İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 3,9262
  • 4,6058
  • 161,26
  • 103.912

Forrest Gump mı, Amok Koşucusu mu?

Bırakın Ankara-İstanbul arasındaki 450 kilometrelik mesafeyi yürümeyi, Sayın Kılıçdaroğlu bir nevi nevzhuhur Forrest Gump bile olsa, başına geçtiğinden beri parti üzerinde gerçekleşen olağanüstülükleri kamufle edemez. Kaldı ki, Forrest Gump, zekâ seviyesi 75 olan bir kişiydi. Kimse Kılıçdaroğlu’nun zekâ seviyesiyle dalga da geçemez. Bu hem incitici bir kişiliğe saldırı olur, hem de Kılıçdaroğlu’nun bu işleri yapmak için kendi zekâsına ihtiyacı olmadığı gerçeğinin üzerini örter.

Yani Forrest Gump’ın aksine, Kılıçdaroğlu’nun zekâ seviyesi 175 de olsa CHP’nin başına gelenler üzerinde bir etkisi olmayacaktı. Kaset kumpası ile CHP için ne hedeflenmişse, o hedefe doğru bir yürüyüş lazımdı. Bu her halükarda gerçekleşti. Bir yazımda sanırım şöyle bir cümle kurmuştum: “Kılıçdaroğlu’nun yüzündeki o plastik tebessümde, dışarıdan ithal bir özgüven var.”

Ama o özgüven bugünlerde biraz panikli bir hal aldı sanki. MİT TIR’ları kumpasının, FETÖ’cülerin bir mahareti olduğu ortaya çıkmış, Türkiye’ye kurulan tuzak iddianameye yansımış olsa bile, CHP sanki MİT TIR’ları dün yoldan çevrilmiş, daha dün devlet yetkilileri yerlerde sürüklenmiş gibi, olayı yeni bilgilerden bağımsız savunmayı sürdürüyordu.

Mesela CHP, tutuklanan kişi MİT TIR’ları ile ilgili olduğu iddia edilen biri değil de, başka bir konuda başka bir CHP’li olsaydı, acaba şu sözde adalet yürüyüşünü başlatır mıydı? Ben Kılıçdaroğlu’nun bu yürüyüşünü ülkedeki adalet eksikliğinden ziyade, kendisi için bir tür “adalet” çığlığı gibi okudum bu yüzden. Sanki yolunda gitmesi gereken hiçbir şey yolunda gitmemiş, kimse sözünü tutmamış ve iş başa düşmüş gibi…

Oysa, “CHP’ye kumpas kuruluyor” demesinin aksine, basında sadece her meraklı kişinin sorabileceği sorular soruluyor ve cevaplar talep ediliyor. Can Dündar’ın “dosyayı sosyalist bir milletvekilinden aldım” dediği kişi kim? Zaman gazetesini ziyaret ile “haberin” hemen ardından Cumhuriyet’te çıkması arasında bir bağlantı var mı? Berberoğlu veya bir başkası Can Dündar ile görüştü mü? Bu konuda Kılıçdaroğlu’nun bilgisi veya talimatı var mı? Kılıçdaroğlu Hürriyet gazetesine “Kaseti izledim” dediğine ve bu Cumhuriyet yayınından önce olduğuna göre, bunun kendisine sorulmasından daha doğal bir durum olabilir mi?

Dolayısıyla, bu sorular karşısında gösterilecek tavır, “Kumpas kuruyorlar” demek veya Ankara temsilcilerini çağırıp mugalata yapmak değil, net sorulara net cevaplar vermektir. Siz bu ülkenin Cumhurbaşkanı’na “MİT TIR’ları yüzünden Lahey’de yargılanacak” türünden kesinlikte konuşuyorsanız, bu konuyla ilgili basit sorular karşısında da topu taca atamazsınız.

Dolayısıyla, aslında Sayın Kılıçdaroğlu Forrest Gump’tan ziyade, Stefan Zweig’ın Amok Koşucusu’na daha çok benziyor. Malezya civarında görülen bir tür hastalıktır bu. Kişi sessiz sakin sıcakta içkisini yudumlarken, birden eline bir pala alıp koşmaya ve önüne gelene o palayı sallamaya başlar. Uzun mesafeler koşar ve gücü tükendiği yerde çatlayarak yere yığılır.

Amok Koşucusu aslında korktuğundan değil, kaybedecek bir şeyi olmamasından bu çıldırma halini yaşar.

Umarım, Kılıçdaroğlu’nun böyle bir durumu yoktur. Çünkü CHP’ye bundan sonra iki yol kalıyor: İlki bu olayla bir ilgileri varsa bunu kamuoyuyla paylaşmak ve yanlıştan dönmek. İkincisi de, MİT TIR’ları ile Türkiye’ye kurulan kumpasın haklılığını savunmak…

Ki CHP şu anda bu ikinci pozisyonu koruyor.

Peki ama nereye kadar? Çatlayana kadar mı?

İstanbul'da bir yolcu otobüsünde şoförün yolculara bıçak çektiği anları gösteren video sosyal medyad

İETT otobüsünde dehşet anları: Şoför yolculara bıçak çekti

Bilim dünyasını şaşırtan limon ve sarımsak mucizesi!

Yararlı diye sık tüketilen 7 besine dikkat!

Tarihe damga vuran fotoğraflar