• 2 Ekim 2014 Perşembe 01:45
  • |
  • 2 Ekim 2014 Perşembe 01:45

YAZAR

Mustafa Sapmaz

İki Sneijder lazım

Paylaş

Prandelli bir an önce karar vermeli! Eğer takımını kara bulutlardan güneşli günlere götüreceğine yeni sisteminin (3-5-2) götüreceğine inanıyorsa bu yenilgiye rağmen sisteminden asla vazgeçmemeli. Yok bu denemesinin sonuç vermeyeceğine ikna olduysa öyleyse ilk maçtan itibaren oynayacağı sistem neyse onda ısrar etmeli.

Alınan bu büyük hasardan sonra bir sonraki lig maçına kararsızlık içinde çıkmak, sezonu kaybetmek olur zira!
Maça fena başlamadı Galatasaray. Arsenal’den çekinmeyen, Sivasspor maçına göre sistemine alışmış, berabere gittiği sürece bir sürpriz gol atabileceği izlenimi veren görüntüsü, Veysel ile Yekta’nın defansına yardımda uyuduğu ilk anda gelen golle bulut oldu, uçtu!

Sivasspor maçında Sneijder’in üç stoperin önünde aldığı yeni görevi, takımın merkezdeki pas akıcılığını artırmış, ancak defansif düzende yerini kaybatmesinden dolayı stoperler rakibi karşılamada zorluk çekmişti. Gol pozisyonları da bu nedenle verilmişti. Bu arıza giderilmiş. Bu nedenle vermedi Galatasaray pozisyonları. Fakat bu kez ileride bir Sneijder olmadığı için hücumda etkisiz kalındı. İki Sneijder olmayacağına gore, eğer Prandelli bu sistemi oynayacağına transfer sezonu kapanmadan karar vermişse, yönetime Akhisar’dan Bilal Kısa’yı aldırması uygun olurmuş!

İki maçta verilen pozisyonlar ve yenilen goller, Sneijder’in bu bölgede oynamasını eleştirilere açık hale getirecektir. Elbette bunu Galatasaray’da Fatih Terim yapmış olsaydı, İtalyanların oyun sisteminde olmasına karşın, dinlenmez, gönüllerdeki hocalık diploması yırtılıverirdi. Onu da eklemeli.

Anderlecht maçında Avrupa’daki yeni oyuncu tipinden bahsetmiştim. Arsenal’de mesafe kat eden, toplu/topsuz oyunda hızlı davranan, farklı pozisyonlarda oynamaya alışkın, taktik bilgisi yüksek olan ve geçişleri (hücumdan defansa, defanstan hücuma) çabuk yapabilen bu yeni oyuncu tipine dün kalite de eklenmişti. Buldukları pozisyonlardan neredeyse tulum cıkardılar.

Bu maç kadar Selçuk İnan da çok konuşulacaktır.

Futbolcu kendini yorgun hissedebilir. Oynamadığında oynayacağından daha yararlı olabileceğini de düşünebilir. Bu kabul edilebilir, ama taraftar bunu asla anlamaz. Makul karşılamaz. Korktu diye bakar futbolcusuna. Mazeretler, sağduyulu azınlığın dışında kalanların umurunda bile olmaz. Bu daha kolay anlaşılır.

Hele kolunu bandajlayıp tek kolla maçı tamamlayan, Türkiye futbol tarihinin kulüp bazında en büyük kupasını havaya kaldırmış kaptanlarının fotoğrafı zihinlerinde en canlı hali ile duruyorken!..

Herkes “formsuz” kes-yapıştır kolaycılığında onu eleştirirken,  Selçuk İnan’ı savunan ben, onun yorgun olmasını anlayabilirim, ileride Prandelli de anlayışla karşılayacak sorun etmeyecektir. Ancak koskoca Prandelli maç öncesi Türkiye’yi yanlış bilgi ile kandırmayacağına göre, Selçuk’un neden Sivas maçından önce değil de Arsenal maçından önce “yorgunum” dediği sorusu için için kemirecektir futbolseveri. 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

4 Ekim 2021 Pazartesi

Moral puanı ve taraftar

1 Ekim 2021 Cuma

Yolu uzun

5 Eylül 2021 Pazar

Günlük performans

DİĞER YAZARLAR

Aydın Türkmen

"El freni" inince

22.10.2021

Engin Verel

Gitmeyin daha iyi

22.10.2021

Alen Markaryan

Şimdilik neyse!..

20.10.2021

Kenan Karcı

Tamirci Çırağının İsyanı

12.10.2021

Mustafa Sapmaz

Moral puanı ve taraftar

4.10.2021

Gürkan Ata

Kırmızı ateşledi ama liderliğe yetmedi!

28.09.2021