• 01 Eylül 2020 Salı 08:00
  • |
  • 01 Eylül 2020 Salı 08:00

YAZAR

Alen Markaryan

Tek boş koltuk görmeyeceğim

Paylaş

Hazırlık maçı yapmadan, hazırlık pası bile yapamazsın... Yapamadık da... Üç topu üst-üste çeviremeden 3 gol yedik zaten... Mevzu bu garip süreçte galibiyeti nasıl bekliyor olduğunuzdu? Kollar göğüste kavuşuk olarak mı ya da eller belde mi? Yoksa her iki elinizle gözlerinizi kapatıp parmak arasından kaçamak yaparak mi? Eğer birinci şıkkı seçiyorsanız Kendinizden eminsiniz ama ben nerede yanlış yaptı mı cevaplamanız gerekiyor.... İkinci şıkkın üzerinde fazla durmayın Zarları attım ne gelecek diye bakınıyorsunuz babında bir mantık ortaya çıkacak ki Oralarda dolaşmayalım en iyisi... Eğer ellerimle gözlerimi kapattım diye parmak kaldırırsanız işte o zaman işler fena... Bunları kimin cevaplayacağı o kadar önemli değil. Önemli olan camia olarak bu bölüme nasıl geldiğimizdir. Niye hep yanlış hamle yapılmaktadır? Şampiyonlar Ligi’ne giriş maçına hazırlanmadan çıkmak nasıl bir ruh halidir? Dorukhan’ın Ümit Milli Takım’da sağ bek oynadığı bilinmiyor mudur? ‘Geçmiş bitmiş’ deyip üzerini kapatmamak derdim... Bugün sağ beksiz maça çıkılır mı diye isyan edenler, yarın forvet konusunu öbür gün sağ çizgi adamını orta yere koyacaklar. Allah aşkına Ersin için hepimizin iyi kanı ve dilekleri mevcut peki bu çocuk bu sıkışık takvimde 50 maçı çıkartabilir mi? Allah göstermesin sakatlığı var hastalığı var, kart cezası var, var oğlu var... Para yok tamam, o zaman Sergen Hoca’yı razı edeceksiniz gençlerle oynamaya. Para yoksa Rıdvan’ın olduğu yere değil adam olmayan yere, sağ tarafa transfer yapacağız. Fatih Aksoy’u göndermeyeceğiz. Elalem 18’liklerini çatır çatır koyuyorsa ilk 11e biz de koyacağız... Geçen sene gol kralı olup da milli takıma alınmayan delikanlı var ya U 18’de, al onu koy forvete Ver Oğuzhan’a en büyük sorumluluğu sonra çık bütün biletlere damping yap, makul fiyat oluştur ve de ki; “Tek boş koltuk görmeyeceğim.” Bir de böyle deneyin belki 7-7 gelir. Belli mi olur?!

YETER Kİ BEŞİKTAŞ İSTESİN

Bundan evvelki yönetimin garip müdahalelerine takılmıştı. Son dönemlerde biraz yavaşlamıştı ama hızlıydı... Bir kaç değişik konulara maruz, mağdur ve mağlup olduysa bile 11 de adını görünce “Gökhan da oynuyor oğlum” diye hevesleniyordu insanlar... Gol atıyordu… Çabuktu... Hele Galatasaray’a Olimpiyat’ta attığı golden sonra yaptığı hareket tişörtlere bile basılmıştı. Dedim ya garip hamlelerle Malatya’ya kiralandı. Tam emin değilim ama yerine de Lens alındı... Neler neler! Baskın güç, tartışılmaz erk son etmişti filmi... Neyse, mesele o değil... Mesele Beşiktaş’ın içinde bulunduğu durumdan mütevellit Gökhan’ı geri istemesi. Bizim Elon Musk gibi bitmeyen dolarlarımız var ya (!) (!) (!) Töre’yi Malatya’ya bonservissiz vermiştik. Hah işte! Mesele tam da bu... Adamlar bizim bonservissiz verdiğimiz Gökhan’a para istiyorlar... 1 milyon 'yurocuk'... Tabii mevzu sıkışmış durumda. Bildiğim kadarıyla bir şirket bu konudan dolayı sponsorluğunu dondurmuş bile... İşin adaleti ne şartlarda alındıysa aynen öyle geri verilmesidir Gökhan’ın.... Zira az bir şey Beşiktaş’tan koparılmıştır kendisi... Bu zor süreçte Malatya da zarar görmesin Beşiktaş da istediğini alsın... Geçmiş yönetimin hatalarıyla baş başa kalınmıştır ama Beşiktaş da istediğini almalıdır... Burası Beşiktaş’tır. Bir Gökhan giderse bir Gökhan gelir. Yeter ki Beşiktaş istesin...

ELDEKİ ELMA 

Anladığım kadarıyla Vida ya gitmek istiyor ya da gönderilmek isteniyor... Ya mutsuz ya da biz ondan mutlu değiliz... Her halükarda Beşiktaş sınırlarını terk edecek... Kim bu Vida? Hırvatistan Milli Takımı’nın stoperi... Ederi var, bence de değerli yani... Peki bu terk edişte Beşiktaş para kazanmalı değil mi? Tabii ki... Peki o zaman pazarlamayı iyi yapıyor muyuz? Hayır... Bu da alacaklarına karşılık gitmemeli. Yurt dışı ve ikili ilişkiler öne çıkarılmalı, nüfuzu çok olanlar devreye girmeli ve Vida gidecekse bu arkadaştan mutlaka kasaya para girmeli.... Vida gitmek istiyorsa lafım yok ama eldeki elma daldaki elmadan iyidir diye bitmek istiyorum yazıyı!  

YAZARIN DİĞER YAZILARI

28 Ekim 2020 Çarşamba

Tanı bunları tanı da büyü

27 Ekim 2020 Salı

Biraz dil altı, biraz kalp masajı

20 Ekim 2020 Salı

Arma aşkı yok denecek kadar azdır

DİĞER YAZARLAR

Aydın Türkmen

"Her şey değil, herşey"

30.10.2020

Engin Verel

Yüksek çözünürlük

26.10.2020

Alen Markaryan

Tanı bunları tanı da büyü

28.10.2020

Kenan Karcı

Koç imzalasa limit 400'e çıkacaktı

06.08.2020

Mustafa Sapmaz

Renk katacak

21.10.2020

Gürkan Ata

Acaba olacak mı diye beklemek!

18.10.2020