• 10 Nisan 2017 Pazartesi 02:00
  • |
  • 10 Nisan 2017 Pazartesi 02:00

YAZAR

Engin Verel

Düşe kalka

Paylaş

Önceki akşamki Trabzon-Beşiktaş maçından sonra, Fenerbahçe maçını seyrederken inanın futbol adına çok üzüldüm. Stada gelen 7 bin 500 kişi, televizyonların başından seyredenler de her halde sıkıntıdan bu maçı seyretmemişlerdir diye düşünüyorum. İzleyenler de evlerine giderken sıkıntılı ve zaman kaybı olarak görmüşlerdir. 

Ev sahibi Fenerbahçe’nin son 5 maçında 4 galibiyet, 1 mağlubiyet almasına karşın, konuk ekip bu görüntünün tam tersi 1 galibiyet, 4 mağlubiyetle Kadıköy'e gelmişti. Bu tablo ile ligdeki sıralamaya baktığımızda Akhisar'dan çok iyi futbol oynamasını beklemek biraz hayalcilik olurdu. Ancak şampiyonluğu olmasa bile lig ikinciliğini kovalayan Fenerbahçe’nin her hafta oynadığı kötü futbola, bu haftayı da ilave etmesini, üst düzey futbolculardan kurulu bu kadrosunun bu kadar isteksiz, vurdumduymaz, futbolunu anlamak mümkün değildi. 

Sakatlıktan kurtulan Volkan'ın topu tutayım derken göğsünden sektirmesini, rakip değerlendiremezken yapmış olduğu penaltıyla rakibin beraberliği yakalamasını sağladı. 

Geri dörtlüye geldiğimizde, Van der Wiel’i kimin aldığını, niye aldığını sahiden merak ediyorum. Fransa gibi bir ülkede oynamasına rağmen hem de bonservisi elinde olmasına rağmen kimsenin almadığı bir oyuncuyu Fenerbahçe alıyorsa, alanları tebrik etmek gerektiğine inanıyorum. 

Kjaer ve Skrtel iki stoper olarak havadan iyiler ama maalesef topu oyuna sokarken de rakiplerini engelleme açısından da yerden iyi değiller. Hele hele Kjaer'in kaptırdığı penaltıyla sonuçlanan pozisyondaki hatasını kendisine hiç yakıştıramadım. 

Ön liberoya gelirsek, Mehmet her zamanki Mehmet. Futbol adına ona 'Mehmetçik' diyebiliriz. Souza ise geçen hafta Karabük'te sahanın en kötüsü olan Van Persie'nin atmış olduğu golün aynısını yine sahanın en kötüsü olarak atmış ve takımına 3 puan kazandıran adam olmuştu. 

Alper ve Van Persie’ye gelirsek, 'Bir göründüm, bir yok oldum' misali sahada dolaşan bu arkadaşların yeni sezonda yeni hocalarıyla ne yapacaklarını merak ediyorum. 

Maç boyunca iki kanadı çoğunlukla değiştiren Lens ve Aatif’a gelirsek, kanatlarda Aatif’ın hareketliliği lig sonuna yaklaşırken kendisi açısından olumlu görüntüler çizdi diyebilirim. Solda Aatif’la birlikte o koridoru iyi kullandı. Lens ise duran topları kullanan adam olmuş. Zaten Fenerbahçe’nin az da olsa girmiş olduğu pozisyonların duran toptan geldiğini gördüğümüzde, bölgeler arasındaki ekip oyunu çerçevesinde, bireysel futbolcu kimliklerini göremedik. Lens alıp alıp giderdi, heyecan katardı ama onda da bir durgunluk var. 

Maçın en enteresan yanı ise ilk 45 dakika Fenerbahçe rakibine 3 şut atmıştı. Ama kaleyi tutan bir tek şutu olmamasına rağmen bu 45 dakikayı 1-0 galip bitirdi. ‘Yani siz atamazsanız ben atayım' diyen Lopez'e teşekkür etmeliler. 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

30 Kasım 2021 Salı

El birliğiyle...

29 Kasım 2021 Pazartesi

Bu rotasyon değil!

26 Kasım 2021 Cuma

Şansın ve golcün yoksa...

DİĞER YAZARLAR

Aydın Türkmen

Aslan gibi

26.11.2021

Engin Verel

El birliğiyle...

30.11.2021

Alen Markaryan

Güven çıkar oyundan!

30.11.2021

Kenan Karcı

Tamirci Çırağının İsyanı

12.10.2021

Mustafa Sapmaz

Plan ve sakinlik

22.11.2021

Gürkan Ata

Az atak, az şutla çok iş yapmak!

29.11.2021