• $ 5,7299
  • € 6,3578
  • 275.986
  • 96047.6
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Ben Arda sağ bekten dönme Arda

Bu hikaye 2000’e dayanıyor. Ben 9 yaşında bir çocuk, Arda Turan 13 yaşında belki kafasında ‘bugünleri oynayan’ futbolcu adayı. 14 yıl sonra O Chelsea’yi yıkıyor, ben de AKŞAM’da bu satırları yazıyorum.

BURHANCAN TERZİ
canburhanterzi@gmail.com

Sanki 8 ay önce hissetmiştim ‘dünyayı sallayacağını’, bizleri ‘gurur sarhoşu’ yapacağını, Türkiye’den yetişmiş bir isim olarak Şampiyonlar Ligi’nde final oynayacağını!... Geçtiğimiz çarşamba gecesi takımı Atletico Madrid, İngiliz devi Chelsea’yi bozguna uğratırken son darbeyi indiren Arda’yla hikâyemizi yazmıştım. Arda Turan muhteşem bir gole imza atarken eşzamanlı olarak Muhteşem Yüzyıl’da da Hürrem Sultan ölüyordu. Ne alaka Muhteşem Yüzyıl diyeceksiniz; buyurun okuyun anlayacaksınız: Florya Metin Oktay Tesisleri’ne, 2000 sonbaharında adımımı atarken benim tek hayalim Hagi’ye, Jardel’e veya Emre Belözoğlu’na rastlamak, onlarla bir karede yer almaktı; eniştemin amacı ise yıldız takımda (12-14 yaş grubu) oynayan kuzenimin antrenmanını izlemekti.

TANIŞMA

Tesisin kafeteryasında antrenman saati beklenirken, ben duvarlardaki fotoğraflarda kaybolmuş, 70’li yılların yıldızlarını hafızama atıyor, yarısı toprak yarısı çim sahalarda golleri sıralıyordum… “Baba bak seni Arda’yla tanıştırayım” sesiyle rüyadan uyandım ve koşa koşa eniştemle kuzenimin yanına gittim. “Baba bizim takımdan Arda - Merhaba amca” diyaloğundan sonra Arda ile kuzenim antrenman sahasına doğru yol alırken, eniştem de Arda’yı işaret ederek, “Geçen idman izlemiştim çok iyi topçu” yorumunu yaptı. O takım İstanbul ve Türkiye Şampiyonu oldu. 2002 Ağustos’unda kuzenim Galatasaray’dan ayrıldı, doğal olarak benim de Florya’yla ilişiğim kesildi; ama Mülayim, Cafercan, Ferhat, Uğur ve Arda isimlerini Florya’da bırakmamış, aklımda eve getirmiştim. 2003-04 sezonunda kuzenim Sarıyer’in ‘Süper Genç’ (16-18 yaş grubu) takımında top koşturuyordu. Tüm profesyonel kulüpler arasında kura çekilerek, bölgelere göre takımlar kategorize edilirdi. Yani Sarıyer’le Galatasaray aynı grupta yer alabilirdi. Öyle de oldu. Büyük gün geldi çattı, Sarıyer ile Galatasaray 6 Aralık 2003’te Engin Keçeli Tesisleri’nde karşı karşıya geldi. Arda, beyaz boğazlı kazağı çekmişti altına. Seremonide en arkada duruyordu, kuzenim de en arkadaydı. Arda kafasını çevirir çevirmez “Aaa Emrah ne haber ya” diye sarıldı kuzenime. (Gözümün önünden gitmez) Maç başladı ama Arda maçta değildi sanki. Yedekler de aralarında, “Çocuğu PAF’a çıkarttılar, bitirdiler. Baksanıza yürüyecek hali yok” şeklinde muhabbet çeviriyorlardı. Sağ açıkta görev yapan Arda, ikinci yarıda döktürmeye başladı 2 asist yaptı ve Galatasaray maçı kazandı.

LANET SAKATLIK

Yıllar akmaya devam ediyordu… Arda’nın Manisa’ya kiralık gönderildiğini öğrendim, başladım takibe. Şimdinin büyük starının Manisa’da sağ bekte oynaması o zaman da garibime gitmişti. Arda, Manisa’da iyi iş çıkardı ve yuvaya döndü; gerisini biliyorsunuz zaten!.. G.Saray’da kaptanlık mertebesine çok çabuk ulaşan, 2008’de kendini dünyaya tanıtan Arda’nın, belki de en kötü günleri 2010-2011 sezonunda geçmişti. Lanet osteitis pubis sakatlığı bir yana, basında çıkan iğrenç haberler genç yıldızı, psikolojik olarak çok yıpratmıştı. O dönem tekrar yollarımız kesişti Arda Turan’la. Masör Aytekin’in peşinden ayrılmıyordum daha önceki yazılarımda bahsettiğim gibi; Aytek nereye ben oraya…

İKİNCİ TANIŞMA

Arda da lanet sakatlıktan tamamen kurtulmak için Aytekin’in kapısını çalmıştı. İlk seansı kaçırdım ama ikinci seansta bu mümkün değildi. İstikamet Swissotel’di; Milli Takım kampı. Avusturya maçı öncesi, Okan Buruk’la, Almanya ve Belçika takımlarının değerlendirmesini yaparken, kapı çalındı; Arda Turan girdi odaya. Merhabalaştıktan sonra ben Okan Buruk’la muhabbetime kaldığım yerden devam ettim. Tabii bu Arda’nın dikkatini çekti, “Kardeşim sen de futbolcu musun; konuşmaların futbolcu gibi sanki” dedi. Ben de Arda’ya yukarıda anlattıklarımı aynen aktardım. Kuzenimi sordu ve “Çok iyi topçudur” yorumunu yaptı. Sonra fotoğraf çektirdik, Arda ertesi gün Avusturya’yı boş geçmedi, güzel bir gol attı.

BÜYÜK FİNAL

Bu karşılaşmadan bir ay sonra bu kez buluşma yeri Arda’nın eviydi. Kardeşi Okan ve Gökhan Şükür’ün de katılımıyla daha sıcak bir sohbet ortamı oluştu. Tedavi sonrası play station turnuvasında espriler havada uçuyordu. Arda her golünden sonra Muhteşem Yüzyıl’ın unutulmaz repliklerinden “Ben İbrahim, Pargalı İbrahim”i tekrarlıyordu. Turnuvanın şampiyonu olduktan sonra ise kurduğu, “Ben Arda, sağ bekten dönme Arda. Orta sahada deli gibi çalışan, rakiplerin korkulu rüyası Arda” cümlesi gerçekten müthiş bir final olmuştu. Evet, Arda; şimdi tüm dünyanın tanıdığı, benim çocukluk kahramanlarımdan, Galatasaraylılar’ın ve Atletico Madrid taraftarının sevgilisi Arda… Bizleri gururlandırmaya devam edeceğinden eminim. Her şey gönlünce olsun büyük kaptan…”

Ne bir ekleme, ne bir çıkarma var aynen böyle yazmıştım. İşte o koca yürekli adam yanıltmadı beni ve büyük bir gurur daha yaşattı. Şimdi sırada onun ‘büyük final’i var. Neden olmasın; ben inanıyorum, yine bizi gururlandıracaksın, yine açacaksın Türk bayrağını, turlayacaksın Lizbon’da. Yine bağıracak mikrofonun başında üstat “İşte çocuğumuz” diye...
*Merak edenler için kuzenim Emrah Şahinçiftçi. Şu an 2. Lig’de Ofspor forması giyiyor. 

 

 

Son dakika haberleri, son dakika haber, son dakika gelişmeleri
Son dakika haberleri

<p>Kırsal Durmuşlar Mahallesi´nde yaşayan besici Mehmet Şıngır´a ait 4 yaşındaki ´Kömür´ isimli yerl

Cüce Buzağı Görenleri Şaşırttı

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Sele kapılan çocukluk hayalini yeniden yeşertmek istiyor

Tırpanla ot biçip taş kaldırarak şampiyonaya hazırlanıyor