• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
08 Nisan 2012 Pazar

Kalbimdeki mikroptan öğrendiğim

Yazılarımı 22 Mart'tan bu yana hastaneden yolluyorum. Hastanede konukluğum uzun süreceğe benzer. En az altı hafta devam etmesi öngörülen bir antibiyotik tedavisi görmekteyim.
Efendim, kalp kapağıma mikrop yerleşmiş. Kalbimdeki mikropla kim bilir ne kadar dolaşmışım? Belki kalp temizliği üstüne nutuk atarken kalbimdeki mikroplar bana gülüyordu. Bir arkadaşım telefonda 'ne üzülüyorsun mikroplar ya beynine gitseydi?' dedi. 'Beynimi bulamazlardı ki' dedim, 'yalan yanlış düşüne düşüne çoktan yitirdim ben onu. Bir kalbim kaldı sanıyordum, güvenecek. Onu da mikroplar kaptı.'
İnfektif endokardit. Buymuş beni hasta kılan gücün adı. Tıbbın adlandırdığı bu oluşumun ardında ne vardır acaba? Elbette, fiziksel, biyolojik etkenler, hastalığı oluşturan zincirleme nedensellikler vardır. Bu konu moleküler düzeyde biyolojinin, giderek, kimyanın, fiziğin, daha bütünsel ve uygulama çerçevesinde tıbbın alanına giriyor. Hastalığın önemli bir öğesi bu fiziksel, kimyasal, fizyo-nörolojik olgular. Ama hastalık bunlardan fazla.Hastalığın bir anlam boyutu var. İsterseniz manevi (spiritual, spirituel, geistig) boyutu da diyebilirsiniz.
- Sizin hastalığınızın manevi (tinsel) boyutu var mı?
- Hayır yok. Çok mutlu günler geçiriyordum, nereden geldiğini bilemediğim bir hastalık beni yere yıkıverdi. Hiç beklemiyordum. Günlerim hep böyle mutlu geçecek sanıyordum. İyimserdim, insanlarla iyi geçiniyordum, umut doluydum, yaşama sevincim doruğuna ulaşmıştı.
Bu konuşmada sözü edilen hastalığın manevi boyutu neden yoktur? Hastaya göre, hastalığına etki eden herhangi bir düşünce, sahip olunan bir değer bulunmamaktadır.
Belki hastalık sırasında ya da hastalık sonrası hastanın dünyaya bakışında, değerlerini, dünyaya verdiği anlamları yaşayışında dönüşümler olabilir, işte o zaman hastalığın tinsel, manevi boyutu ortaya çıkabilir. Hasta, hastalığı ile düşünce ve duygu dünyası arasında, bedeni ile yaşadığı anlam yaşantıları arasında bağı kurabildiğinde hastalığın tinselliği ortaya çıkar.
***
Hayata verdiğimiz, hayatın bize yüklediği anlamların bedenimiz üzerinde etkileri vardır. Biyolojik anlamda mikroplar olduğu gibi anlam dünyamızı yaşayışımızdan doğan mikroplar da vardır. İlkine tıp müdahale edebilir. (Örneğin beni günlerce hastanede tutan müdahale!) Ya ikincisi ne olacak? İkincisi ile ilgili konuşma örnekleri vereyim. Bu örneklerde birbirleriyle konuşan insanlar yok. Anlam dünyası mikroplarının farklı tasvirlerini dile getiren konuşmalar söz konusu.
- Yahu hayata böyle bakmaya, olayları böyle değerlendirmeye devam edersen yakında hasta olursun.
- Şu bakışından vazgeç artık, kendine zulmediyorsun. Çevrene zarar veriyorsun. Yakında bedeninin bir yerlerine inme iner.
- Onun bu sözlerini yanlış yorumluyorsun. Öyle demek istemedi. Sözlerini yanlış anladığın için çok üzülüyorsun. Yemeden içmeden kesildin, bir deri bir kemik kaldın, verem olup ölürsün ha!
- Bu kinin, bu öfken doğru değil. Senin dengeni bozuyor. Bu saplantıların yüzünden uykuların kaçtı, sağlığın bozuldu.
Örnekler çoğaltılabilir. Hayata karşı duruşumuz, ilişkiye girdiğimiz insanlara bakışımız, kendimize verdiğimiz değer, düşünce ve duygularımıza olan tavrımız anlam mikropları yaratabilir.
Anlam sağlığımız, tıbbi sağlığımızı etkiliyor. Tıbbi sağlığımız da anlam sağlığımızı. Anlamları belli bir biçimde yaşadığımız için bizde psikolojik etkilenmeler ortaya çıkıyor. Belli psikolojik etkilenmeler de hayata verdiğimiz anlamları belirliyor.
Ben kalbimdeki mikropların ardında duran hayatımdaki anlam mikroplarını, manevi, tinsel mikropları arıyorum. Manevi hayatım nasıldı da bedeni (bedensel) hayatım bu hale geldi? Manevi kalbimdeki hangi mikroplar, fiziksel kalbimdeki mikropları doğurdu?
Abarttığımı söyleyebilirsiniz. Diyebilirsiniz ki her hasta olanın manevi dünyasında bir sorun mu vardır? Hiç kalbi temiz olanın fiziksel kalbine mikrop girmez mi? İnsanın, anlam dünyası, diğer söyleyişlerle, manevi alemi, tinsel evreni; fiziksel dünyasını etkiler mi? Etkileyebilir. Fiziksel dünyası da anlam dünyasını etkileyebilir.
***
Ben altmış beş yaşımda yaşadığım şu hastalığın ardında duran tinsel belirleyicileri anlamaya çalışıyorum. Tıpçılar, bilim insanları fiziksel belirleyicileri araştırabilirler elbette.
Son yıllarda anlam dünyamda bir düzlüğün, hareketsizliğin olduğunu düşünüyorum. Bedenimle anlam dünyamı buluşturmayı başaramadım belki de. Bedenimi anlam dünyamla besleyemedim. Anlam dünyama bedenimin enerjisini katamadım. Bedenim uyardı beni: 'Ben senin bu kısır anlam dünyanla yaşayamam.' Anlayamadım elbette. Koşuşturma içinde, kurulmuş bir saat gibi, anlam gören gözlerime at gözlüklerini takarak yaşamaya çalıştım. Yeninin, farklının can veren gücünü duyamadım. Duysam da bunu bedenime aktaramadım. Bedenimi doğanın rüzgarına tutamadım. Varlığın sesine açamadım bedenimin kulaklarını. Bedenimle anlam dünyam arasındaki köprüleri kuramadım, kursam da iğreti köprüler olarak kaldı çoğu.
Şöyle düşünüyorum: Anlam dünyamla bedenim anlaştılar, kalbime bakterilerin doluşmasına izin verdiler.
Onlara kızmıyorum. Teşekkür ediyorum. Nihayet hasta oldum. Hastalığımın beni götüreceği yere doğru gidiyorum. İyileşirsem, anlam dünyama ve bedenime en azından bir çift sözüm olacak.    

<p>Sadece Türkiye değil Amerikan basınında da yemin töreninin önüne geçen İncil detayı ile ilgili de

Joe Biden'ın yemin törenine damga vurdu: Üzerinde Kelt haçı bulunan İncil'le ilgili çarpıcı detay

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Simpsonlar yine şoke etti! Bunu da bildiler

Amasya'da mamutlara ait olduğu değerlendirilen fosiller bulundu