• 03 Nisan 2019 Çarşamba 08:00
  • |
  • 03 Nisan 2019 Çarşamba 10:49

YAZAR

Alen Markaryan

Düşün yakamızdan

Paylaş

Sayın Şenol Güneş’in Milli Takım’la anılması ve anlaşmasından sonra gelişen süreçte,

Her türlü yayın organı Beşiktaş’a hoca pazarlamaya başladı.

Her kafadan ses çıkıyor.

Lucecsu diye yumurtlayanlar mı ararsınız,

‘Guti’yle devam ederiz’ diye ahkam kesenler mi istersiniz,

‘Şifo Erzurum’dan Beşiktaş’a gelmek için ayrıldı’ diyen çok bilmişlere mi bakarsınız,

Ne isterseniz var.

Bir bakıyorsunuz Abdullah Avcı gazetenin tam orta yerinde.

Beşiktaş’ın gündeminde o varmış mış!

Neticede insanlar bilgi dahilinde konuşmuyor.

Kalbindekini ve temennisini söylüyor.

Bazıları da mikserlik yapıyor tabii.

Hele ‘Sergen takıma çok yakışır’ diyenler,

Sanki moda uzmanı da arkadaş takım elbise beğeniyor.

Pöh!

Tabii ki hepsi birbirinden değerli antrenörler,

Lakin şu safhada olmaz gibi duruyor.

Niye?

Eee Mayıs’ta kongre var.

Mevcut yönetim mi devam edecek?

Başka yönetim mi gelecek?

Ne olacağı belli değil açıkçası.

Meçhul bir gemideyiz yani şu an.

O yüzden kimsenin teknik direktör düşünecek vakti yok.

Oluşacak yönetim küçülmeyi mi planlayacak mesela.

Küçülüp alt yapıya mı yönelecek ya da.

Öyle olursa yerli hocalar ağırlık kazanır gibi duruyor.

Bankalar yapılanma konusunda ne diyecek bakalım?

Biliyorsunuz haziranda Federasyon başkanlığı seçimi var.

Gelen yönetim yabancı sınırlaması konusunda nasıl tedbirler alacak örneğin.

Ve Beşiktaş.

Bütün bu gelişmelerin gölgesinde nasıl bir işleyiş sergileyecek.

O yüzden,

‘O gelir, bu gider’ diye Nostradamus model çıkmayın ortalığa.

‘Eee mevzu yok, ligler tatil konuşacak bir konu bulamıyoruz’ diyorsanız,

Ülke futbolu nasıl kalkınır?

Kaliteli oyuncuyu nasıl yetiştiririzin peşine düşün.

En azından bizim yakamızdan düşün.

Gerçi düşün düşün, çoktur işin ya,

Hiçbir şey yapamıyorsanız güzel ‘düşün-ün’

Hayalet paralar havada uçuşuyor

Büyük kulüplerin isimlerini daimi kılmak için üstlendikleri misyonlar vardır.  Her sene şampiyonluğa oynamak,  Avrupa’da söz sahibi olmak.  Endüstrileşen futbola ayak uydurmak, bunlardan başlıcalarıdır.  Bir de alt yapıdan oyuncu yetiştirip,  A takıma yerleştirmek gibi bir durum daha vardır ki; bence bu en önemlisidir.  Büyük kulüpsen, etinden, sütünden yararlanana kadar faydalanırsın o alt yapıdan getirdiğin futbolcudan.  Yok değilsen, ilk fırsatta çok parayı verene satarsın futbolcunu.  Ve senden başka herkes kazanır!!!  Bu bir ticaret çeşididir,  Ve konumuzla asla alakası yoktur.  Bizim konumuz Dorukhan’dır mesela.  Günlerdir, aylardır çocuğa fi yat biçilip, paket servisi hazırlıyorlar.  Bir kişi de çıkıp, “Ne diyorsunuz siz?” demiyor. Bir değer çıktı ya.  İlle de iğdiş edecekler.  ‘Biri 10 milyon euro veriyorlar’ diyor, öteki 20. Bitmeyen bir sarmalın içine çekiyorlar çocuğu. Hayalet paralar havada uçuşuyor.  Bir şey değil, futbolunu etkileyecekler.  Gerçi Dorukhan kalibresi yüksek bir futbolcu, düşmez o tuzaklara ama  İnsanoğluyuz işte!  Vardır illa bir hassas noktamız.  Onu yakalarlar es kaza  Sonra yandı gülüm keten helva.  Dedim ya büyük kulüpsen ve büyük düşünüyorsan futbolcuyu yakaladıysan bırakmayacaksın.  Sahipleneceksin.  Bu haberleri yapanlara çıkıp,  “Dorukhan bize uzun yıllar hizmet edecektir, yönetim kurulu olarak bunu uygun gördük” deyip algı operasyonlarına ve hepsinden önemlisi  Marsı keseceksin.  Bu kadar.  Dedim ya.  Benim gözümde bundan gayrısı bir ticaret çeşididir.  Ve konumuzla asla alakası yoktur.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

18 Ağustos 2019 Pazar

Gol atamıyoruz gol

14 Ağustos 2019 Çarşamba

Avuç içi kadar mutluluk

07 Ağustos 2019 Çarşamba

Lanetli şehir

DİĞER YAZARLAR

Engin Verel

O devir bitti

17.08.2019

Alen Markaryan

Gol atamıyoruz gol

18.08.2019

Kenan Karcı

Çürükler ayıklanacak

15.01.2019

Mustafa Sapmaz

Yanal ikna etmiş

20.08.2019

Gürkan Ata

Keyif için, Fırtına

19.08.2019