Çengelköy'ün lezzet durakları

Lezzet Kaşifleri, 'Sonradan Gurmeler' grubunun üyesi yazarlarıyla farklı bir lezzet bölgesinin 'az bilinen' mekanlarını sizler için yazmayı sürdürüyor. Bu haftaki bölgemiz İstanbul'un güzel semti Çengelköy. Lezzet Kaşifleri, 40 TL'lik bütçeyle, bakın hangi duraklarda, neler tattı?

LEZZET KAŞİFLERİ @LezzetKasifleri
VARLIK SEZGİN @VarlikSezgin

Haftanın yorgunluğunu atmak, derdi tasayı bir kenara bırakmak üzere çıkıyoruz yola... Bakalım birlikte neler bulacak, hangi leziz keşiflere yol alacağız? Hazırlanın, Çengelköy keşfimiz başlıyor!
'Dizilere mekan, aşklara konu olan yer' ifadesinin bizzat uyduğu yer Çengelköy'dür desek yanlış olmaz...
Semt, İstanbul Boğazı'nın tam ortasında yer alır. Birçok farklı döneme tanıklık etmiş çınarlar gibi dimdik ayakta kalan İstanbul'un nadir yerleşim yerlerinden biridir. Bölgenin ismiyle ilgili birçok rivayet bulunmakla birlikte, bunlardan en yaygın olanı İstanbul'un fethi döneminde Çengelköy sahillerinde bulunan ve Bizans'tan kalan gemi çengellerini gören Fatih'in, buraya 'Çengel' ismini vermesidir. Lezzetleri denince ise hiç şüphesiz ilk akla gelenler böreği ve hıyarıdır (salatalığı).
 ÇENGELKÖY HIYARI
Bildiğiniz hıyarların aksine daha küçük, lezzetli ve yedikçe yedirir cinstendir. Bu tatlı salatalıklara Çengelköylüler 'badem' derler. Çengelköy, verimli topraklara sahip bir semttir. Osmanlılar zamanında bölgede çoğunlukla kiraz ve ayva yetiştirilmiş olsa da bu meyve ağaçları yerini zamanla hıyar tarlalarına bırakmış. Onu da yetiştiren sayılı aile kalmış geçmişten günümüze... Yılda bir defa mayıs ayında yapılan hasadı mutlaka görmenizi tavsiye ederiz. Semtin Kuleli tarafından, biraz uzaklardan yeşil yeşil göze çarpan salatalıklar mutlaka ilginizi çekecektir. Uzun ve geniş sebze-meyve seleleriyle 40 yılı aşkın süredir yöre halkına doğal ürünler sunan Salatacı Mehmet Dayı'ya uğramadan geçmeyin. Kilosu 7 TL ile 10 TL arasında değişen şeker salatalıkları taneyle de alabilirsiniz. Turumuza 2 adet (1 TL) alarak devam ediyoruz.
 TARİHİ TAŞ EKMEK FIRINI
Yola devam ederken küçük eski bir fırının önünde sıra olmuş bir grup ilginizi çekecek. Bu küçük semt fırınından yayılan mis gibi ekmek kokularına kapılıp gitmemek neredeyse imkansızdır. Tarihi Çengelköy Taş Ekmek Fırını, 60 yıldır gece 02.00, akşam 20.00 saatleri arasında açık. Bu saatler arasında her daim sıcacık ekmek ve simitlerini tadabilirsiniz. Fırını özel kılan bir diğer özelliği duvarda asılı duran 'Ekmek Teknesi' tabelası. Eğer ihtiyacı olan birileri için de bir şeyler alıp parasını ödemeyi kabul ederseniz, hemen tabelaya bir çarpı sizin adınıza işleniyor. Mekan sahibi 90 yaşındaki İsmail Amca aslen Karabüklü olsa da bunca senelik emekten sonra o da artık bir Çengel'li...
 UĞUR LOKANTASI
Yemek için adresimiz Karadeniz ve ev yemekleri sunan Uğur Lokantası. Ana cadde üzerinde devam ettiğinizde tanıdık bir avlu belirir yolun hemen sol tarafında. 90'lı yıllara damgasını vurmuş 'Süper Baba' dizisinin çekildiği Çengelköy'ün ortasındaki meydanı hatırlamayan yoktur. İşte tam orada duran küçük bir esnaf lokantası; 1986 yılından beri burada hizmet veriyor... Mekan, Giresun'un Tirebolu İlçesi'nden İstanbul'a gelen Aleaddinoğlu Ailesi tarafından işletilmekte. Her sabah saat 05.00'de Havva Teyze'nin hazırladığı çorbalarla güne başlar, gün boyu esnafı, semt sakinini ağırlayıp akşam 18.00 oldu mu, kapıya kilidi asarlar.
Zeytinyağı kullanılarak, taze karalahananın ince ince doğranmasıyla hazırlanan lahana çorbası özellikle tavsiye edeceğimiz yemeklerden biri (5 TL). Bunun yanında, Karadeniz'in eşsiz doğasını ve kültürünü yansıtan lahananın dolması, sarması, çorbası ne ararsanız var; tirmit kavurma, siron, su böreği ve haftanın belli günleri sunulan mantı da mönüyü zenginleştiriyor. Porsiyon başına 5-10 TL ödeyerek tüm bu yöresel lezzetleri tadabilirsiniz. Yemek sonrası mutlaka 42 numaralı Tirebolu çayını tadın deriz... İşin sırrını Kemal Bey anlatmaya hazır, bizden söylemesi!
Yemekleri yedik, çayımızı içtik, şimdi de tatlı zamanı!

 SEVAL PASTANESİ
Halk Caddesi'nden Kuleli istikametine doğru devam ederseniz, şirin bir dükkan olan Seval Pastanesi'ni görürsünüz. Mekan sahiplerinin işlerini nasıl önemsediğini bizzat vitrinde duran makaronlar, şekerlemeler, pastalar ve envai çeşit tatlılar gösteriyor. Aslen Rizeli olan Pelit Ailesi'nin, 1950'li yıllarda İstanbul'a gelişiyle başlar macera ve 1957 yılında kapılarını açar Seval Pastanesi... Makaronlarını (kilogramı 10 TL) mutlaka deneyin. Ayrıca, 'Eski Osmanlı tatlılarını da bulabileceğiniz nadide yerlerden biridir burası' diyor mekan sahibi Mustafa Bey. Hakiki Osmanlı keşkülü ile Osmanlı acıbademi tadılacaklar listesine kesinlikle eklenmeli!
Tatlılar da yenildiğine göre şimdi sıra Türk Kahvesi'nde.

 ÇINARALTI ÇAY BAHÇESİ
Çengelköy'e gelmişken Çınaraltı'na uğramadan gitmek olmaz. İstanbul'u tek bir görüntüyle özetlemek için en uygun yerlerden biridir... Boğaz'ın eşsiz siluetine doyacağınız Tarihi Çınaraltı Çay Bahçesi'nde 1.000 yıllık çınarın altında bir fincan Türk kahvesi 3,5 TL. Burası sadece kahve için değil, güne güzel bir kahvaltıyla başlamak için de bire bir.

KADIKÖY YORUMLARI:
Siz bizim yerimizde olsaydınız rotanız nasıl olurdu? Öneri rotalarınız, yemekleri ve bütçeleriyle @LezzetKasifleri Twitter hesabı üzerinden paylaşın, en fazla beğenilen rotayı haftaya burada da yazalım.
Geçen hafta yazdığımız 'Kadıköy' gezimizle ilgili Twitter'da bize gelen öneriler de şöyle:
@FeridunSarihan: Kadıköy'de Çiya'ya gitmenizi, yöresel yemekleri tatmanızı tavsiye ederim, Kadıköy'ün ritüellerindendir.
@Esimsekk: Söğütlüçesme İtfaiye karşısındaki kebapçıda beyran denenebilir.
@NilayTutuncu: Kadıköy rotası için Mercan Kokoreç tercih edilebilir. Hem terası da keyifli...
@AycanOz: Borsam Taş Fırın'ın lahmacunlarını unutmamak gerek.
@TheDissentone: Kadıköy turu Mercan'da midye; Çiya'da yemek yemeden Fazılbey'de kahve ve Hacıbekir'den demirhindi içmeden bitmez.
 


MANŞETLER