• $8,4705
  • €10,2921
  • 501.151
  • 1441.33
22 Kasım 2012 Perşembe

Demokrasi mesafesi

Demokrasi ile aramızdaki uzaklık kolay kapanacağa benzemiyor. İleride ülkemizin demokrasi tarihini yazacaklara dikkate alırlar umuduyla bugünlerde yaşadığım 'demokrasi sıkıntısı' hakkında birkaç ipucu vermek istiyorum. Demokrasi ile ülkem arasındaki 'demokrasi mesafesinin' kapanamayışının nedenlerinden bir bölümü şöyle dile getirilebilir:

- Demokrasinin yerleşmesine engel çıkaran ekonomik yapı,
- Uluslararası ilişkiler açısından ülkemizin bulunduğu kritik durum,
- Tarihten getirdiğimiz davranış alışkanlıklarımız,
- Demokrasiyi anlayıp içimize sindirmedeki sıkıntılarımız,
- Siyaset yapma tarzımız.

Halk aç, yoksul, muhtaç ise sesini çıkarmaktan çekinebilir. Çok yoksulun yitirecek fazla bir şeyi olmadığı için, o çoğunlukla tepkisel olarak öfkeli çıkışlar yapabilir. Oysa biraz karnı doymuş, borç harç başını sokacak bir evi, geleceğe ait ev, araba, mal mülk edinme, daha zengin bir hayata kavuşma özlemi olan önemli bir kesimin, kendilerini yönetmeye çalışanlara ödün verir bir tavır içinde olmalarına şaşmamak gerekir. Dağıtılan kömürler, yiyecek malzemeleri; maddi destek vaatleri halkın özgür kararlarını engelleyebilir. Bunun yanında, fikirlerine, dünya görüşlerine inanmadığı iktidarı, sırf ekonomik çıkarları adına destekleyen zengin bir kesimin varlığını da unutmamalı.

KÖRÜ KÖRÜNE ELEŞTİRİSİZ
Bağımsız insanların seslerini duyurabileceği demokrasiyi, keselerinden iktidara bağımlı insanlar meydana getiremez. Ülke hakça bir düzen içinde halkın ekonomik refahını sağlayamazsa demokrasi ile arası açılmaya devam eder.
Ülkenin komşularıyla giderek zorlaşan ilişkisi, Amerika ve NATO'ya bağımlılığımızın ortaya çıkardığı ülkemiz ekonomisi ve siyasetine dışarıdan yapılan etkiler, halkımızın sesini duyurabileceği demokratik alanı daraltmaktadır. Neo-liberal düzenin çarklarının gürültüsü, halkın demokrasiyle yükselecek seslerini boğmaktadır.
Yüzyıllar boyu halkımız çoğunlukla otoriteye boyun eğmeye yatkın bir ortamda yaşamış. Bir bağımsız kişilikle, bir arada yaşama sorumluluğunu taşıyarak, kendi çabaları ile dünyada insanın yüzyıllar boyu araştırıp yaşamaya çalıştığı evrensel değerlerin ışığında kendi geleneğinden gelen değerleri gönlünde yoğurmuş bir insan talep ediyor demokrasi. Körü körüne, eleştirisiz, sorgulamasız boyun eğenlerin demokrasi ile aralarındaki uzaklığı kapatabilme şansları yok.

GERİLEN SİYASET
'Demokrasi' sözcüğünü ağzımızdan düşürmüyoruz. Çoğumuz onu 'sandık' olarak algılıyor. Sandıktan çoğunluk çıkar ve ülkeyi yönetir. Peki, ama nasıl? Sandıktan çıkınca demokratik olduğunu sanıyorsun. 'Peki, ama nasıl?' sorusunun yanıtı: 'Nasıl olursa olsun', oluyor. Olmaz. Tüm ülke halkının sesini dinlemek gerekiyor. Oysa demokrasi, iktidarı sandıktan çıkaranların demokrasisi oluyor. Demokrasi mesafesi açılıyor. Demokrasi bu topraklarda yeşerecekse, bizim kültürel mirasımızdan damıttığımız hikmetimizden beslenen demokrasi edebiyle gelecek. Yazık ki siyasetçilerimizin kibir dolu tavırları, iktidarın sürekli gererek siyaset yapması nedeniyle demokrasi edebinden oldukça uzağız. Kimse söyleme tarzımızın söylediğimizin içeriğine dahil olduğunun farkında değil.
İncelikten, estetikten yoksun siyasetçilerin yürüttüğü siyaset, demokrasi ile aramızdaki aralığı açmaya devam ediyor.

<p>Bedir Acar: </p><p>'Kur'an'da iki yerde geçen ve Hz. Ya'kūb'un ikinci adı veya lakabı olan İ

Vicdan öldüğünde geriye ne kalır?

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı

İşgalci İsrail, içlerinde hamile bir kadınında bulunduğu ailenin tüm fertlerini öldürdü

Mehmetçiğin dikkati Doğu Akdeniz'de faciayı önledi