de bildiği gibi yaşıyor, devlet buna karışmıyor. 'Senin dinin sana, benim dinim bana.'
Güzel! Peki, birey ben laik bir hayat sürüyorum, kişi olarak laiğim diyemez mi? Neden birey laik olmasın ki? Birey laik olur dense iktidar oy mu kaybeder? Bu kadar oyu laikliği devlet düzeyinde gördüğü için mi almıştır? Laiklik bir yaşam biçimi de değil midir? Dini bireysel açıdan yaşar, dünya işlerine karıştırmam. Din, muhakkak dünya işlerine karışan bir yapı da mı olmalıdır? Müslüman arkadaşların ezici çoğunluğu öyle düşünüyor olabilir. Bireysel anlamda laik hayat tarzı İslam'a aykırı mıdır? İlahiyatçı arkadaşlardan bazıları değildir diyecektir. 'Allah bize akıl vermiş nasıl yaşayacağımızı aklımızla, vicdanımızla, kalbimizle bulacağız.' Sevgili Ahmet Hakan'ın deyişiyle İslam belli bir İslam yorumuyla yaşanır: 'Tek bir din algısı, tek bir din anlayışı, tek bir din yaklaşımı yoktur. 'Dini yönetim' denilen şey, yönetimi oluşturanların dinden anladıklarıdır. Bu da dinin herhangi bir yorumunun, topluma egemen olması anlamına gelir.' (16 Eylül 2011, Hürriyet) Dini belli bir yorumla yaşarız. Bu yorum içinde, İslam'ı göz önüne aldığımızda, bireysel laik hayat tarzı nasıl mümkündür, eğer mümkünse?
Kişilerin laik bir hayat süremedikleri bir hayat yaşamaya değer mi? İsteyen birey, din odaklı yaşar, isteyen dini hayatına karıştırmaz. (Birey ve kişi ayırımı yapmıyorum bu yazımda!) Dini hayatına karıştırmayana dinsiz demek zorunda mıyız? Dini içselleştirdiği değerlerle iç dünyasında belli bir 'mahviyet' anlayışıyla yaşayamaz mı? Cumaya gitmediği, camiye uğramadığı için o kişi dinsiz midir? Muhakkak senin dediğin gibi mi yaşayacak dindar? Senin anladığın biçimde yaşamayana dinsiz mi diyeceksin?
Bence yalnızca devlet laik olur anlayışının yol açabileceği tehlikeler vardır. Burada belli bir laiklik yorumu dayatılmaktadır. Elbette devlet laik olmalı. Laik devlet, laik bir hayat tarzı içinde yaşayan bireylerin de olabileceğini görüp, İslam'ın belli yorumlarıyla uzlaştırmak adına bireysel laikliği göz ardı etmemelidir. Yeni anayasada umarım bu konuya dikkat edilir.

<p>ATV'nin reyting rekorları kıran başrolünde Burak Özçivit'in rol aldığı Kuruluş Osman dizisi Türk

Ahmet Yenilmez 'Kuruluş Osman'ı' anlattı: Demirci Davut'un sahnelerine dikkat edin!

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Yılan belgeselciyi canlı canlı yedi! İşte o anlar

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (20 Ocak 2021)