• 28 Mart 2018 Çarşamba 00:17
  • |
  • 28 Mart 2018 Çarşamba 00:17

YAZAR

Alen Markaryan

Tiyatrocuların (!) zaferidir bu!

Paylaş

Hani dürtüp, ittirip vurduğumuz, 

Hani rivayete göre 22 kişinin peşinden koştuğu, 

Hani bacasız sanayi… 

Tabii ki futboldan bahsediyorum da 

Nereden başlasam onu bilemedim. 

Lakin Dostoyevski gibi ortam tasviri yapmama sebep, 

Bu oyunu “Ruhuna aykırı yaşamak” zorunda bırakılmamız. 

Fazla çemkirmeden, 

Haftalardır kafama takılan konuyu sizlerle paylaşıp, istişare etmek istiyorum. 

Konu başlığımız 

‘Penaltı’

***

Ceza sahasında kasıtlı olarak yapılan, 

9 kusurlu harekete karşı verilen ceza atışı. 

Açılımı bu. 

İyi de 

Durum öyle bir hal aldı ki 

Ceza sahası içi diye topçu öksürse, 

Hakem penaltı çalıyor. 

Bir başkası ona nazire yaparcasına, 

Topçuyu öldürseler ‘Devam’ diyor. 

Bir kaos ki sormayın. 

Yahu arkadaş, 

Hiç tepmedin mi şu topu. 

Bir inisiyatif kullan, 

Adamın durduğu yer 18’in en kör noktası, 

Sırtı tüm insanlığa dönük! 

Bırakıyor kendini. 

Kale arkasındaki tribün haliyle heyecanlanıyor 

Ve ayaklanıyor. 

Düüüüüttt! Penaltı. 

Gol pozisyonu yok, 

Gole dönük hamle yok, 

Yok oğlu yok. 

Kural ‘Ceza sahası içi’ diyor diye, 

Çalıyorlar (!) çoğu zaman. 

Aynı hareket orta sahada olsa ‘Devam’ denilebilecek pozisyon, 

Kurallara 

Ve hakemin bilgisizliğine takılıyor. 

Ya da?! 

Neticede top beyaz noktaya dikiliyor. 

***

Ha keza, 

Yakından çekilen şutta 

Topun ele gitmesi, 

Ya da mücadele sırasında açık olan ele çarpması, 

Hakemin, 

Topun mu ele, 

Elin bilerek mi topa uzandığının analizini iyi yapmasına bağlı olarak, 

Hayati önem teşkil etmekte. 

Milyon dolarların döndüğü bu sektörde, 

Böyle hayati kararlar 

Bir kişinin görüş açısına bırakılmamalı diye düşünüyorum. 

Standardı olmalı bu işin. 

Net köşeleri, 

Ve itiraz kabul etmezleri olmalı. 

Uygulamadı mı? 

Çekeceksin o hakemin fişini. 

Bu da itiraz kabul etmez olacak. 

***

Ne yani topçu rakibiyle mücadele ederken, 

Şortuna mı sokacak ellerini, 

Vücut dengesi denen bir şey var. 

Ben bariz gol şansı yoksa, 

Penaltı çalınmasından yana değilim. 

Hele ortalıkta kendini yere atıp, 

İnsanları kandırmaya meyilli o kadar çok topçu var ki… 

Penaltı olmadığını bilen topçuların dümenden el kaldırıp, 

‘Nasıl vermezsin’ gibilerinden hakeme koşup, 

Tribünleri galeyana getirenleri de buraya yazmazsak olmaz. 

***

Size kısa kısa iki örnek vereyim; 

Zaten biri bu yazıyı yazmama sebep, 

Geçen hafta içindeki Arsenal-Milan maçı. 

Açın seyredin Allah aşkına. 

İngilizler lehine bir penaltı çaldı ki hakem, 

Japon olsa, 

Tekrarını seyrettiği anda harakiri yapar. 

Biri de bizden. 

Beşiktaş’tan örnek veriyorum ki ‘Taraf tutuyorsun’ demesinler. 

Geçen sene Kayseri’de oynanan 

Kayseri-Beşiktaş maçı. 

Top ceza sahasında Umut Bulut’un önünde, 

Umut altı pasın dışında ve numaralıya yakın bölümde, 

Sırtı kaleye dönük. 

Topu uzaklaştırmak için ayağını kaldırıyor, 

Cenk o aralığa ayağını sokuyor, 

Umut da top diye Cenk’e vuruyor. 

Tamam kural ‘Penaltı’ diyor da 

Golle alakası olmayan bir pozisyonda, 

Penaltı çalmak ne kadar adaletli? 

Diyorum ya bu işin bir standardı olmalı. 

Ben hakem olsam, 

Bu Beşiktaşlılığımla çalmam o düdüğü. 

Çalamam. 

Öte yandan, Ayhan Akman’a Beşiktaş forması giydiği dönemlerde, 

İnönü Stadı’nda Antalya maçında Ginchev’in 

Jackie Chan’vari, 

Çift parandeyle boyun kırma hareketini de gördü bu gözler. 

Penaltıyı çalamayan, 

O hakeme de hemencecik maçın bitişiyle, 

Gözlemci federasyon onaylı teşekkür mektubunu verecek!! 

Orada ilişiğini keseceksin hakemlikle. 

***

Ve işin en kötüsü, 

Hiçbir hakemin 

Hiçbir ligin standardı yok. 

Kimisi sert futbola müsaade ediyor, 

Ki maçın içinde bile göremezsin adamı. 

Kimisi Hollywood yıldızı gibi devamlı kameralarda. 

90 dakikalık futbol paketinde, 

20 dakika top sahada kalıyorsa bayram ediyoruz vallahi. 

FIFA zırt-pırt ona buna ceza keseceğine, 

Hakemlerini takibe, 

Ligleri göz hapsine alsın. 

Ne bu böyle yahu! 

Bütün bu olanlara bağlı olarak, 

18’in içinde oluşan her harekete, 

‘Penaltı’ diye ayağa kalkan, 

Küfürler savuran bir seyirci profilimiz oldu. 

Hakkaniyetle kazanmak isteyenlerin yerine, 

Tiyatrocuların(!) zaferidir bu.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

12 Mayıs 2021 Çarşamba

Garip işler!

11 Mayıs 2021 Salı

Kurt kışı geçirir yediği ayazı unutmaz

09 Mayıs 2021 Pazar

İyi düşünelim iyi bitsin...

DİĞER YAZARLAR

Aydın Türkmen

Galatasaray final takımıdır

12.05.2021

Engin Verel

Sonuna kadar varım

09.05.2021

Alen Markaryan

Garip işler!

12.05.2021

Kenan Karcı

Terim faktörü

07.02.2021

Mustafa Sapmaz

Enerjileri yükseldi

09.05.2021

Gürkan Ata

Acemice eşlik!

18.04.2021