• 02 Mayıs 2018 Çarşamba 02:00
  • |
  • 02 Mayıs 2018 Çarşamba 02:00

YAZAR

Alen Markaryan

Zülfiyare selam olsun

Paylaş

Sporun ve futbolun içinde kalıp, 

Beşiktaş açısından nerelerde hata var oralara bakalım. 

Buyrun; 

*** 

Demba ve Gomez’in arkasında iyice pişen Cenk Tosun, Aboubakar’la da iyi işler yaptı. 

Zaten ne zaman oyuna girse gol atma yetisine sahip bu çocuk, 

Meyve veren ağacın en verimli döneminde, 

El değiştirir gibi Everton’a satıldı. 

İyi, güzel de 

Biraz daha beklenilse 

Hem meyveden hem ağaçtan yararlanılacakken 

Bu minvalde, 

Tarihin en önemli maçlarından birine 

Bayern maçına santrforsuz çıktık. 

Ve akabinde ve haliyle önümüzdeki yarım sezona. 

‘Borç vardı, ödenmesi gerekiyordu’ türü yaklaşımların tatmini yok. 

Eğer o paraya borç ödenecektiyse, 

Hiç oynamayan Larin’e, 

Ne idüğü belli olmayan Love’a o paralar verilmezdi. 

Cenk’ten alınan paranın yarısı bu ikisine gitti neredeyse. 

Dolayısıyla sezonun ikinci yarısına 

Büyük bir strateji noksanlığıyla başladık. 

“Eldeki elma, daldaki elmadan iyidir” diye bir söz var bilirsiniz. 

Niye daldaki elma tercih edildi anlamak mümkün değil. 

*** 

Oğuzhan’daki düşüşü görmeyen futbol fakiridir. 

Bir takımın gole dönük orta sahası, 

İki tane ara pası yapacak adamı yoksa, 

Başarı hayaldir. 

Hele hiç gol atamıyorsa, 

Nafile sevdalar. 

Kaç kere söylenildi. 

‘O bölgeye adam alın’ diye. 

‘Dere geçerken at değiştirilmez’ diyenlerle 

Bölünmüş kabilelerin Oğuzhan’cı olan bölümlerinin teyakkuzuna uğradık. 

Takım şampiyonluğa oynarken susalım! 

Hayır efendim tam tersi aslında. 

Kötü bir şey görüldüğünde hemen önlem al ki az zararla yırtasın. 

“Zararın neresinden dönülse kardır” lafı boşuna söylenmemiş değil mi? 

Yoksa dere aynı dereydi de 

Değiştirildiğine göre, 

Cenk at değildi herhalde! 

Çok bir şey yapılması gerekmiyordu aslında. 

Oturmuş kadroya bir iki ilave yapmak, 

İşin en basit yanıydı. 

Gittin sinemaya, 

‘Boş yer var mı?’ diye sordun gişeye. 

Eleman monitörde boş koltukları gösterdi. 

3 adet boş koltuk kalmış olduğunu gördün. 

2, 10 ve 9 numaralar. 

Alacaktın üçünü de. 

Elemana ‘Kapat gişeyi’ deyip sen bacak bacak üstüne atıp filmi seyredecektin. 

Elindeki kahvenin sıcaklığı da cabası. 

Bu kadar basitti her şey. 

Ama ne yapıldı? 

Monitörde görülen dolu koltuklara, 

‘Biraz sıkışın da biz de oturalım’ dendi. 

Bir koltukta 30 adam olur mu Allah aşkına. 

Boş yer var, oraya otursanız ya kardeşim! 

Iıhhh! 

‘Vallahi çıkmam’ modeli! 

Ne olur 9 numaralı koltuğa otursan? 

Bursa’da, Konya’da ağzının içine atılan topları gol yapar, 

Seyrantepe’ye de güle oynaya, makaraya giderdin. 

Gelinen noktada konuşması gerekenlerin, 

Sosyal medyadaki baskıcı algıyla susturulup, 

Kulüpçü bir ortama zemin hazırlandığını görüyoruz. 

Bu iyi bir şey mi? 

Yani konuşulması gereken Beşiktaş’la ilgili bir konu var. 

Mevzu yanlış seyrediyor, 

Müdahale etmen gerek. 

Tam bir şeyler terennüm ediyorsun, 

“Kes! 

Çocuk uyuyor” diyorlar. 

İyi. Çocuğun uyanmasını bekliyorsun. 

Üsküdar’da sabah oluyor! 

Yine de iki kelam edeceksin, 

“Sus! 

Komşular duyacak” diyorlar. 

“Ne edek kardeşim! 

Keşkek mi pişirek” diyorsun. 

İlle de “Menemen” diyorlar! 

*** 

Velhasılı kelam 

Sarı Fırtına Metin top oynadığı dönemlerde, 

“Biz Fenerbahçe maçlarını idman havasında oynuyoruz” derdi. 

Geldiğimiz noktada ciddi bir film setini andırıyor oyunlarımız. 

Kadıköy’e gittiğimiz iki maçta da 

16. Lui’den kalma senaryolara maruz kaldık. 

Haklı olduğumuz yerde, 

Beşiktaş kanadından resmi bir ses duymazken, 

Adamlar basın toplantısı düzenleyip, 

Neredeyse Şenol Hoca’nın çocukken daldığı meyve bahçelerine indiler. 

Pes artık. 

Kırılan kemik değil ki alçıya alasın. 

Kalp. O kırık kalp ve moralsiz beyinle, 

Galatasaray maçından zaten bir şey beklenemezdi. 

Yıpratılmış duyguların eseridir o maçın sonucu. 

Oraya takılmamak lazım. 

*** 

Netice itibarıyla 

Her sene şampiyon olunamayacağını aklı selim herkes biliyor artık. 

Burada sorun yok. 

Yanlış strateji, 

Müdahale zafiyeti, 

Ayarsız ve tutarsız transfer politikaları, 

Yersiz ‘Şampiyon olacağız’ söylemleridir, 

Kulüpleri o sene yarıştan koparan. 

Umut mükemmel bir duygudur da, 

Umut tacirliği pek hoş durmamaktadır. 

Ve Şenol Hoca’ya son kelamım şudur ki; 

Rakiplerinin ve hasımlarının baskısı ve söylemleriyle, 

Bir terk ediş söz konusuysa aklındaki, 

Seni bu kadar destekleyen Beşiktaş taraftarına borçlu kalırsın. 

Üzersin insanları. 

Nacizane söylüyorum, 

Sana düşen, seni sevenlerinin koluna girip, 

Yanlışlarınla, doğrularınla, 

Onların sevgisiyle hareket etmendir. 

Zülfiyare selam olsun.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

12 Mayıs 2021 Çarşamba

Garip işler!

11 Mayıs 2021 Salı

Kurt kışı geçirir yediği ayazı unutmaz

09 Mayıs 2021 Pazar

İyi düşünelim iyi bitsin...

DİĞER YAZARLAR

Aydın Türkmen

Galatasaray final takımıdır

12.05.2021

Engin Verel

Sonuna kadar varım

09.05.2021

Alen Markaryan

Garip işler!

12.05.2021

Kenan Karcı

Terim faktörü

07.02.2021

Mustafa Sapmaz

Ana plandakiler kadroda

15.05.2021

Gürkan Ata

Acemice eşlik!

18.04.2021