• 19 Mayıs 2019 Pazar 08:00
  • |
  • 19 Mayıs 2019 Pazar 08:00

YAZAR

Alen Markaryan

Kim kime dum duma

Paylaş

Trabzon’da 85-86 sezonunda efsane futbolcumuz, Gökhan Keskin’in attığı ve 1-0 kazandığımız, ve şampiyon olduğumuz maç var önce. Sonra Pancu’nun 2003’te, “İlahi verkaç”la 30 metreden attığı gol, ve şampiyonluğun ayak sesleri geliyor akıllara. Ve daha yeni, Atiba’nın 90+1’inci dakikada maç 3-3’ken, ceza sahasına inen topa bir kısrak başı gibi kafasını uzatışı çınlıyor hafızalarımızda. Bugünkü karşılaşmayı da bu saydığım maçların atmosferinde yazmak isterdim. Olsun. Çıkmayan candan umut kesilmez.

++++++++++++++++++

Maçın başlamasıyla beraber Trabzon cephesinde, al gülüm ver gülüm, Beşiktaş tarafında ise, ne al ne de ver birader pasları, gözü rahatsız edici şekilde ortada duruyordu. 15 dakika dolduğunda tek olumlu pas yapamadık. Orta saha o kadar boş bırakılıyordu ki, koy iki tane sandalye, tavla oyna. O derece yani. Bu boşlukta Trabzon o kadar rahat geliyordu ki, Beşiktaş ceza sahası içinde 3-4 paslaşma yapabiliyorlardı. Bir tanesinde Karius, efsane çıkardı topu. Konsantre olamama hali tüm hatlarıyla belli ediyordu kendini. Burak’ın altı pas içinde kaçırdığı top bile, kim kime dum duma hallerin son versiyonuydu. İkinci yarı düşük orta sahaya can vermek amaçlı Kagawa dahil edildi oyuna. Bir de Necip. Maç öyle yavaş seyrediyordu ki, atağa kalkmayı geçtim, faul atışını bile adamların ayağına veriyorduk. Anlayın gayrı. Bir ara Abdülkadir orta sahadan aldığı topla, Sarayburnu Sahili’nde gezer gibi raksetti. Bir Allah’ın kulu da çıkıp, “Nereye gidiyorsun hemşehrim?” demedi. Öyle dağınık, öyle fütursuzduk. O, bu ikramlar zincirinde Novak’ın ağzının içine bıraktı topu: 1-0.

Trabzon ne kadar istiyorsa biz de o kadar sıkılıyorduk. Bitse de gitsek modu derler ya işte öyle. Öyle olmasına rağmen gol tanrıları cömert davranıyordu Beşiktaş’a. Bu vesileyle ite kaka bir gol attık Kagawa’yla: 1-1. Durumu eşitleyip tam canlanırız derken, golü atan Kagawa’nın kaptırdığı top kalemize gol olarak döndüğünde, attığımız golün sevincini bile yaşayamıyorduk. Aynı son 2 senedir olduğu gibi, getirip getirip, kursağımızda kalması gibi bir şeydi işte...

YAZARIN DİĞER YAZILARI

11 Ağustos 2020 Salı

İşte kumar budur

04 Ağustos 2020 Salı

Hiç ağrısız diş çekilir mi?

28 Temmuz 2020 Salı

Taksici olsa İstanbul'un sokaklarını ezbere bilir!

DİĞER YAZARLAR

Engin Verel

İhale Emin'e kalmaz!

12.07.2020

Alen Markaryan

İşte kumar budur

11.08.2020

Kenan Karcı

Koç imzalasa limit 400'e çıkacaktı

06.08.2020

Mustafa Sapmaz

Veda haftası

25.07.2020

Gürkan Ata

Mazeret kabul olmaz!

06.08.2020