• $16,192
  • €17,4658
  • 965.283
  • 2438.84
13 Mart 2015 Cuma 02:00 | Son Güncelleme:

Gülün ruhunu yakalamak

Gülün ruhunu yakalamak

“Aşkın Çiçeği-Sanatın Çiçeği-Sonsuzluğun Çiçeği” alt başlığı ile sunulan Gül; mimar, sanat tarihçisi ve romancı Gül İrepoğlu’nun yeni kitabı. Yazarın benzer çalışması Lâle, Doğada-Tarihte-Sanatta adıyla 2012’de yayımlanmıştı.

Mehmet Can DOĞAN
mehmetcandogan@yahoo.com

İki kitapta da ele alınan konunun geniş bir kültürel alana yayılarak veya bu alan gözetilerek kuşatılmak istendiği açık. Anılan kitaplarda, her ne kadar bu çiçeklerin dünyadaki durumuna değinilse de merkezde Türk kültürünün yer aldığı belli. Özellikle Gül kitabında bu durum, daha bir öne çıkıyor. Aslına bakılırsa, Gül İrepoğlu’nun da dikkat çektiği gibi, bütün çiçeklere “gül” olarak bakan, onları “gül” diye adlandıran bir kültürün çalışmaya odak oluşu, pek de yadırganacak bir durum değil. Kaldı ki bu kültürün içinde yetişen, zihinsel koordinatları bu kültürle belirlenen estetik beğeni ve görgüsü yüksek birinin merkezkaç etkisine yakalanması da mümkün değil. Gül İrepoğlu, kitabını özetleyen son bölümde, “Gül hayatın her yerindedir. Doğumdadır ve ölümdedir. Sevinçtedir ve hüzündedir. Ve aşktadır.” (s. 355) diyerek önceki bölümlerin özünü, hayatı ve insan ilişkilerini gözeterek veriyor. Bu, sanatçı duyarlılığını yansıtan naif bir dışavurum cümlesi. İrepoğlu, hikâye anlatmaya dönük bu ve benzeri cümlelerle metnin okunurluğuna ciddi anlamda katkıda bulunuyor. Kitabın bütününde bu tarz cümlelerle bilgileri destekleyen kaynakların işaret edildiği bilgilendirici cümleler içe içe geçmiş durumda. 

BAHÇE KÜLTÜRÜ

Kültürel bir değere dönüşen bütün nesneler gibi, gül de pek çok anlamla sarmalanmış bir nesnedir. Elbette kendi güzelliğiyle yaydığı, doğasından gelen bir çekiciliği de vardır. Belki de bu onun böylesine bir anlam yoğunluğuyla çevrelenmesine yol açmıştır. “Belki”li bu karanlık soru bir kenarda bırakılarak bakıldığında gülün kültür içinde işlevsel, sanatsal ve iletişimsel anlamlar yüklenerek zenginleştirildiği görülür. Gül İrepoğlu’nun kitabında da bu anlam alanlarının gözetildiği fark edilmektedir. Kitabın “Doğa ve Gül”, “Gülün Tarihi”, “Gülün Adı” başlıklarını taşıyan ilk üç bölümü, giriş veya çerçeveleme olarak düşünülebilir. Bununla birlikte, diğer bölümlerde olduğu gibi burada da konunun kazandırdığı dikkat belirginleşir. “Gül adeta konuşan bir çiçektir” diyen İrepoğlu, görsel malzemeden olduğu kadar dilsel göstergelerden de yararlanarak nesnenin anlamı nasıl yüklendiğine ve taşıdığına yoğunlaşır. Böylece “elinde gül tutan derviş”in (s. 23) tavrı, duruşu daha bir anlaşılır hâle gelir. “Osmanlı Bahçelerinde Gül” değerlendirilirken söylenen “her bitkinin en iyisi imparatorluğun dört bir bucağından hasbahçeye yollanır, hünkârın yeryüzü ‘cenneti’ni oluşturur” (s. 35) sözü de, güle neden cennet çiçeği dendiğini iktidar ilişkisi içinde görmemiz için alan açar.
Kitabın ilk dört bölümünde hem gülün hem de çalışmanın doğası itibarıyla işlevsellik öne çıkar. “Gülün Sanatı, Sanatın Gülü” başlıklı beşinci bölümde gül; resim, bezeme, dokuma, taş ve ahşapta işleme, mücevhere aktarma gibi alanlar gözetilerek değerlendirilir. “Gülü Yazmak” başlıklı altıncı bölümde, görsel kültür öğesi olan gülün sanatsal amaçla edebiyat ve müzikte nasıl dönüştürüldüğü üzerinde durulur. Hem bu bölümlerde hem de “Gülü Giymek, Gül Takmak” başlıklı yedinci bölümde, nesne olarak gülün sanatta dönüştürülme biçimleri değerlendirilirken onun simgelerle kazandığı iletişimsel değeri de kendiliğinden ortaya çıkar. 

SANATIN ÇİÇEĞİ

Gül, Aşkın Çiçeği-Sanatın Çiçeği-Sonsuzluğun Çiçeği adlı kitap, görsel malzemeyi fark eden bilincin seçimiyle belirginleşir. İrepoğlu’nun çalışması, görsel zenginliğiyle konusunu her yönden taşıyan, aydınlatan ve farklı alanlar için ipuçları sunan kitap. Bu kitabın özel yanlarından biri de, sözlü kültüre ve bunun sanat olarak belirginleşen alanı edebiyata yakın duran bir bilincin eseri olmasıdır. Bütün sanat dallarını görsel malzemeyle içeren kitap, bu sayede, gül temalı küçük bir edebiyat antolojisi havası da kazanmıştır. Hikâye, roman ve özellikle şiirlerden alınan birimlerle gülün sadece gözü şenlendiren bir güzellik değil, gönle neşe veren bir anlam alanının göstergesi olduğu vurgulanmış gibidir. Türkçenin iyi yazılmış bir gül kitabı var artık. Gülün dikeni denebilecek bir iki kusura değinmeli bitirirken. 

Gül, Aşkın Çiçeği-Sanatın Çiçeği-Sonsuzluğun Çiçeği
Gül İrepoğlu
Yapı Kredi Yayınları, 
375 sayfa.

2023'ün ilk çeyreğinde kullanıma başlanacak! Karadeniz Gazı için 3'ü sondaj 16 gemi çalışıyor
2023'ün ilk çeyreğinde kullanıma başlanacak! Karadeniz Gazı için 3'ü sondaj 16 gemi çalışıyor

2023'ün ilk çeyreğinde kullanıma başlanacak! Karadeniz Gazı için 3'ü sondaj 16 gemi çalışıyor

Dünyanın en büyük beşinci şehir parkı olacak! 145 bin 300 ağaç dikilecek
Dünyanın en büyük beşinci şehir parkı olacak! 145 bin 300 ağaç dikilecek

Dünyanın en büyük beşinci şehir parkı olacak! 145 bin 300 ağaç dikilecek

Bakan Kurum duyurdu: 'Evi olmayanlar kira öder gibi ev sahibi olacak'
Bakan Kurum duyurdu: 'Evi olmayanlar kira öder gibi ev sahibi olacak'

Bakan Kurum duyurdu: "Evi olmayanlar kira öder gibi ev sahibi olacak"

<p>10. Uluslararası Fetih Kupası kapsamında Tokyo 2020 Paralimpik Oyunları 2'ncisi Milli sporcumuz N

Tokyo 2020 Paralimpik Oyunları 2'ncisi Milli sporcumuz Nihat Türkmenoğlu ile hedeflerini konuştuk

7 bin yıllık buğday Diyarbakır'da boy gösterdi! Çiftçiler 'Buğday sorunu kalmayacak' dedi

Lamborghini Sian FKP 37 modeli İstanbul'da! LEGO'ları kullanarak yaptılar

Azerbaycan'da TEKNOFEST heyecanı! Başkan Erdoğan festivalde konuşma yaptı