YAZAR

Aydın Türkmen

Futbolun matematiği 'Enseyi karartmayın' diyor

Paylaş

Kalede Muslera var. Takımda Falcao rüzgarı esiyor, Fransa Milli Takımı’nın 6 numarası Nzonzi, Premier Lig’de ciddi bir kariyere sahip Seri ve yırtıcılığıyla parmak ısırtan Lemina kadroda. Oturmuş bir geri dörtlü, bir önceki şampiyonlukta büyük rol sahibi Feghouli ve Belhanda da cabası... 2019-2020 sezonundan bahsediyorum. Bakın ilk 5 haftanın tablosu ne: “3 deplasman maçı, 2 galibiyet, 2 beraberlik ve 8 puan. Liderden 5 puan geride, 7. sırada Galatasaray.”

Bu sezonun ilk 5 haftasındaki tablodan pek farkı yok... En önemli fark bugün Fenerbahçe, Başakşehir, Alanyaspor gibi ligi domine edecek 3 rakiple oynanacak maçların geride kalmış olması.

Üstelik ‘transfer yapamadı’, ‘orta sahası yok’, ‘kanatlar çalışmıyor’, ‘kadro derinliği yok’ eleştirilerinin hedefindeyken nispeten daha az hasarla atlatıldı bu süreç.

Sahadaki futbol şu an her ne kadar tatminden uzak olsa da, geçen yılın aynı dönemine ve sonrasındaki performansa bakınca pek öyle enseyi karartacak bir durum yok ortada.

Voleybol ve basketbol için ‘psikolojik oyunlar’ denir. Onu bunu bilmem… Bence en az onun kadar psikolojiye dayalı bir oyun futbol. Öyle hocanın, futbolcunun, yöneticinin psikolojisinden bahsetmiyorum. Taraftarın, futbolseverin psikolojisinden bahsediyorum.

Ezeli rakibin transfer döneminde estirdiği rüzgar, öyle bir ters psikoloji yarattı ki, futbolun matematiği bile enseyi karartmama konusunda kimseyi ikna edemiyor.

Geçen yılki performansının yerinde yeller esen Başakşehir, kaybettiği şampiyonluk yarışı sonrası yalnız futbolcu değil, mental olarak da önemli kayıp yaşayan Trabzonspor ve kadro sıkıntısını derinden hisseden Beşiktaş ortadayken, bu psikoloji pek hayra alamet değil.

BÖYLE BİR ŞEY OLABİLİR Mİ?

F.BAHÇE’DE 137 maç 15 gol, 15 asist, A Milli Takım’da 53 maç 7 gol, 7 asist...

Performansından çok kiloları konuşuldu...

Hırvatistan maçına çıktı, sürekli düzelttiği saçları konuşuldu...

Jailson, Moses, Giuliano, Neustädter, Valbuena gitti o kaldı.

Milli Takım’da jenerasyon değişti, o kendine yer buldu.

Kadıköy’deki 3-1’lik maç sonrası “Böyle bir şey olabilir mi?” sözleriyle ezeli rakibinin bile fenomeni oldu!.

Bu kez hem F.Bahçe’de hem Milli Takım’daki performansını görenler “Böyle bir şey olabilir mi?” diyor..

Olur... Disiplinli çalışırsan, yılmazsan, bal gibi olur.

Hele de kumaşın Ozan Tufan gibi kaliteliyse haydi haydi olur!

YÜZDE 30

PANDEMİDE maç izlerken taraftar efektli seçeneği tercih eden biri olarak TFF’nin yüzde 30 seyircili talebini destekliyorum.

Ancaaak... Olur da kabul görürse;

■ Gol atınca yanındakinin üstüne atlamak,

■ Sert giren rakip ile hata yapan oyuncuya, hakeme ‘saygılarını iletirken’ boğazını yırtmak,

■ Tezahürat yaparken desibel rekoru denemek yok... Ona göre!

YAZARIN DİĞER YAZILARI

26 Kasım 2021 Cuma

Aslan gibi

23 Kasım 2021 Salı

Amaç "kazanmak" olmayınca!

8 Kasım 2021 Pazartesi

Maç başlamadan "ara"ya gitmişler!

DİĞER YAZARLAR

Aydın Türkmen

Aslan gibi

26.11.2021

Engin Verel

El birliğiyle...

30.11.2021

Alen Markaryan

Canlı canlı! 2 puan gitti

4.12.2021

Kenan Karcı

Tamirci Çırağının İsyanı

12.10.2021

Mustafa Sapmaz

Plan ve sakinlik

22.11.2021

Gürkan Ata

Az atak, az şutla çok iş yapmak!

29.11.2021