• 8 Ocak 2024 Pazartesi 07:00
  • |
  • 8 Ocak 2024 Pazartesi 07:00

YAZAR

Girona, İstanbul ve tabela

Paylaş

Geçen hafta içi küçük ve sevimli şehir Girona'da geziyorduk. Barselona'nın hemen yanı başına gidişimizin sebebi, La Liga'nın zirvesindeki Girona-Atletico Madrid maçını izlemek.

Dar sokaklardan birinde şehir gibi sımsıcak bir dükkanda soluklanıyoruz. Seksenine merdiven dayamış, tutkusu futbola ait maçları dükkanının arkasındaki mini ekranından takip eden, Estadi Montilivi tribünlerinin müdavimi Jordi işletiyor. Laf dönüp dolaşıp, ortak noktamız futbola, oradan Türkiye ligi'ne geliyor. Fenerbahçe'yi ve Galatasaray'ı biliyor. Oynayacakları bir sonraki maçları merak ediyor. Açıyor telefonundan puan tablosuna bakıyor. Lider Fenerbahçe'nin ligin sonuncusu stanbulspor ile oynayacağını görünce, şen bir edayla eliyle beş yaparak, maçın skoru bu olur diyor.

Jordi, skoru bildi. Futbolu biraz takip eden birinin yapacağı kolay bir tahmin olabilir. Skordan daha önemlisi, futbol oynamaya çalışan iki takım izlemiş olmamız. Bizim lig için asıl şaşırtıcı olan bu.

Fenerbahçe'nin hücum gücünü faulle, yerde yatarak, savunmada vidaları sıkarak durdurmaya çalışmadan oynayan bir stanbulspor izledik. Fenerbahçe de böylesi bir maçta yıldızlarından birini, Cengiz'i parlattı. Çabuk hüküm veren, insanları o hükümle yaşamaya mahkum bırakan futbol iklimimizde yaşayanlar; Cengiz'e verilen 15 milyon Euro'luk bonservis bedelini ağzına sakız yapmışken, şimdi bu performanstan sonra az bile verilmiş der mi?

Beşiktaş maçında oyuna girdiği son altı dakikada sunduğu eski Cengiz'den fragman, bu çıkışın habercisiydi. Onun dünkü performansıyla maç, tek adam şovuna dönüşmüş gibi dursa da Fenerbahçe, hücumda sezonun en kolektif futbolunu oynadı. Oyuncuların bazen çabuk bitirmek istemesi, bazen 'sen at' demeyi abartmalarından, attıkları kadar kaçırdılar. Sarı lacivertlilerin toplu ve topsuz hareketlilikte takım halinde ahengi artmış görüntü verdi. Ligin ikinci yarısında Fenerbahçe'nin koruması ve güçlendirmesi gereken yönü bu ahenk. Jordi'nin maçın adına bakarak yaptığı tahmini, doksan dakikalar sonunda tabelaya yazması ve şampiyonluğa koşması bu ahenkte yatacak. Bir de Tadic'in yürek hoplatan penaltı atış stili. Dün kaçırdığı dakikada telafi edilir bir skor vardı. Ligin ikinci yarısında ve özellikle Avrupa mücadelesinde kritik anlarda onun atışları belirleyici olacak.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

26 Şubat 2024 Pazartesi

Kapalı kale

19 Şubat 2024 Pazartesi

Avcı, denge ve Meunier

12 Şubat 2024 Pazartesi

Zafere giden yol

DİĞER YAZARLAR

Aydın Türkmen

Kayıp büyük

1.03.2024

Engin Verel

Şampiyonluk terapisi

3.03.2024

Alen Markaryan

Yükselen değerler...

29.02.2024

Kenan Karcı

Yeni kurbanlar mı istiyorsunuz!

28.02.2024

Mustafa Sapmaz

Kapalı kale

26.02.2024

Gürkan Ata

Fotoğraf netleşiyor mu?

23.05.2023

Burak Çolo

Ersin Destanoğlu'na açık mektup

3.03.2024