• 8 Nisan 2015 Çarşamba 01:45
  • |
  • 7 Nisan 2015 Salı 15:55

YAZAR

Alen Markaryan

Yöneticilikle beraber Beşiktaşlılık da biter mi?

Paylaş

Merakımın kovuklarında sakladığım
Enteresan konularım vardır benim.
Kendi kendime sorarım da
Bir türlü cevaplarını bulamam
"Belki siz bir fikir verirsiniz" diye düşündüğümden
Mevlam kayıra saldım çayıra…

**********

Biz hepimiz birer Beşiktaşlı olarak
Nispeten Beşiktaş maçlarını takip etmeye çalışırız.
Bazen televizyondan, çokça stattan
Kah sevinerek, kah kasarak
Bazen mutlu, bazen de umutlu…
Sel gider kum kalır misali
Maç bitince de yorumlar başlar bizim dünyamızda
Herkes "Safına" göre savunma yapar.
Hele hakkımız yenmişse
Ki çokça da yeniyor
Çıkıp iki kelam edesiniz gelir.
Öyle celalleniriz yani.
Lakin böyle bir lüksümüz olmadığından da
Bizim yerimize birilerinin
Birilerine konuşmasını isteriz.
"Şerrin üstüne üstüne yürüyüp
Esmesini, gürlemesini bekleriz."
Hiç biri olmaz halbuki.
Ve içimdeki ben şu soruyu sorar bana
"Yahu şu camiada iki laf edecek adam yok mu?"
Çünkü biz istediğimiz zaman televizyona
Radyoya çıkamayanlardanız.
Neticede cebimizde mikrofon taşımıyoruz yani.
Ne imkanımız var buna
Ne de böyle bir lüksümüz.

*******

Pekiiiiii!
Şu anda aktif yönetici olmayıp da
Zamanında yönetici olanlar ne yapmaktadırlar?
Onların haksızlıklar karşısında
İçleri hiç ‘cız’ etmez mi?
Onlar Beşiktaşlılıklarını yöneticilikle beraber bırakıyorlar mı yoksa?
Konum itibariyle istedikleri zaman
Dertlerini anlatabilecek bir mikrofon bulabilecekken
Neden böyle bir şeye tenezzül etmezler anlamıyorum.
Hadi onları geçtim
Ya Beşiktaşlı iş adamları
Geçmişteki başkan adayları
Milletvekilleri
‘Hani’dirler.
Beşiktaş’ın hakkı yendiği zaman üzülmezler mi?
Yoksa sadece İbrahim midir Üzülmez.

****************************************** 

Kavanoz içindeki derbi

Slaven Bilic
Geçen haftaki bir söyleşide
"Bursa maçı Beşiktaş için belki en büyük derbi" kelamında bulunmuş.
Lafın cımbızla çekildiği belli ama
Ortalık birbirine girince de
Beşiktaş televizyonuna çıkıp düzeltme yapmış.
Eyvallah!
Biz yine de iki kelam edelim de kenarda bulunsun.

***********

Sevgili hocamıza önce şunu belirtmeliyim ki;
Deplasman yasaklarının olduğu günden beri
Türkiye’de derbi kavramı rafa kalkmıştır.
Hatta daha ileriye gideyim
Misafir takıma ayrılan yüzde 5’lik bölüm bile
Oynanacak o maçı derbi statüsünden çıkartmıştır.
Kabul etmeyenler olabilir ama maalesef benim görüşüm böyledir.

*******

Biz o hafta derbi olduğunu
3-5 yöneticinin
Atışmalara dayalı, sataşmalarından anlıyoruz.
Çünkü yurdum insanı havaya ancak böyle girebiliyor.
Şehrin iki takımının oynadığı maça denen derbi
Nasıl oluyor da tek takım taraftarının seyredebildiği bir kavram haline dönüşebiliyor.
O yüzden kimse kimseyi kandırmasın.
Biz derbi kavramını rafa kaldırdık.
Bence siz de rafa kaldırın sayın Hocam
Hatta raftaki kavanozlardan birine koyun
Ağzını da iyice kapatın.
Çünkü derbiden bahsederken
Bursa takımını cümle içine konu etmişsiniz.
Olmamış
Bir kere en kafadan
Sözcük karşılığı olarak olmamış.
Sonra mantık ve konum olarak sırıtmış.
Ve en sonra da biz çok üzüldük.
Bence en büyük ‘olmamış’ da o.
Neyse sevgiyle kal Hocam!

YAZARIN DİĞER YAZILARI

16 Ekim 2021 Cumartesi

Fatura!

12 Ekim 2021 Salı

Ücret ödeyip haksızlık almak

5 Ekim 2021 Salı

Yabancı hakem getirin!

DİĞER YAZARLAR

Aydın Türkmen

İki maçın gör dedikleri

13.10.2021

Engin Verel

Değişen bir şey yok

9.10.2021

Alen Markaryan

Fatura!

16.10.2021

Kenan Karcı

Tamirci Çırağının İsyanı

12.10.2021

Mustafa Sapmaz

Moral puanı ve taraftar

4.10.2021

Gürkan Ata

Kırmızı ateşledi ama liderliğe yetmedi!

28.09.2021