• $16,192
  • €17,4658
  • 965.283
  • 2438.84
13 Mart 2015 Cuma 02:00 | Son Güncelleme:

Şiir her türlü duvarı aşar

Şiir her türlü duvarı aşar

Şiir bir yolculuktur belki de. Her ana, her şeye, her yere ve herkese. Ya da hiçbir ana, hiçbir şeye ve hiç kimseye. Şiir sestir belki de. Ruhunun yarasını duymaktan korktukları için ses çıkarmaya cesaret edemeyenlerin sesi.

Yusuf Çopur
copuryusuf@gmail.com

Ya da Ömer Erdem’in dediği gibi her duvarı aşan sonsuz bir güneş... Bu tanımları Pas düşündürdü bana. Yolculuk, herkes, hiç kimse. Ruh yarası, şimdi, belki, ses, cesaret... Ömer Erdem’le hayata sımsıkı sarılan, bilinçli bir varoluşun ve yaşamsallığın hüküm sürdüğü Pas’ı konuştuk.
Ömer Erdem şiiri gelecekle çok ilgilenmiyor şiirler, küllenmiş bir geçmişi idrak etme ya da hızlı olan şimdinin farkına varma isteği öne çıkıyor. Ne dersiniz?
Şimdi hayattır. Geçmiş kader. Gelecek sırdır. Ama şimdi, aslında biraz idrakle geçmiş ve geleceğin arakesitinden okunabilir. Hayatçıyım ben hayatı ve insanı savunuyorum. Yüksüz, eleştirelliğini yitirmiş geçmiş ve hiçbir estetik ve düşünsel dayanağı olmayan futurist aldatmaların uzağındayım. Şiir o an okunduğu zaman şiirdir. Onun okunması hayatın sahiplenilmesi, onun korunması anlamına da gelir. Geçmişi bugünün sıcaklığına taşıyamayan ve geleceğin hissedilir umuduna dönüştüremeyen sanat, donuk ve yapay olmaya mahkûmdur. Ekmeğe dokunduğumuz yerde belirmez şiir ekmeğe dokunduğumuzu fark ettiğimiz anda canlanır. Çok konuştular geçmişten. Çok çok vaatle süslediler geleceği. Hayır, hayat, hemen şimdi. Hem kutsal olanda hem de en yalın haliyle gündelik olan da.
Evvelden bugüne gerek konular, gerekse imgeler, simgeler, şiirlerin dokunduğu coğrafyalar ve duygusal iklimler olsun genelden özele, dıştan içe bir dönüşüm var şiirlerinizde.  Bunu nasıl yorumlarsınız? 
İnsan da zamanın bir çocuğudur. Gelişir. Büyür. Akıl eder. Yolculukları genişler. Şiir şairden, onun özel ve öznel dünyasından hayata ve diğer varlıklara açıldıkça vardır. Dikkat edin sadece insan demiyorum, varlıkları da sayıyorum. İnsan, şair kendi şiirinin hem emanetçisi hem de keşifçisidir. Yola koyulmalıdır onunla. Dağlara, başka dağlara çıkmalıdır şair. Seslere kulak vermeli, dilin, kültürün, içinde yaşadığı toplumun katlarına girmelidir. Bu biraz sabır, çalışma ve eleştirellikle başarılabilir. Akıl edişleri ve gidilmemiş köşeleri yoklamaya hep düşkün oldum. Sanırım şiirim kendi kendisini harekete geçirdi. Kendi kendisinin açıklayanı hale geldi. Şiire teşekkür borçluyum.

ŞİİR DURULMADIR

Beni en çok etkileyen bu kitapta şiirlerin hayatla olan sımsıkı bağı. Her dizesinde yaşamın nefesini hissetmek mümkün. Bir ateşten geri kalan yanık gibi geçti gölgen önümden... Her şey canlı şiirinizde... Hayal dünyasında gezdirmiyor, gerçeğin dünyasında bilinçli bir hayat, zaman, an sunuyor... Eğer bir üçlemeyse Kör Kireç ve Pas, sanırım yaşamsallığın zirvesi Pas, olmuş...
Şimdi bunun hükmünü ben veremem. Söylediğim gibi şiir de kendi içinde bir arayış, yükselme ve açığa çıkma hadisesidir. Bu üçlemenin (artık daha böyle bu) kendi iç bağlanımları, gidiş gelişleri, soruları, açığa çıkarışları ama asıl el ele verip bir şairi, bir şiiri bir noktadan bir noktaya taşıyışları var. Biz en son olanı seviyor, onu kendi yüksekliğimizin de bir karşılığı diye okuyorsak, zamansal olarak geride kalanların ne kadar da önemli bir işlev gördüklerini kabul etmez miyiz? Kireç, Kör ve Pas, artık bunlar akışın durakları. Akmak daha önemli ve bu akışın kıvrımları, genişleyiş ve durmaları yanında çağlayan olup dökülmeleri de normal. Kireç ve Kör’deki yazdıklarım, Pas’a zemin olmadı şüphesiz ama geçişimi anlamlandırdığı kadar ateşledi.
Hareket... Pas’ı diğer kitaplarınızdan ayrı kılan bir özellikte dipdiri bir şiir dilinin okuru sürekli zihinsel yolculuklara çıkarması. Eylemsellik bildiren kelimelerin çokluğu... Durmaksızın bir yolculuk. Bir koşturmaca değil ama. Bilinçli, yavaş ama sürekli... Ne dersiniz?
Hareketi, devinimi, kızışma ve dönüşümü görmenizden mutlu oldum. Hayata bağlı olmaktan bahsettim. Bu bağlılığın bir yanı gözlem bir yanı bizzat özdeşme kapasitesidir. Niyeti. Cüreti. Arzu ve koşulsuzluğu. Şiir evet saflaşma, durma, durulmadır ama hareket sadece hayatın değil kâinatın özüdür. Şiirler hayata çarpa çarpa hayatı daha da yukarı kaldırırlar. Uzay değiştirirler. Dil getirir bence bunu. Yaşantı çoğulluğu, duyuş ve duyuruş kudreti. Bir yandan bilincin bilgiye ve şuura dayalı akışı var, bu doğru, ama şiir de gerilimini daha çok bilmediğinden, bilmek istememesinden alır.
Doğa, şiirlerinizde modern insanın manen, madden betonlaşması karşısında bir sığınak. Onunla, hatta kendisiyle, kendi vicdanıyla arasına beton duvarlar ören insanın özüne ve doğaya dönüşü ne kadar mümkün?
Burada bir ayrıma gitmek gerekiyor. Doğa derken daha çok kırı anlıyor kimileri. Kır başka bir şey tabiat başka. İçinde insanın yaşamadığı, havanın, suyun, canlıların ve eşyanın hukukunun korunmadığı bir doğa boş ve saçmadır. Hayat öylesi kurulmalıdır ki insan eliyle, orada insani olan hep açığa çıkmalı, iktidar, güç, sanat, felsefe ve sanat gibi eylemler insanın büyük tabiatına kanatlanmalıdır. Eğer, insan kendi şuuru, aklı ve inceliğiyle bunu düzeltmez bu vahşete devam ederse, doğa kendisini savunmak için mutlaka harekete geçecektir. Düşünebiliyor musunuz, Çin’de insanlar güneşin doğuşunu unutmasınlar diye yapay doğuş platformları kuruluyor. Buna güneş razı olmayacaktır. Şiir güneştir. Şiir duvarları da, her ama her tür duvarı da aşar.

2023'ün ilk çeyreğinde kullanıma başlanacak! Karadeniz Gazı için 3'ü sondaj 16 gemi çalışıyor
2023'ün ilk çeyreğinde kullanıma başlanacak! Karadeniz Gazı için 3'ü sondaj 16 gemi çalışıyor

2023'ün ilk çeyreğinde kullanıma başlanacak! Karadeniz Gazı için 3'ü sondaj 16 gemi çalışıyor

Dünyanın en büyük beşinci şehir parkı olacak! 145 bin 300 ağaç dikilecek
Dünyanın en büyük beşinci şehir parkı olacak! 145 bin 300 ağaç dikilecek

Dünyanın en büyük beşinci şehir parkı olacak! 145 bin 300 ağaç dikilecek

Bakan Kurum duyurdu: 'Evi olmayanlar kira öder gibi ev sahibi olacak'
Bakan Kurum duyurdu: 'Evi olmayanlar kira öder gibi ev sahibi olacak'

Bakan Kurum duyurdu: "Evi olmayanlar kira öder gibi ev sahibi olacak"

<p>Akşam TV 32 ülkeden sporcuların katıldığı 10. Uluslararası Fetih Kupası coşkusuna ortak oldu. Okç

Akşam TV 10. Uluslararası Fetih Kupası coşkusuna ortak oldu

7 bin yıllık buğday Diyarbakır'da boy gösterdi! Çiftçiler 'Buğday sorunu kalmayacak' dedi

Lamborghini Sian FKP 37 modeli İstanbul'da! LEGO'ları kullanarak yaptılar

Azerbaycan'da TEKNOFEST heyecanı! Başkan Erdoğan festivalde konuşma yaptı