• $8,6686
  • €10,1869
  • 491.564
  • 1391.91
23 Temmuz 2013 Salı 02:00 | Son Güncelleme:

İyiliği yap, at tekneye

İyiliği yap, at tekneye

Nihat Nasır

“Rızk Allah’tandır…” 
Allah (c.c.), böyle buyurur kitab-ı hakiminde; kullarından, rızık endişesiyle harama ve günaha bulanmamasını ister, bu muhteşem teminatla. İnsanın, tüm kaygılardan sıyrılarak, hayatını Rıza-i Bari için tanzim etmesini öğütler. Ama buna rağmen maddi menfaatler için dünya savaşları olur, oluk oluk insan kanı akar. Binbir türlü dalavere yapılır bu metaa sahip olunmak için. Yalanın enva-i çeşidine, bila tereddüt tevessül edilir, hüsran kapıyı çalıncaya dek. Ve ‘doğrusu insan çok zalimdir!’, ‘cahildir!’ ‘acelecidir!’ hitabına muhatap kalınır, bütün bunların neticesinde. Bütün bunları bir çırpıda düşünmemi sağlayan, tevafuken denk geldiğim bir haberdi aslında. Oturup üzerine kitap yazmayı düşündüğüm, çoklarınca ayrıntı sayılabilecek, sıradan, basit, gündelik bir haber. Özetle şöyleydi; 

Vira bismillah!
Bir balıkçı… Bugünün parasıyla yirmi bin lira borcu olan ve bunu nasıl ödeyeceğinin kaygısıyla yaşayan bir balıkçı… Çanakkale’de yaşıyormuş. Bir gün yine iki oğluyla birlikte ‘vira bismillah!’ deyip çıkmışlar deryada nasiplerini aramaya. Çok geçmeden bir yunus balığı çıkmış önlerine. Günlerdir denizden eli boş dönen balıkçı, durduruvermiş teknesini yunus balığını izlemek için. O durunca, mübarek balık da durmuş. Hani, ‘bakışmışlar uzun süre’ desek yeridir. Sonra tekrar hareket etmişler ‘ya nasip!’ diyerek. Fakat o da ne? Yunus balığı kendilerine refakat etmek istercesine mütemadiyen önlerinde gidiyor. Denemek için bir kez daha durmuş balıkçı. Evet, yanılmadınız! Yunus balığı da durmuş, onlar hareket etmeyince. Defalarca tekerrür etmiş bu hadise. Nihayet yunus balığı, tekneyi beş yunus balığının daha bulunduğu bir noktaya çekmiş. Hep birlikte dönüp durmuşlar teknenin etrafında. 

‘Rızk Allah’tandır’
Balıkçı, bir hikâyeyi andıran bu serüvenin büyüsüne kapılıp salıvermiş ağlarını nasip denizine. Ağlar tekneye çekilince, gözlerine inanamamış balıkçı ve oğulları. Günlerdir, bir tane bile avlayamadıkları lüfer balığıyla kaynıyormuş ağlar. Binlerce lüfer, el birlik olup, “Rızk Allah’tandır!” ayetini okuyorlarmış lisan-ı halleriyle. Bir şenlik ki, sormayın gitsin. Tekne değil, düğün evi sanki. Balıkçı, tamahkârlığa zerrece tenezzül etmeden, tek tek beslemiş, teknesine çektiği balıklarla, yol arkadaşı olan yunusları. Arkadaş gerek, düz gerek! Ve böylece, ‘rızk Allah’tandır!’ ayetini hep birlikte zikre durmuşlar. Av partisi nihayete ermiş, yunuslar kendi yoluna gitmiş, balıkçı ve oğulları da kıyıya çıkmışlar, bu masalsı zaman diliminin son noktasında. 

Yegâne hakikat
Adam şöyle özetledi bütün bu olup biteni. ‘Cebimde para kalmadı ama borcum da kalmadı…’ Gecenin, sabaha selam durduğu vakitte denk geldiğim bu haber, içimi ısıttı tüm sıcaklığıyla. Yüzümü, bir tebessümün kuşattığını aynaya bakmadan bile görebiliyordum. Dilimden ister istemez dökülen ‘Allah-u ekber!’ cümlesi, aslında, şahit olduklarımı ve elbette ki, Hazreti Âdem’den bugüne kadar geçen tüm zamanı özetleyen yegâne hakikatin ta kendisiydi! Üzerine kitap yazmayı düşünüyordum, bu kadarı nasip oldu. 
Bendeniz de, tıpkı     balıkçının lüferleri yunuslarla paylaştığı gibi bu gönül rızkını paylaşmak istedim, ‘Rızk Allah’tandır’ ayetini zikir eşliğinde… 

<p>24 TV'de yayınlanan Arafta Sorular'ın bu haftaki konuğu, Oyuncu Gökhan Serdar oldu.</p><p>Star ya

Serdar Gökhan: Bu toprakları seven hain davranmaz

Düzce'de üretilen elektrikli motosiklet ve bisikletler dünya yollarında

Sivas'ta, Hititler dönemine ait ''apartmanlar'' keşfedilmeyi bekliyor

1915 Çanakkale Köprüsü'nün tabliye montajları tamamlanma aşamasına geldi