• $ 5,7542
  • € 6,3446
  • 272.38
  • 103781
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Niyetiniz Fransa'ya şirinlik yapmak mı!

İzlanda’da, futbolcularımıza yapılan rezil uygulama, ülkemize ve milletimize karşı Avrupa’nın önyargılı tutumunu net şekilde ortaya koyuyor.

Ne yazık ki, ‘Ayıdan post, Avrupalı’dan dost olmuyor.’

Her fırsatta ülkemize yönelik siyasi, sosyal ve ekonomik alanda gösterilen ‘İlkel davranışlar’ sportif alanda da kendini gösteriyor. Ne zaman Türkiye bir alanda başarı sağlasa ve yükselişe geçse, önünü kesmek isteyen gizli güçler, ‘Bir ittifak’ etrafında birleşiyor ve taaruza geçiyor.

Ben Türk Milli Takımı’na, İzlanda’da yapılanların “Fransa Milli Marşı’nın Konya’da ıslıklanmasının ardından” tesadüf olmadığını düşünüyorum. Elbette bir ülkenin milli marşının ıslıklanmasını doğru bulmuyorum. Yapılan bize yakışmayan, ayıp bir davranıştır. Ancak Konya’da taraftarın yaptığının, İzlanda’da ‘Resmi’ bir karşılık bulması da en üst düzeyde kınanacak bir durumdur.

Türk insanı olarak biz bu davranışlara yıllardır maruz kalıyoruz. Daha önce 1984’lü yıllarda Fenerbahçe ile Almanya’ya gittiğimizde de bize çok daha ağır bir muamele yapılmıştı.

Birkaç oyuncumuz özel odaya alınıp, çırılçıplak soyulmuş ve ayakkabılarının krampon çivileri bile çıkartılmıştı.

Şimdi bu kadar üst düzey bir maçta ülkemizi temsil edecek futbolcularımıza Keflavik havaalanında yapılan ‘Çağ dışı’ muamele rövanş maçında misliyle karşılık bulmalı.

“Bize taş atana biz ekmek atalım” zihniyetinde olduğumuz sürece bu davranışlar tekrar eder. Uluslararası ilişkilerde mütekabiliyet esastır. Ülkemizi temsil eden sporcularımıza yapılanlar karşılığını çok daha ağır şekilde bulmalı.

Rövanş maçı ülkemizin en uzak şehrinde oynanmalı ve onlar 3 saat beklettiyse 6 saat havaalanında kontrol edilip, çıkışları geciktirilmeli.

Ben İzlanda’ya hem futbolcu hem de gazeteci olarak defalarca gittim. Hiç birinde böyle bir muameleyle karşılaşmadım. Milli Takım’a yapılanların planlı ve kasıtlı olduğu çok belli. O yüzden yanlarına kar kalmamalı.

Bunu Fransızlar’a yaranmak ve şirinlik için yaptıklarını düşünüyorum.

Devletimizin yetkililerine de bir öneride bulunmak istiyorum. Bunun yasal olarak uygulanabilirliği var mı bilmiyorum ama ülkemizi milli müsabakalarda temsil eden üst düzey sporcularımıza, bu temsil görevleri sırasında kullanılmak üzere diplomatik pasaport verilebilir.

O zaman bu kötü zihniyetlerin önüne geçilmesi daha kolay olur kanaatindeyim.

Engin Verel Diğer Yazıları

Bu neyin sevinci!

28.04.2019

<p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’ne bağlı olarak bir yıl önce kurulan Atlı

Atlı Polislerin Nefes Kesen Eğitimi

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları

Hangi şehir ne kadar fidan sahiplendi?