• $16,192
  • €17,4658
  • 965.283
  • 2438.84
13 Şubat 2015 Cuma 16:13 | Son Güncelleme:

Yıldızlararası Bilimi

Yıldızlararası Bilimi

Uğur Pullukçu
kitap.eki@aksam.com.tr

Hakkında çıktığı günden bu yana çok şey yazılıp çizilen Yıldızlararası filmi için en tatminkâr cevapları, filmin “beyni” ve bilimsel danışmanı olan Kip Thorne’un kaleme aldığı Yıldızlararası Bilimi’nden alıyor olmamız, bir tesadüf değil. Öyle ki, filmin ilk gösterime girdiği haftalarda, filmin bilimsel hatalarını, adeta bir fizik profesörü edasıyla, biraz da “bakın nasıl çürüttük, o çok övündüğünüz bilimselliğinizi” diye kasılarak sıralayanların, ne büyük bir yanılgı içine düştüklerini kitabı inceleyince fark etmek, insanı ister istemez tebessüm ettiriyor. Şüphesiz, filmin hem kurgu, hem bilim tarafında çıkmaza giren birçok şey olabilir, yine de bunlar, filmin sağlam bir bilimsel temelden geldiği gerçeğini değiştirmiyor.

Teorik fiziğe önemli katkıları bulunan ve astrofizik denince akla gelen ilk isimlerden biri olan Kip Thorne da filmin temelinde yatan bilimin anlaşılabilmesi ve muğlak birçok konunun aydınlığa kavuşması düşüncesiyle bu kitabı hazırlamış. Kip Thorne, senaryo Speilberg gibi yönetmenlerin elinden dönüp, filme hayat öpücüğü verecek olan Christopher Nolan’a ulaşmadan önce, çekilecek filmin bilimsel anlayışı için iki ana hat sunmuş:  İlki, filmdeki hiçbir şey mevcut fizik yasalarını veya evrene dair mevcut bilgilerimizi ihlal etmemeli; ikincisi ise yanlış anlaşılan fizik yasaları ve evrene ilişkin spekülasyonlar, kaynağını gerçek bilimden ve en azından “saygın” bilim insanlarının fikirlerinden almalı. Yıldızlararası’nın bu değerlere sonuna kadar sadık kaldığını söyleyebiliriz. Thorne, çoğu zaman yönetmen Christopher Nolan’ın vizyonuna ayak uydurmaya çalışsa da, her yeni problemin, fizik yasaları ve matematiksel formüller temel alınarak çözülmeye çalışılması takdiri yeterince hak eden bir durum. 

BİR DOĞA FENOMENİ

Solucan deliği üzerine ilk bilimsel araştırmaları yapanlardan biri olmakla da tanınan Thorne, bu fikriyle, en yakın arkadaşlarından biri olan Carl Sagan’ın, ünlü Mesaj (Contact) adlı kitabına da katkı sağlamış. Solucan deliği fikrinin temeli, aslında Einstein’ın genel görelilik kuramından geliyor. Yıldızlararası’nda, aşina olduğumuz girdap biçimli, iki boyutlu solucan deliği tasvirinin aksine, evrenin karşı kısmındaki görüntüsünün deforme olmuş hâlinin yansıdığı bir tür küreyle karşılaşıyoruz, ki bir gün böyle bir doğa fenomenini keşfedersek, bu tür bir görüntüyle karşılaşmamız çok daha yüksek bir ihtimal, çünkü solucan deliği, daha görsel ekip işe koyulmadan çok önce, Thorne tarafından matematiksel olarak modellenmiş. Tabii iş, sadece solucan deliğiyle kalmıyor. Görsel efekt ekibi, Thorne’nun hesaplamaları ve direktifleri doğrultusunda, gerçeğe en yakın kara deliği oluşturmayı başarmış, ki bu hem sinema tarihi, hem de bilim dünyası için bir ilk. Kara deliğin simülasyonu uygulamaya konana kadar, akresyon (yığılma) diskinin kara deliğin üstünde, altında ve önünde de oluşacağını Kip Thorne bile beklemiyormuş. Bu veriler ışığında, bilimsel bir tezin ortaya konması dahi mümkün.
Filmde, önceden bildiklerimize ters düşen bir diğer durum da, kara deliğe düşen birisinin sağ kalması. Thorne, kitabında aktardığı bir anekdotta, Carl Sagan’ın Mesaj kitabında, ana karakterin kara delikten geçmesinin ölümüne sebep olacağı için, bu duruma itiraz ettiğinden bahsediyor. Çünkü 1985 yılında tüm kara deliklerin merkezinde yıkıcı tekillikler olduğu düşünülüyordu. Ancak aradan geçen yıllarda, kara delikler hakkında çok daha fazla şey öğrendik. Bugün ise, Gargantua gibi (filmdeki kara deliğe verilen isim) Güneş’imizin 100 milyon katı büyüklüğünde bir dev kara deliğin olay ufkundan kılımız dahi zarar görmeden geçip gidebileceğimizi biliyoruz.

Yıldızlararası, Thorne’un da kitabında belirttiği üzere, bilime hak ettiği saygıyı gösteriyor; ondan ilham alarak bilimi filmin dokusuna yediriyor ve evreni meydana getiren fizik yasalarının ne gibi harikulâde sonuçlar doğurabileceğine dair bize görkemli bir ziyafet sunuyor. Evrenin büyüklüğü karşısında kendimizi aciz hissetmemek ve huşu duygusuna kapılmamak mümkün değil, film bize bu hissi başarıyla veriyor. Bu duyguları yaşayabilmek için, illa ki spiritüel biri, ya da inanç sahibi olmamız şart değil.

KARA DELiĞE DÜŞERSEK NE OLUR?

Yıldızlararası’nın bilim insanı olmak için genç bireylere ilham vereceğine ve birçok kişinin astrofizik alanına giren konularla ilgilenmesine neden olacağına şüphe yok. Uzay araştırmalarının boş işler olmadığı, hem insanlığın geleceği, hem de bugüne sağladığı teknolojik yararlar konusunda hiçbir fikri olmayan insanlara da bir ışık yaktığı kesin. Bilimin ve sanatın ele ele vererek, bizi böyle etkisi altına alan bir yapıt ortaya çıkarmasından daha iyi ne olabilir? Ki gösterime girmesi üzerinden aylar geçmesine rağmen hâlâ hakkında konuşuyorsak, hâlâ bu sayede bilimsel meselelere kafa yoruyorsak, hatta nöronlarımızı filmin bilimsel açıklarını bulmak için işletmeye zorluyorsak, bundan daha iyi ne olabilir? Ya da şöyle soralım? Kaç film, oyuncularının aksiyon figürleri yerine, yan ürün olarak bir bilim kitabı çıkararak, insanlığa bir nebze de olsa katkı sağlıyor? 
Hiç filmi izlememiş birisi bile, sırf  Yıldızlararası Bilimi’ni okuyarak, uzay-zaman, kara delikler, görelilik vb. konulardaki en güncel bilgilere ulaşabilir, zengin ve ufuk açan bir deneyim yaşayabilir. Ya da “kara deliğe düşersek ne olur?”, “bir gezegenin kara deliğin içine düşmeden, kara deliğin yörüngesinde dönmesi mümkün mü?”, “kara delikler aslında neye benziyor?” gibi, her fizik kitabında bulamayacakları türden sorulara cevap bulabilirler. Filme dair kafalarda soru işareti bırakan birçok konuya ilaveten, filmin finalinde, izleyen pek çok kişinin kafasını allak bullak eden son derece karmaşık bir geometrik yapıyla, uzay-zamanın nasıl görselleştirildiğinin (yine bir ilk) ayrıntılı hikâyesini de keşfedebilirler.

Yıldızlararası Bilimi 
 Kip Thorne, 
Alfa Yayınları, 350 sayfa

Rusya ve ABD Türkiye'nin ardından geliyor... Tonu 40 bin dolar: Bir ilk olacak
Rusya ve ABD Türkiye'nin ardından geliyor... Tonu 40 bin dolar: Bir ilk olacak

Rusya ve ABD Türkiye'nin ardından geliyor... Tonu 40 bin dolar: Bir ilk olacak

3600 ek gösterge çalışması tamam! Maaşlar artacak
3600 ek gösterge çalışması tamam! Maaşlar artacak

3600 ek gösterge çalışması tamam! Maaşlar artacak

Denizde milli gurur! SİDA test atışlarıyla tam not aldı
Denizde milli gurur! SİDA test atışlarıyla tam not aldı

Denizde milli gurur! SİDA test atışlarıyla tam not aldı

<p>10. Uluslararası Fetih Kupası kapsamında Tokyo 2020 Paralimpik Oyunları 2'ncisi Milli sporcumuz N

Tokyo 2020 Paralimpik Oyunları 2'ncisi Milli sporcumuz Nihat Türkmenoğlu ile hedeflerini konuştuk

pirinç tanelerini sanat eserine dönüştürüyor! Görenler şaşkınlığını gizleyemiyor

İOS 16 ne zaman geliyor? İşte iPhone'lara gelmesi beklenen yeni özellikler

Çanakkale denizinden çıkarıldı! 1614 adet temizlendi