• 21 Mayıs 2014 Çarşamba 02:00
  • |
  • 22 Mayıs 2014 Perşembe 20:06

YAZAR

Alen Markaryan

Ya Sahip!..

Paylaş

“Sahip olmak” kelimesi bile itici geliyor kulağa.

Lakin bir ‘sahibi’ hikayesidir gidiyor.
‘Beşiktaş’ın sahibi şudur’ diyenler bağırırken
Diğerleri ‘Hayır budur’ diye racon kesiyor.
Bütün bunlar olurken
Hiç kimse de çıkıp
“Beşiktaş’a sahip mi olunurmuş
‘Tövbe deyin’ demiyor.”

Endüstriyel futbolun bütün maneviyatı bitirdiği şu günlerde
Ve bütün kamuoyuna ithafen size bir sistem genellemesi yapacağım.
Bir para arayışıdır, gitmektedir.
Parayı nereden çıkarılacağının, peşine düşülmüştür.
Para için
Stadın ismi
Formanın sırtı, göğsü, ensesi
Şortun yanı, dibi
Kramponun rengi pazarlanır
Hepsi para karşılığındadır.
Futbolcunun vücudunu saran bütün giysilere
‘Parayı veren reklamı yapar’ mantığında öncelik tanınması
Reklamı verenin de kendini haliyle “Sahibi” hissetmesiyle direk bağlantılıdır.
Hemen bir örnek vereyim.
İnönü Stadı’nın eski açık tarafına
‘McDonald’s’ reklam vermişti. Ve dükkan açmıştı.
Orijinal logosuyla hem de
Yani sarı-kırmızı
‘Mabed’ dediğimiz yere sarı-kırmızı bir renk hakim düşünebiliyor musunuz?
Çok uğraşlar sonucu
McDonald’s’ın tarihinde ilktir herhalde.
O logo siyah-beyaz oldu.
McDonald’s ancak öyle kalabildi orada.

Genellikle emek verenden çok
Para verenin borusu ötmeye başlar.
Sonra emek verenler homurdanmaya,
Kazan kaldırmaya,
Ve söz hakkı aramaya başlarlar.
Ve bence haklıdırlar da…
Ahan da işte tam burada!
Benim sorularım esas duruşa geçer.

Adam kongre üyesidir.
Aidatlarını düzenli olarak her yıl yatırır.
Kombinesini almıştır ve her hafta maça düzenli gelir.
Kulübünü öylesine sever ki;
Bir nebze de olsa yardımı olsun diye
Bütün lisanslı ürünlerden almaya çalışır.
Ama iş karar verme kısmına gelince
Bir Allah’ın kulu ona fikrini sormaz.
Sponsorların önerdiği futbolcular alınır,
Menajerlerin getirdikleri kapışılır.
Taraftar olup biteni görür
Konuşmaya meyillenir,
Yol göstermeye çalışır,
Bir ışık…
I-ıh!
‘Hoooopp!’ derler.
Mukaveleden falan bahsederler.
Saçma sapan bahanelerle geçiştirmeye çalışırlar.
Seni adam yerine bile koymazlar.
Halbuki
Ürün pazarlamaya çalışırken,
Kombine satmaya uğraşırken,
Forma satarken
Gözler hep senin cebindedir.
Seni yıldırana kadar telefon açarlar.
Çünkü endüstriyel futbol bunu emreder.
Ve sistem böyle çalışır…
İşlerine gelince müşterisindir.
Stada gidince taraftar.
İşlerine gelince yere göğe sığdıramazlar,
Güçlerine gidince 3-5 çapulcusundur.
Siz başarı ve şampiyonluk beklerken,
Sistem ‘cebinizdeki parayı nasıl alırım’ onu hedefler.
Siz her şeye rağmen takımınızın peşindesinizdir.
Satılığa çıkar adınız.
Bir bakmışsınız camda ‘Kiralık’ yazar.
Anında satarlar.
Siz yine de hiçbir şeye aldırmazsınız.
Kah tekeri patlamış otobüsle deplasmana gidersiniz.
Kah cebi delinmiş pantolonla aç gezer maça girersiniz.

Ve sonra kendi kendinize sorarsınız.
‘Kulübün sahibi kongre üyeleri midir?’
Yoksa ‘Taraftarlar mıdır?’
Ya da ‘Eşek ölüsü gibi para veriyorum’ deyip
Sahibiymiş gibi davranan sponsorlar mıdır?
Hangisidir.
Yoksa,
‘Gönül verdiğin takıma sahip mi olunurmuş,
Öyle bir düşünce kimin haddine,
Yalnızca bizim de söz hakkımız olsun,
Fikir fikiri doğurur’ diye düşünen bizim gibiler mi?
Hadi bakalım;
Ne diyorsunuz?
 
BİZ NORMANDİYA SPORLU MUYUZ

Pedro Franco’nun oynamadığı dönemlerde bir yazı karalamıştım
“Bu adam oynamayacaksa niye aldınız” diye
Sayın Önder Özen bir basın toplantısında
“Franco’yu ileriye dönük düşündüklerini
Kâr amaçlı yatırım yaptıklarını” söyledi
O bölgede,
Toraman sürgünde
Ersan, Cemal Abdül ‘Nasır’la dost
Sivok sakat
Escude sırıtıyordu
Dany ise kaderin ördüğü ağlardan sıyrılmış
Beşiktaş’a doğru ilerliyordu
Burası “Borsa İstanbul” değil
“Beşiktaş” diye cevap verdim
Bana neydi ki Franco’nun kazandıracağı paradan
Ben onunla kazanılan puanlara bakarım
Hemen Önder Özen’i korumaya kalktılar
Kimi kimden koruyorlar diki
Sanki biz Normadiya sporluyuz da
Sadece onlar Beşiktaşlı
Niyeyse derdimizi anlatamadık bir türlü
Sonra,
Franco’nun iyi topçu olduğu anlaşıldı
Adam 11’in değişmez elemanı oldu iyi mi
Aynı Fernandes gibi
O da Guti’nin varlığında adamdan sayılmıyordu
“18 milyon euro”luk bu ıskartayı keşfettiler
Şimdi de Kerim Frei
Bir baktık ki
34. haftada forma şansı bulan bu arkadaşın sahada yaptığı işler güzel
Top ayağına yakışıyor
Rahmetli Vedat abinin dediği gibi
“Kumaşı güzel”
Onlarca sakatın
Bir o kadar formsuz adamın olduğu yerde
5 milyon kayme sayılan bu genç kardeşimiz kimsenin aklına gelmemiş mi? Bunca zamandır
Sevgili Bilic mi bakıyor bu işe
Sayın Önder Özen mi bilemiyorum
Kimse kim?
Birileri bir şeyler açıklayabilir mi acaba!?

YAZARIN DİĞER YAZILARI

30 Kasım 2021 Salı

Güven çıkar oyundan!

28 Kasım 2021 Pazar

Bilica'nın çukuru!

25 Kasım 2021 Perşembe

En ciddi mesele bu

DİĞER YAZARLAR

Aydın Türkmen

Aslan gibi

26.11.2021

Engin Verel

El birliğiyle...

30.11.2021

Alen Markaryan

Güven çıkar oyundan!

30.11.2021

Kenan Karcı

Tamirci Çırağının İsyanı

12.10.2021

Mustafa Sapmaz

Plan ve sakinlik

22.11.2021

Gürkan Ata

Az atak, az şutla çok iş yapmak!

29.11.2021