• $ 5,7485
  • € 6,5056
  • 255.718
  • 94.721
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Opera sanatçısıydı 'gazino' assolisti oldu

İstanbul'da Armada Otel'de, 'Neo Gazino' konseptiyle eski gazino günleri yeniden yaşatılıyor. 70'li yılların Türk filmlerinden aşina olduğumuz Türk sanat müziği şarkılarını seslendiren solist, opera sanatçısı Efruze. 'Bu işe başlarken kaliteli bir eğlence sunmayı hedefliyorduk' diyen Efruze'yi yakından tanıdık.

SİBEL ATEŞ YENGİN
Efruze'yi reklam panosunda ilk gördüğümde kırmızı elbisesi, elinde 60'lı yıllardan kalma mikrofonu ve Marilyn Monroe tarzıyla ilgimi çekmişti. Hakkında araştırma yapınca anladım ki Efruze'nin namı sanat müziği severler arasında şimdiden almış yürümüştü. Sanırım bundan sonra Efruze adını daha çok duyacağız. Asıl adı Efruze Elif Özel olan sanatçı, meğer oyunculuk da yapıyormuş. Opera çalışmalarından arta kalan zamanlarda 'Hastane' ve 'Hicran Yarası' dizilerinde oynamış. Ailenin tek sanatçı üyesi olan Efruze evdeki herkes çok güzel şarkı söyler diye anlatıyor. 'Küçükken kuzenler arasında hep bir şarkı söyleme hali vardı bizim evde. Güzellik, şarkı, tiyatro yarışmaları yapardık.' 

- Siz kimsiniz?
Devlet Konservatuarı Opera Bölümü mezunuyum. Yedi sene operada solistlik yaptım. Yurtdışında da opera çalışmalarım oldu. New York'ta müzikal şarkıcılığı eğitimi aldım. 'Batı Yakası'nın Hikayesi', 'Deli Dolu' ve 'Anlat Şehrazat'ta oynadım. Operadan sonra yaptığım ilk iş bu.

PİYANOYLA BAŞLADIM
- Neden yurtdışını bırakıp geldiniz?
Orada yaşamayı planlamıyordum zaten. Bir de orada yaşamak çok zor. Hayatınız boyunca yalnız bir insan olarak kalmayı kabul ediyorsanız, olabilir. Ailemle ve arkadaşlarımla çok fazla mutlu olabilen biri olduğum için gelmeyi tercih ettim.

- Operayı seçmeniz tesadüf müydü?
Tesadüf değildi. Lisede müzik okuyordum. Önce piyano çalıyordum, sonra viyolaya geçtim. Ancak sahne üzerinde olmak istediğime karar verdim ve şan bölümüne girdim. Enstrüman çalarken şarkıcı olmaya karar verdiğim için de operayı seçtim. 

- Böyle bir organizasyona nasıl karar verdiniz, 'Neo Gazino' konseptini oluşturan organizatör Hakan Erdoğan'la nasıl tanıştınız?
Hakan Bey'in 'Gülnihal Günleri' diye bir projesi vardı, orada senfoni orkestrasıyla Türk bestecilerinin opera aryalarını söylemiştim. Birkaç sene önce bana Nesrin Sipahi CD'si hediye etmişti. Dinledim ve çok beğendim. Türk sanat müziği Türkiye'nin her yerinde dinlenen bir müzik ve benim de evimde dinlenirdi ama oturup da bir Türk sanat müziği CD'si dinleyeyim diyen biri değildim o zamana kadar. İşte Hakan Bey, benim keşfetmemi sağladı. Hoşuma gitti. Sonra bu projeden bahsetti. Benim konuya vakıf olmam ve projeyi şekillendirmemiz bir, iki seneyi buldu ve şimdi buradayım. 

- Operadan Türk müziğine geçmek zor mu, operacı müziğin her türünü söyleyebilir mi?
Bir kere çok zor. Çok farklı iki teknik ve sistem. Klasik müzikte çizgilere basmadan yürürsünüz ama Türk müziğinde çizgilere de basmak zorundasınızdır diyerek anlatabilirim aradaki farkı. Operanın temeli, sesi düzgün şekillendirmek, mikrofonsuz ve en doğal haliyle bin kişilik bir salonda büyütmek amaçlı bir eğitim. Opera bölümünden mezun olup caz da söyleyebilirsiniz, müzikal de. Ses teli bir kas ve o kası doğru çalıştırmayı ve sonra da istediğiniz sporu yapmayı hedefliyorsunuz. Opera söylemek zevkli ama bir o kadar da zor. 

- Operayı özlüyor musunuz?
Yaklaşık dokuz yıl Cemal Reşit Rey'de görev aldım. Türkiye'de sistem çok kötü olduğu için uzaklaştım. Yoksa operaya karşı bir duruşum yok. Opera benim için bitmez ki. 

- Neydi o kötü olan sistem?
Orası bir krallıkla yönetiliyor. Çok kralcı biri olmadığım için uzaklaştım. Küçük krallara boyun eğmediğim için, o sistemin içinde var olamadım. Ama tabii ki çok seviyorum. 

- Operada da diğer sanat dallarındaki gibi ayak kaydırmalar olur mu?
Tabii, harikadırlar o konularda. İyileri taşlarlar ve barındırmazlar. Orada gerçekten onlara boyun eğdiğinizde var olabiliyorsunuz, eğmediğinizde olamıyorsunuz.

HERKESİN ÖZLEDİĞİ BİR REPERTUARIMIZ VAR
- Operada binlerce kişi önüne çıkıyordunuz şimdi insanlarla daha bir iç içesiniz ve göz teması kuruyorsunuz, aradaki fark nedir?   
Opera söylemek ip üzerinde yürümek gibidir. Zaten bütün temsil boyunca söyleyebilecek miyim telaşınız olur, söylersiniz, biter ve alkışlardan sonra sahneden inersiniz. Ama burada yaptığımız işte bire bir herkesin gözünün içine bakıp anında tepkileri almak çok keyifli. Birlikte söyleniyor şarkılar, o anı yaşamak ve gözlerinden o anda çok zevk aldıklarını görmek çok keyifli. 

- Repertuarınızda nasıl şarkılar var?
Repertuar yaparken 60'lı, 70'li yıllara damgasını vurmuş, dinlemekten çok keyif aldığım şarkıları seçtim. Herkesin çok özlediği bir repertuarımız var. Seyirciler 'Bu da varmış, ne güzel şarkı' diyorlar her zaman. Hep unuttukları, aslında dinlediklerinde çok mutlu oldukları şarkılardan oluşuyor. Eski Türk filmlerinden aşina olduğumuz şarkılar var daha çok. 

- Afişlerde kullanılan fotoğrafımız Marilyn Monroe gibi ve eski filmlerden çıkmış bir görüntünüz var...
O bir konseptti. Reklam ajansımız öyle uygun gördü. Marilyn Monroe'nun bir fotoğrafına bire bir gönderme yapmak istedik. Herkes fotoğrafa bakınca Marilyn gibi diyor. Amerika'da caz kulüplerde kırmızı elbise giyip caz söyleyen kadınlar vardı ve ben de hep bunu Türk sanat müziğinde yapmak isterdim. Caz formatı üzerine Türk sanat müziği olsa derdim. Böyle diye diye kodlamışım. Tam kafamdaki hayale denk geldi.

- Neo Gazino konseptini anlatır mısınız?
Eski gazino günlerini yaşatmak istedik. İyi müzik, iyi eğlence var. İçkili bir mekanda müzik sunup eğlendirmiyoruz. Bizim yaptığımız tamamen bir konser. Önce İstanbul'un en iyi müzisyenlerinden seçilmiş bir fasıl ekibi çıkıyor. Belki de Türkiye'nin hiçbir yerinde dinleyemeyecekleri bir fasıl programı dinliyorlar. Münip Utandı Bey şarkılar söylüyor. İnsanlar yemeklerini yerken 'hadi eğlenelim' mantığıyla değil de, bizi dinlemek için geliyorlar. Biz aslında gelenlere konser sunuyoruz. Herkes susuyor ve söylediğim şarkılara eğlenerek eşlik ediyor.

Yapılan pop müziği sevmiyorum
- Pop tarzında şarkılar söylemeyi düşünüyor musunuz?
Aslında Türkiye'de yapılan pop müziği çok fazla beğenmiyorum. Rock müzik daha iyi bir yerlerde. Pop müzik artık kirlendi ve arabeske kaçan bir dönem oldu. Şimdi ondan temizlenmeye çalışıyor aslında. Onno Tunç'un vefatından sonra Türk müziğinin bayağı dibe çöktüğünü ve yerlerde süründüğünü düşünüyorum. Piyasada beş bin tane bestem var diye övünenler var. Ayrıca pop müzik sesimi gösterebileceğim bir alan da değil.

Operacı sporcu gibi çalışır
- Bir operacının günü nasıl geçer?
Sürekli sporcu gibi çalışmanız gerek. Her gün egzersiz yapmalısınız. Hangi eseri söyleyecekseniz onu her gün çalışmanız gerekiyor. Sabah 11.00'den gece yarısına kadar devam eden bir tempo var. Yorucu bir tempoda hayatın diğer alanlarına hiç vakit kalmıyor. Hem zor ve stresli bir iş, hem devletin ödediği ücretler çok komik. 

- Operacıları biraz çirkin ve şişman gibi düşünürdüm ama sizi görünce çok şaşırdım, hem çok güzel hem de inceciksiniz...
Yeni nesil sizin dediğiniz gibi değil. Arkadaşlarım da benim gibi. Aslında kiloyla bağlantısı var mı, yok mu bilmiyorum ama sesi büyüten bir şey olabilir. Mantık olarak düşünürsek bir kontrbasla bir kemanın çıkardığı ses volüm olarak bir değil. Şişman solistler de var ama artık herkes kendine bakıyor.

Çocukken ismimi beğenmezdim
- İsminiz oldukça ilginç, ne anlama geliyor peki?
Farsça etrafına ışık saçan, aydınlatan kişi demek. Rahmetli babaannemin adı. Çocukken hiç sevmezdim ama yaşım büyüdükçe çok hoşuma gitmeye başladı. Her duyan 'Ne güzel isim, niye kullanmıyorsun' diyordu. Projeyi konuşurken şakayla karışık 'Benim göbek adım da Efruze' deyince herkes çok şaşırdı. Reklam ajansı da çok beğenince bu ismimi kullanmaya karar verdik.

- Siz peki, isminizin anlamını taşır mısınız?
Taşırım. Elif'in de anlamı benim karakterime çok uyuyor.
 

Son dakika haberleri, son dakika haber, son dakika gelişmeleri
Son dakika haberleri

İstanbul´da iptal edilen seçim 23 Haziranda yenileniyor

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Küçükkaya ve İmamoğlu yakalandı ve yalanlayamıyor! İşte adım adım otel krizi gerçekği!

Afrika Uluslar Kupası’nda tanıdık yüzler