• 11 Ekim 2014 Cumartesi 12:22
  • |
  • 11 Ekim 2014 Cumartesi 12:22

YAZAR

Mustafa Sapmaz

Oynarken düşündürmek

Paylaş

İlk iki takımın direkt çıkacağı, üçüncünün en kötü ihtimal play-off oynayacağı yeni düzenlemede daha çok uzun yol var. Böyle bakarsak kazanmak zorunda olduğumuz bir maç değildi. Fakat sabırsız ve sonuçlar istediğimiz gibi gitmeyince hocasını başta olmak üzere herşeyi suçlayan bir futbol anlayışımız olduğundan İzlanda maçındaki kötü oyundan sonra mutlak kazanmamız gereken bir maçtı. Fatih Terim’in Gökhan Töre açıklamalarının damga vurduğu basın toplantısında doğru söylediği şey “Gidiyoruz, gel diye herşeyi yapıyorsunuz. Geliyoruz, bu sefer gidelim diye herşeyi yapıyorsunuz. Ne yapacağımı şaşırdım!” lafıydı. Zaten bu tavırdan kurtulamadığımız için turnuvalarda bir var, bir yokuz!.. İsimlerden bağımsız hocalarımıza yaptığımız tam da bu.

Fatih Terim’den beklenti, yeni oyuncular yetiştirip bir organizasyon kurması değildi. Amaç, elimizdeki malzemeyle Fransa 2016’ya gitmek. Eksikleri de düşünürseniz, en iyi tercihlerle çıktı Fatih Terim maça. Hatta ilk on birde Ozan Tufan gibi genç bir yeteneği de monte ederek, yeni oyuncu da kazandıran bir anlayıştı. Maça iyi de başladık. Fakat son zamanlarda kadın-erkek basketbolda, voleybolda, branş farketmeksizin Türk milli takımlarının ortak özelliği haline gelmeye başlayan maçı zora sokup geri dönme alışkanlığımıza büründük birden.

Ve geri dönemedik!..

Çek Cumhuriyeti hocası Vrba, 2008’den önce milli takımlar seviyesinde asistanlık yapmış biriydi.  Viktoria Plezen ile başarılar yakalamış, 2010’dan 2013’e kadar ülkesinde yılın hocası seçilmiş biri. Geldiği nokta, başarılarının ödüllendirilmesi. Bizde ise tersi olur, başarılıysan cezalandırılırsın. Bu sonuç o yüzden onların doğru anlayışının bir ödülü.

Almanya’da doğdum. Abim hala Almanya’da çalışan bir işçidir. Oradaki yaşayan adamın çektiği zorlukları da dünyaya bakışını da bilirim. Ne oralısındır, ne burada kabul edilirsin. Genellikle futbolda da böyle olmuştur. Şimdiye kadar gurbette yetişen ve monte edilmeye çalışılan tüm oyuncuları, bu yüzden en çok savunan futbol yazarlarından biri olmuşumdur. Ancak bu maçtan önce patlayan Gökhan Töre krizini keşke bu üslup ile çözmeye çalışmasaydık. Umberto Eco’nun “Düşman Yaratmak” kitabını okumanızı tavsiye ederim. “Devletler kendi düşmanını dizayn eder” der kısaca yazar. Bu anlayışla yine de tasvip etmediğim bu üslup, takımın motive olması için bir fırsat olabilir diye düşünmüştüm. 2002 Dünya Kupası’nda basına karşı verilen kavga, Mustafa Denizli’nin “İçimizdeki İrlandalılar” tamlaması, geçmişimizde bu durumdan beslendiğimizin çarpıcı örnekleridir. Bu kez olmadı. Bu sonuca bakıp yelkenleri suya indirmemeli, enseyi karartmamalıyız. Şimdi panik yapmadan, faydacı bir bakışla Fransa’ya gidecek birlikteliği sergilemeliyiz. Ancak aklımızdan artık iyi ve yeni bir organizasyon kurmak zorunda olduğumuz gerçeğini çıkarmadan…

Futbolcularımız oynarken bunları düşündürdü!..

YAZARIN DİĞER YAZILARI

21 Haziran 2021 Pazartesi

Güneş'e yazar!..

17 Haziran 2021 Perşembe

Hayaller ve gerçekler

12 Haziran 2021 Cumartesi

İtalya kalesi uzakta!

DİĞER YAZARLAR

Aydın Türkmen

Ortada 'takım' yok

29.07.2021

Engin Verel

Reklamlar bitti

21.06.2021

Alen Markaryan

Ligler başlamadan evvel son çıkış

4.08.2021

Kenan Karcı

Biz 'bitti' dedik, bitmeden...

23.07.2021

Mustafa Sapmaz

Güneş'e yazar!..

21.06.2021

Gürkan Ata

Acemice eşlik!

18.04.2021