• 13 Aralık 2023 Çarşamba 07:00
  • |
  • 13 Aralık 2023 Çarşamba 07:00

YAZAR

FAİLLER BELLİ

Paylaş

Doğru teşhis hayat kurtarır. Ankara'da atılan o yumrukla birlikte Türk futbolunun alnına sürülen kara leke de ancak teşhisi doğru koyarak silinebilir. Doktor ya da uzman gibi bir unvanım yok, lakin futbolumuzu saran bu tümörlü yapıyı teşhis etme noktasında gözümüzün önünde bir sürü done var... Bu yazı, saha içi faktörleri bir kenara tutarak sistemi zehirleyen o doneleri kayda geçmek için kaleme alındı;

1- Futbol aklımıza, vicdanımıza, duygularımıza artık sosyal medya yön veriyor. Maçı izlerken tolere ettiğimiz ya da kızgınlığını içimizde yaşadığımız pek çok şey bu gayya kuyusunda dev bir öfke yumağına dönüşüyor. Kerameti kendinden menkul çok takipçili hesaplar üzerinden başlatılan bu propaganda bombardımanının hedefi ya rakip takım, ya rakip yönetici, çoğu zaman da hakemler oluyor. Zira daha maç bitmeden açılan "Kara gece" hastaglerinin, servis edilen videoların başka izahı yok! Ve anlaşılıyor ki, bu mekanizmaya eleştiri oklarını kendilerinden uzak tutmak isteyen yöneticiler yön veriyor. Dev bir trol ağı finanse ediliyor, besleniyor, taraf(!) tarlarla gelişiyor... Finalde de oluşturulan bu hormonlu yapı transferlere, kulüplerin yapacağı açıklamalara kadar pek çok konuda rol alan bir Frankestein'a dönüşüyor.

2- Sanal dünyadaki bu garip rüzgar, her akşam televizyonlarda boy gösteren isimleri de etkiliyor. şini hakkıyla yapanları tenzih ederek söylüyorum, objektiflik ve gazetecilik kriterlerinin yerini sosyal medyada beğenilme, tıklanma, TT olma gibi kaygılar alıyor. Öyle olunca da, her türlü tutarlılıktan uzak bir şekilde bir gün hakeme ertesi gün Ali Koç'a, sonrasında Erden Timur'a saldırmak meşrulaşıyor. Kavganın, sivri dilli olmanın reytinglerle, popülariteyle birlikte spordaki gerilimi artırdığı görmezden geliniyor. Yani düşünün faalken skandal kararlarıyla hafızalara kazınan eski hakemler, görüntüleri salise salise izleyerek vardıkları kararlar üzerinden genç meslektaşlarını en ağır ifadelerle hedef alabiliyor.

3- Çuvaldızı sona bıraktım... Gazetecilik... Doğrudur, dijitalleşme ile birlikte şekil değiştirdi, değiştiriyor. Yeni medya düzenini büyük ölçüde izlenme rakamları, beğenilme oranları, abone sayıları belirliyor. Gerilim ne kadar artarsa, dil ne kadar sivrileşirse bu rakamlar o kadar artıyor, caps'leri yukarıda bahsettiğim o Frankestein'ı besliyor. Bakmayın önceki akşam atılan o yumruktan sonra dökülen timsah gözyaşlarına... Olay yerine ilk gelen faildir derler ya! Liste yapsan 15-20 kişi, biliyoruz, tanıyoruz! Bu sistemden el çektiklerinde de sürülen o kara lekeyi temizlemede ne kadar yol katettiğimizi göreceğiz.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

23 Şubat 2024 Cuma

Kâbus gibi

19 Şubat 2024 Pazartesi

Aslanlar gibi

11 Şubat 2024 Pazar

Kış güneşi

DİĞER YAZARLAR

Aydın Türkmen

Kâbus gibi

23.02.2024

Engin Verel

Yanlıştan dönmek…

18.02.2024

Alen Markaryan

O yüzden bırak da çoğu insan seni F.Bahçe'ye gittiğinle değil de, F.Bahçe'ye attığın gollerle hatırlasın...

21.02.2024

Kenan Karcı

Erdal Bey'i ‘Alkış'layacağım!

6.02.2024

Mustafa Sapmaz

Avcı, denge ve Meunier

19.02.2024

Gürkan Ata

Fotoğraf netleşiyor mu?

23.05.2023

Burak Çolo

Beşiktaş'ta gelecek sezonun şifreleri

21.02.2024