• $7,3671
  • €8,9057
  • 410.778
  • 1528.82
28 Kasım 2010 Pazar

Aşkın sesi

Sevgili okurlar,    
Ülkemizi saran ağır, iç bunaltıcı siyasal atmosfer, medyanın bu atmosferi daha da karanlıklaştırmasıyla iç dünyalarımızı karartıyor. İnsan olmanın bütünlüğü içinde hayatımızdaki aşkı unutuyor, aşkın sesini duyamıyoruz.Aşk üzerine düşünmeli, kendi gönlümüze, ülkemizin kimi insanlarına kapılar, pencereler açmayı denemeli:

Aşkı yaşamak hem büyük bir bela hem de büyük bir fırsattır. Aşk insana bir afet gibi gelebilir. Gece yarısı yer sarsılmış, duvarlar, tavan üstümüze çökmüştür! Elbette yaşadığımız aşksa, salt hormonal bir fırtına, romantik gaflet, karşılığı olmayan kendimize özgü düşlerden oluşmuş bir fantezi yumağı, tuhaf bir 'erotomani' değilse! Bu sözlerimin aşka bir hakaret, bir entelektüel yukarıdan bakış, insanı tanımaktan aciz, soyut, tepeden inme ölçütlerle ortaya konmuş bir 'karikatür' olduğunun farkındayım. Yine de aşkın 'bir ölçüde' denetlenebilir (elbette büyük bir ustalıkla!) bir yaşam enerjisi olduğuna inanırım. Bu enerjiyi harekete geçirebilecek olanaklar geliştiğinde, insanın yeni bir yaşantılar bütünlüğünde yaşama fırsatı ortaya çıkar. 'Dünya dönüşür.' Bu aşk denilen, kesinlikle kendimizin dışına çıkmamızı gerektiren (en azından balkonumuza!) paylaşmalarla yaşanan, bir algılama, duygulama, düşünme, eylemde bulunma bütünlüğü, olanaklarımızı keşfe yol açar! Bir anlama, kavrama, duyma, kısacası bir olma, oluş serüvenidir... Aşkla anlarız, biliriz, yaşarız, oluruz, oluşuruz. Bela olsa ne olur? Anlamak, başımıza bir yığın belalar açmaz mı? Aşkın sürüklediği bütünlük, bir travma anaforuna koyabilir bizi. Çaresizliği, ihaneti, vurdumduymazlığı, kabalığı, sığlığı yaşıyor olabiliriz. Tüm bunlar yaşadıklarımızdan devşirilmiş, sunulmuştur: İnsana, hayata dair işaretler taşır! İçimizde paylaşmaktan, paylaşamamaktan doğan olağanüstü bir yaşam enerjisi vardır. Dönüşüm kapıdadır. Yoldadır. Dönüşümün yolda olmasıdır aşk. Aşık olup da yerinde sayanlara, daha 'kötüye', daha 'çirkine' gömülenlere duyurulur! Aşk enerjisi içimize 'çökünce', ya da içimizde patlayınca aşkın sesi duyulur. (Ben böyle duyulduğunu düşünürüm aşkın sesinin! ) Üç buyruğunu önemli bulurum (En azından!): Aşk, aşığa şunları der:

1. İnsansın. Çaresizsin. Sınırlısın. Ölümlüsün. Çaresizliğini aşma olanaklarından biriyle karşı karşıyasın. Yaşama eşiğinde bulunduğun aşktır. Paylaşmayı deneyeceksin. Öğren. Yaşa. Antenlerini açık tut.

2. Yaşayabiliyorsan, iki büyük sorumluluğun var aşkta. Aşkın sorumluluğudur. Bigane kalanları yakar. İlki estetik sorumluluktur. Güzelleştirme sorumluluğu. Mademki aşk, bir olanak, bir fırsat, bir tür tinsel ve tensel kayırmasıdır hayatın; bunun bedelini ödemelisin. Aşkın sana sunduklarına karşı borçlusun. Kime? İnsanlara. Hayata. Elbette sevgiline. Kendine. Nasıl güzelleştirilir aşk? Emekle, bilgiyle, estetik çabayla. Sonuçta bir yapıt, estetik bir yapıt çıkacaktır ortaya. Aşk denen insan yaratısı. Birlikte yarattığımız.

3. Aşk iki kişilik yalnızlık olamaz. Tüm insanlığa, insanlara karşı sorumludur. Sevgilide insanı severiz, insanlığı. Aşkın etik sorumluluğu aşk enerjisiyle insanlara vermemiz gerektiğini anımsatır bize. Aşk hem estetik hem etik ödevler verir bize: Sevgilini severek insanları sev. Kendi bencil dünyandan çık, duvarlarını yık. Birlikte dönüşümler yaşamayı öğren. Yarattığın aşk yapıtı, insanlığın estetik yaşantılar tarihinde yer alsın. İnsanların daha güzel, daha hakça bir dünyada yaşamaları için çaba göster. Çünkü aşıksın. Çünkü sorumlusun.

Çünkü borçlusun. Gönlünde aşk varsa, insanlara gönül borcun var.
Aşk kolay değil. Bir gün insanlar bu enerjiyi dönüştürmeyi öğrenecekler. Kendi içine kapalı topluluklarla sınırlı mistik bir yaşantı olmaktan çıkacak. Erotik görünümünü kazıyıp arkalarındaki insanı yakalamayı hiç değilse şimdikinden daha fazla insan öğrenecek.
Aslında kuşkularım çok. Yine insan, aşk adına bir yığın bayağılık yaşayacak. Uyanık romancılar, sanatçılar bu işten çok para, çok ün kazanacak. Olsun, yine de düşlerimize, umutlarımıza, beklentilerimize şimdilik karışan yok.

<p>Türkiye, CHP'li belediyelerdeki çöp rezaletini konuşuyor. Nuh Albayrak, Maltepe'deki çöp toplama

CHP'de 'çöp' krizi ve Bülent Tezcan'ın 'Maltepe' yalanı

Düzce'de altyapı çalışması sırasında şans eseri bulundu!

Her yerde uyuyabilen vurdum duymaz insanlar

Endonezya'nın Sinabung Yanardağı'nda hareketlilik