• 10 Aralık 2020 Perşembe 08:00
  • |
  • 10 Aralık 2020 Perşembe 08:00

YAZAR

Aydın Türkmen

I have a dream!

Paylaş

Martin Luther King’in ABD’deki milyonlarca köleyi özgür ilan eden ‘Özgürlük Bildirgesi’nin 100. yıldönümünde yani 1963’teki tarihi konuşmasının başlığıydı “I have a dream” (Bir hayalim var)...

O konuşmanın üzerinden de yarım asırdan fazla geçti. Sömürgeci geçmişiyle yüzleşemeyen/yüzleşmeyen batı, özellikle kriz zamanlarında tezahür eden ırkçılık hastalığına çare bulmadı/bulmak istemedi.

Elbette toplumsal hayatta karşılığı olan ve sistemin beslediği bu hastalığın, futboldan, sahalardan azade olması beklenemez. 

Mesela 2019’a ait bir rapora göre İngiltere’de o yıl 150 ırkçılık içeren olay meydana geldi. Bu bir önceki seneye göre yüzde 50, üç sene öncesine göre yüzde 200 artış anlamına geliyor.

Mesela,İtalya’nın en saygın spor gazetelerinden Corriera Della Sport, İnter-Roma maçı öncesi Lukaku’nun fotoğrafını kullanarak, “Black Friday” (Kara Cuma) manşeti atabiliyor.

Mesela daha geçen ay İngiltere Futbol Federasyonu Başkanı Greg Clarke, ırkçı söylemleri nedeniyle önce özür dilemek sonra da istifa etmek zorunda kaldı.

Bırakın yakından takip etmeyi Google’a yazın aralarında Türk futbolcuların da hedef olduğu onlarca örneğe rastlayacaksınız. 

Peki, UEFA ve FIFA’nın ‘sıfır tolerans’ politikasına, ‘No to racism’ ve ‘Respect’ kampanyalarına rağmen nasıl oluyor da bu illet çığ gibi büyüyor.

Çünkü, ırkçılık sistematik değil, bireysel eylem olarak algılanıyor... Kâğıt üzerindeki ağır cezalar uygulanmıyor. Hakeme ‘müsabakayı durdurma’ yetkisi veriliyor, son örnekte olduğu gibi asıl hakemin ırkçı olabileceği gerçeği es geçiliyor.

Irkçılık her yaşanan olaydan sonra “No to racism” popülizmine hapsedilemeyecek kadar ciddi bir hastalık. Radikal tedbirler kadar radikal tepkiler de gerekiyor.

Fildişi Sahili’nin yetiştirdiği en yetenekli futbolculardan Yaya Toure, bir röportajında şöyle diyor; “Sahada ırkçı saldırıyla karşı karşıya kalan futbolcular takım arkadaşlarıyla beraber doğrudan oyunu terk etmeli.”

Evet bu radikal bir tepki…

Ve önceki gece bu tepkiyi bir Türk takımı, üstelik Şampiyonlar Ligi gibi dev bir arenada verdi.

Ve Başakşehir’ın bu duruşu ırkçılıkla mücadelede karanlığa yakılan bir çoban ateşi olarak tarihe geçti.

Bugünden sonra 8 Aralık 2020, futbolun “I hava a dream” manifestosudur. Böyle biline!

YAZARIN DİĞER YAZILARI

18 Ocak 2021 Pazartesi

Denge bozulunca!

10 Ocak 2021 Pazar

Sol kroşe!

06 Ocak 2021 Çarşamba

İki 'lüks' bu takıma lüks!

DİĞER YAZARLAR

Aydın Türkmen

Denge bozulunca!

18.01.2021

Engin Verel

Yüzde 51 şampiyon

19.01.2021

Alen Markaryan

Babanızın paraları değil mi? Saçın bakalım...

19.01.2021

Kenan Karcı

Koç imzalasa limit 400'e çıkacaktı

06.08.2020

Mustafa Sapmaz

On dakika

12.01.2021

Gürkan Ata

Avcı ve Kartal!

20.01.2021