• 06 Nisan 2016 Çarşamba 09:03
  • |
  • 06 Nisan 2016 Çarşamba 09:03

YAZAR

Alen Markaryan

Satranç tahtasındayız

Paylaş

Gündem yoğun,
Ve akrep yedi boğum.

O yüzden size Kamikaze modeli uygulayacağım.
Kısa,
Derin,
Ve aniden…

Şampiyon olur muyuz, olamaz mıyız bilemem!?
Ama şampiyon olmak istiyorsak,
Bursa maçını Başakşehir'de
Futbolcuların alışık olduğu statta oynamamız gerekiyor.
Ben en başından beri içime sindirememiştim zaten de,
Bu bir evvel gece benlik bir durum olmaktan da çıktı.
Direk camiaya sirayet etmekte…

Bursa bile,
Yeni yapılan stadı hazır olmasına rağmen,
Açılışı Beşiktaş maçıyla yapmadıysa,
Bizim bu olayı çözümleyememe durumu ne ola ki?
Bu camianın dış etkenlere verdiği değerlere bakış açısıyla ilgili,
Ama dedim ya,
Bir evvel gece bu durum direk seçmeli ders 'matematiğe' dahil edilmiş durumda.
Benim işim uyarmak, benden söylemesi.

Öyle bir algı var ki;
Sanki 'Şeref Bey'
Bir milyar ışık yılı uzaktan gelmiş de,
Ateş alıp gidecek…
Yok öyle bir şey arkadaşlar. Yok! Yok!
Stat sonsuza dek bizim,
Onun için; 'Şampiyonluğa odaklanın' diye yırtınıyoruz.
Ki stadın tadını daha güzel çıkaralım.
Şu anda önem itibariyle,
Birinci sırada şampiyonluk ve onun kulübe getireceği sıcak para var.
Net.

Futbolcular kalabalık statlara alışık değil,
Psikolojileri bu modele şu an itibariyle uyumsuz,
Zira 50 bin kişinin önünde oynadıkları Fener maçı,
Ve 40 bin kişilik Konya maçından mağlubiyetle ayrıldılar.
Üstüne ikinci yarı iyi takımlara karşı oynadıkları maçlarda başarı oranları az…
Başakşehir, Fenerbahçe ve Kasımpaşa maçlarından yalnızca 1 puan alınabilmiş.
O yüzden rüzgâra karşı koşmaktansa,
Rüzgârı arkamıza almak hâlâ elimizde ve daha mantıklı duruyor.
Dedim ya bu bir matematik,
Veriler böyle,
Ve biz kesinlikle düşünerek uygulanması gereken satranç tahtasının üzerindeyiz.
Netice itibariyle,
Derin olan kuyu değildir.
Kısa olan iptir.
Hadi bana eyvallah.

Özür, mermi, küfür

Volkan Demirel,
Milli Takım'a tekrar çağrılıp çağrılmayacağı konularının konuşulduğu,
Ve o gelgitlerin arasında bocalanıyor olduğu bir ortamda,
Aradan kafayı uzatıvermiş:
"Kimse benden özür dilememi beklemesin."
Vaşşşşş!
Ne de egosu yüksek bir erkek,
Özür dilemesi beklenilen konu ise,
Kazakistan milli maçı tam oynanacakken,
Sahadan çekip gitmesi…
Takımı terk etmesinden mütevellit yani,
Onu da bu duruma iten tribünden yediği küfür…

Milli bir maçta renk ayrımı yapılmaması gerekiyor eyvallah ama,
Volkan'ın kendi takımıyla oynadığı derbi maçlarda,
Rakip takımlara yaptığı tahrik dolu hareketler,
Ve saha dışında tehditkâr tutumu,
Göz önünde tutulduğunda,
Fazla büyütmemesi gereken bir durum çıkıyor ortaya bence.
O yüzden,
Spor kamuoyunun büyük bir bölümü,
Özür filan beklemiyor senden Volkan…
Beklenilen sadece mütevazı ve nazik bir üslup,
Diğer kalan, yani benim de içinde olduğum bölüm de,
"Oynasan da olur, oynamasan da" diyor.
Lakin oturup düşünmende fayda var.
Milli Takım'a mensup bir oyunu olarak hem de
Zira, milli duyguların bu kadar hassas olduğu bir ortamda,
Millet vatanı için dağda, bayırda mermi yerken,
Senin küfür yemeyi bu kadar uzatman biraz garip kaçıyor.
Sağlıcakla.
 

Brütüs algoritması
 
Ayağındaki kartal dövmesinin basına sızdırıldığı günden beri,
Beşiktaşlı olup olmadığı tartışılır Gökhan Gönül'ün…
Benim açımdan bir sıkıntı yok.
Tartışsınlar…
İşini iyi yapan bir futbolcu olması bir yana,
Sessiz,
Vakur ve makul bir delikanlıdır da.
Şahsım adına konuşuyorum,
Beşiktaş'ta oynamasını hep istemişimdir de.
 
Lakin son zamanlarda isminin Beşiktaş'la anılıyor olması da dikkatimi çekmedi değil.
Öyle geniş geniş!
Uluorta!
İnce bir meydan okuma havası yayarak,
Pek de 'Hayra alamet değil' dedim.
'Hele bir dur!
Nasıl bir son bekliyor çocuğu' diye de meraklandım bir yandan,
Hani yaşlılığından mütevellit oturduğu yerden,
Dizlerine vurup da
"Yediler gül gibi delikanlımı" diye ağıtlar yakan nineler vardır ya,
O moddayım.
Her an bir haber bekliyorum.
Çok geçmeden "Laaap!" diye bırakıverdiler orta yere,
Gökhan Gönül'de doping başlıkları süsledi gazeteleri,
Hem de anıldığı kulübün maçında,
En büyük kazık en sevdiklerinden gelirmiş psikolojisinin göbeğine oturtturdular Gökhan'ı
Buram buram bir Brütüs filmi algoritması sanki,
Attılar çocuğu 'klasikler' (!) arasına iyi mi.
 

 
Hatırlamıyorum
 
Kasımpaşalı futbolcu Eren Derdiyok,
Kazandıkları Beşiktaş maçından sonra,
"Tüm takım arkadaşlarımı tebrik ederim,
Lig boyunca böyle mücadele ettiğimizi hatırlamıyorum" demiş.
İşin tuhafı biz de hatırlamıyoruz Eren!
Hayırdır yani!!!

Beşiktaş'ın, Beşiktaş'tan başka dostu yok da,
Lakin Beşiktaş maçında gösterdiğiniz performansı,
Tüm sezona yaysanız,
F.Bahçe yerine sizinle çekişiyor olurduk.
Eeeee! Ne diyelim Eren!
Allah tamamına erdirsin!

YAZARIN DİĞER YAZILARI

05 Mayıs 2021 Çarşamba

Kırk tilki yanlışını bekler

02 Mayıs 2021 Pazar

Buzdolabında ne varsa

29 Nisan 2021 Perşembe

Kızıl tren

DİĞER YAZARLAR

Aydın Türkmen

Gözler maçta akıl derbide

03.05.2021

Engin Verel

Nazire...

04.05.2021

Alen Markaryan

Kırk tilki yanlışını bekler

05.05.2021

Kenan Karcı

Terim faktörü

07.02.2021

Mustafa Sapmaz

Letonya laneti

31.03.2021

Gürkan Ata

Acemice eşlik!

18.04.2021