• 5 Kasım 2016 Cumartesi 02:00
  • |
  • 5 Kasım 2016 Cumartesi 02:00

YAZAR

Engin Verel

Üç puandan fazlası

Paylaş

Bilmem maçtan bir gün önceki yazımı okudunuz mu? Eğer okuduysanız, dünkü maçı izlerken kulaklarımı çınlatmışsınızdır. Eğer okumamışsanız, yapacak bir şey yok.

Seyirci vazifesini yapıp, futbolcularını motive etmek için ve onlara inançlarını en güzel göstergesi olarak stada geliyorsa, futbolcular da sahada bu güzel topluluğa karşılığını vermek için ellerinde ne geliyorsa yapalardı. Ve yapmaları lazımdı. Tıpkı dün akşam yaptıkları gibi…

Geldiği günden son haftalara kadar eleştirdiği Advocaat'ı, dünkü maç için tebrik ediyorum. Sadece çıkarmış olduğu ilk 11 için değil, futbolcuları o kadar iyi motive etmiş ve sahada maçın başından sonuna kadar skor ne olursa olsun, oyun disiplininden kopmayacaklarını o kadar kafalarına sokmuş ki; sahadaki tüm oyuncular hocalarının her söylediğini harfiyen yerine getirdi. Başta Hasan Ali'nin hem defansif ve hem de hücuma çıkışları yanı sıra Şener'in defansif anlayıştaki oyun disiplini Kjaer ve Sktrel'in bir canon misali savaşçı kimliklerine rakiplere karşı göstermeleri, Mehmet Topal ve Souza'nın ön liberoda hatasız alan savunması içerisindeki adam markajının en güzel örneklerini vermesi, tek kale oynayan ama doğru düzgün gol pozisyonu bile yaratamayan Manchester karşısındaki kahramanlardı…

Volkan Şen, Emenike'ye yer değiştirinceye kadar Alper'le birlikte kontrataklarda Lens ve Sow'u destekleyen, çoğu zaman top rakipteyken de hem defans hem de orta sahada rakibin oynatmayıp durdurmaya çalışan mekanizma gibiydi.
Şimdi gelelim maçın iki adamına… Daha oyunun ikinci dakikasında Hasan Ali'nin ortasında yaptığı röveşatayla 'top isterse' olgusu sonunda attığı gol, 12. Adam olan seyirciyle futbolcular arasındaki barış çubuklarını yakan adam oluyordu Sow… Lens ise bitmek bilmeyen enerjisine ve azda olsa ileriye çıkışlarında rakip defansa zor anlar yaşatmasına rağmen bir türlü son paslarda başarılı olamazken; öyle bir frikik golü attı ki; geçmiş yıllardaki Rumen futbolcu Sasu'yu bana hatırlattı. Ve bu gol Lens'in son vuruşlardaki beceriksizliğini silip attı.

Dün akşam daha önceki yazımda söylediğim gibi bu maç; üç puandan daha önemli olacak. Çünkü futbolcularla mutlak sahaya gelmesi gereken taraftarlarla arasındaki bağ kuvvetlendi. Aldıkları bu galibiyet için hem futbolcuları hem de taraftarı tebrik ediyorum.  

Emenike'nin kaçırmış olduğu gollerden sonra çoğu zaman geçerli olan 'Atamayana atarlar' kuralı işlemiş ve Rooney'in şutu gol olmuştu. Ve bundan sonraki altı dakika seyirci için işkence oldu.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

22 Ekim 2021 Cuma

Gitmeyin daha iyi

18 Ekim 2021 Pazartesi

"Şansalan"lar bunlar!

9 Ekim 2021 Cumartesi

Değişen bir şey yok

DİĞER YAZARLAR

Aydın Türkmen

"El freni" inince

22.10.2021

Engin Verel

Gitmeyin daha iyi

22.10.2021

Alen Markaryan

Şimdilik neyse!..

20.10.2021

Kenan Karcı

Tamirci Çırağının İsyanı

12.10.2021

Mustafa Sapmaz

Moral puanı ve taraftar

4.10.2021

Gürkan Ata

Bir hamle, bir gol ve 3 puan!

24.10.2021