• 13 Kasım 2016 Pazar 02:00
  • |
  • 13 Kasım 2016 Pazar 02:00

YAZAR

Engin Verel

Barış, kardeşlik ne güzel

Paylaş

Oh be! Hemen söyleyeyim inanın içim açıldı. Şu açık renk formaları görünce. Neydi o simsiyah tozluk ve şort. İnsanın içini karartıyordu. Bir de alınan sonuçlardan sonra tam zenci oluyorduk.

Dün akşam, yeniden Milli Takım ile grubumuzun en zayıf iki takımından biri olan Kosova’nın karşısına affedilenler ile çıkmıştık Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim. Ancak rakibin kalitesi bizim futbolcularımızdan çok uzak olmasına rağmen ilk yarı karşılıklı birer top direkten dönmüş ve Kosova’nın 3 şutundan üçü de direklerin 10 metre dışından auta gitmişti. Yani kontratakla çıkıyorlar, golü uzaktan vuruşlarla bulmak istiyorlardı. Ancak golü elde edecek kaliteli son vuruşlardan yoksundular.

İkinci yarı arka arkaya gelen gollerden sonra ki bu tür zayıf takımlara ilk golü atıncaya kadar zorlanır, arkasından gelen ikinci golden sonra siz rahatlarsınız ancak rakip de futbol oynama isteği daha üst düzeye çıkar. Nitekim dün akşam da ikinci yarıda görüntüler aynen böyleydi. Kanatta Volkan Şen’in takıma getirdiği hareketliliğin dışında ikinci yarıda sahada pek görülmeyen Oğuzhan’ın yerine giren Yunus Mallı da, Volkan gibi topla dikine oynama özelliğini bizlere gösterince, düğüm çözüldü. Burak ve Volkan’ın golleri bizi rahatlatırken, rakibe de "Nasıl olsa bu maçta puan alamayız, bari futbol oynayıp, kendimizi gösterelim. Belki Türk takımları rüyamızda göremeyeceğimiz paralarla bizleri transfer eder" düşüncesiyle Milli Takımımız’ı zorladılar. Bu arada attıkları bir golün de ofsayt olmadığını hatırlatmakta yarar var.
Defansta Hasan Ali’nin, Caner gittikten sonra kendine olan özgüvenini yeniden kazanması Milli Takım’a da artı olarak yansıdı. Mehmet Topal her zaman olduğu gibi bizlerden takdir alırken, Selçuk’un düşük performansı dikkat çekti. Bunun aksine Hakan Çalhanoğlu’nun "Ben boşuna Bundesliga’da oynamıyorum" dercesine klas ve akıl dolu futbolu galibiyette önemli rol oynadı.

Gelelim affedilenlerin başındaki kaptan Arda'ya. Nedeni bilinmez bir topla oynama sevdalısı, her pozisyondan sonra hakeme el kol hareketleriyle isyan etmesi ve takımını saha içerisinde idare etme çabaları. Bu görüntüler içerisindeki Arda’nın, Fatih Terim’le arasındaki buzlar erimesine rağmen o futbol psikolojiden kurtulamadığını gördük.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

26 Ekim 2021 Salı

Hataların derbisi

25 Ekim 2021 Pazartesi

İsabetsizler takımı!..

22 Ekim 2021 Cuma

Gitmeyin daha iyi

DİĞER YAZARLAR

Aydın Türkmen

Derbide iki top yapılmaz mı?

26.10.2021

Engin Verel

Hataların derbisi

26.10.2021

Alen Markaryan

Adalet önemlidir siz olsaydınız ne yapardınız?

27.10.2021

Kenan Karcı

Tamirci Çırağının İsyanı

12.10.2021

Mustafa Sapmaz

Moral puanı ve taraftar

4.10.2021

Gürkan Ata

Bir hamle, bir gol ve 3 puan!

24.10.2021