• 7 Ağustos 2014 Perşembe 01:45
  • |
  • 6 Ağustos 2014 Çarşamba 23:28

YAZAR

Mustafa Sapmaz

Farklar ve benzerlikler

Paylaş

Mancini saha dizilişinde merkezde tek forvet, kanatlarda içe kat eden hücum yönü kuvvetli oyuncuları kullanıyordu. Prandelli ise Atletico Madrid karşısında merkezdeki Burak Yılmaz’ın yanına Olcan Adın’ı monte edip, orta saha kanatlarında Bruma ve Hamitle 4-4-1-1’e yakın bir dizilişi tercih etti. Bu anlayışta Olcan’ın pozisyonuna Sneijder, Hamit’in pozisyonuna Olcan geçtiğinde, hücumda daha etkili bir görüntü ortaya çıkabilir.

Ikinci devre orta saha merkezindeki Melo – Selçuk iklisini oyunda tutup onların etrafındaki oyuncuların hepsi değiştiğinde de çarpıcı bir performans izlemedik.

Solda Bruma’nın yerine Amrabat, sağda Hamit’in yerine Emre Çolak, Forvette Burak’ın yerine Umut, onun hemen arkasında Yekta… On birde başlayan oyunculardan üstün değillerdi.

Görünen net değişim, kısa pas sayısının artmış olması. Mecbur kalmadıkça ya da uygun olmadığı sürece uzun pas yapmıyorlar. Belli ki önümüzdeki sene topa daha çok sahip olan ve rakip kaleye daha organize gitmek isteyen bir Galatasaray izleyeceğiz. Şu anda paslaşmalardaki akıcılık üst düzeyde değil, fakat antrenman ve maç sayısı arttıkça bunun üstesinden gelebilirler.

Bireysel performanslara bakarsak, Melo fizik olarak hazır olduğunda takımın en dikkat çekici ismi olacağı ortada. Ancak henüz geçen sezon bıraktığı noktada değil.

Selçuk’un saha içi sorumlulukları artmış. Daha kendine güvenli oynuyor. Takım liderliğinin bilincinde.

Semih geçen sezon kanat beki dahi olmuş, nerede oynarsa oynasın en iyisini yapma çabasında olduğunu göstermişti. Dün de Chedjou çıkana kadar sol stoperdeydi. Sırıtmadı, ama ben sağ stoperdeki rahat halini tercih ederim.

Bruma sakatlığı öncesinde olduğu gibi hızlı, bire birde etkili, ancak yine rakip ceza sahası civarında hem son pasta hem şutlarda bitiricilikten uzaktı.

Mancini dönemiyle benzerlikler de vardı. En belirgini defansif öncelikten ve pozisyon sadakatinden vazgeçilmemiş olması. Fakat şu anda sahayı Mancini dönemindeki kadar iyi parsellemediklerini söylemek gerek.

Bir başka benzerlik de top rakipteyken önde baskı yerine, topun arkasına geçip alanı savunmayı tercih ettiler. Defans ve orta saha dörtlüleri birbirine yakın oynuyor. Top ayağında olan rakibe baskıdan daha çok, alanı savunarak kendi ceza sahalarına doğru çekiliyorlar. Baskıyı kendi ceza sahalerına yakın yapıyorlar. Atletico Madrid gibi takımlara karşı bu anlayış akıllıca. Fakat Prandelli, Mancini’nin Galatasaray’ının geçen sezon Türkiye Ligi’nde bazı maçlarda bu anlayışın dışına çıkıp önde baskı kurmadığı için şampiyonluk yarışında geride kaldığını unutmamalı!

Elbette bu maçta herşeyden önemlisi Soma’ya verilen destek ve orada yaşadıklarımızı unutmadığımızın gösterilmesiydi. Her iki kulübe sonsuz teşekkürler! Elbette böyle bir maçta tribünden yükselen küfrün anlamsız kaldığı konusunda pek çok taraftar hem fikirdir!

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

4 Ekim 2021 Pazartesi

Moral puanı ve taraftar

1 Ekim 2021 Cuma

Yolu uzun

5 Eylül 2021 Pazar

Günlük performans

DİĞER YAZARLAR

Aydın Türkmen

"El freni" inince

22.10.2021

Engin Verel

İsabetsizler takımı!..

25.10.2021

Alen Markaryan

Şimdilik neyse!..

20.10.2021

Kenan Karcı

Tamirci Çırağının İsyanı

12.10.2021

Mustafa Sapmaz

Moral puanı ve taraftar

4.10.2021

Gürkan Ata

Bir hamle, bir gol ve 3 puan!

24.10.2021