• 21 Mart 2018 Çarşamba 01:00
  • |
  • 21 Mart 2018 Çarşamba 01:00

YAZAR

Alen Markaryan

KÜL ELENMEMİŞ, PAZARLIKSIZ

Paylaş

Başakşehir maçı 

Çakallarla dans edip, 

Gece gündüz, kar-kış demeden yürüyüp de 

Ulaştığın tepenin ardındaki 

Denizdi… 

Denizde iskeleye bağlı tekneydi. 

Teknedeki anahtardı, 

Yalnızca kontağı çevirmek kalmıştı. 

Hani diyorlar ya filmlerde, 

“Ver elini Meksika...” 

Öyle. 

Peki bu ‘Şampiyonluk gitti’ demek mi? 

Hayır. 

Havlu mu attık? 

Hayır. 

Her şey mümkün mü? 

Evet. 

Hele medcezir dolu ligimizde 

Sırası gelmeyen konuşmasın bence. 

Kim bilir bir bakmışsınız 14. hafta…. 

Lakin gelin biz, 

Anahtarı üstünde tekneyi niye çalıştıramadık ona bakalım. 

Hazır bu hafta lig maçları da yokken… 

*** 

‘Yanlış kadro seçimi’ diye giriş yaparsak yazıya hiç fena olmaz gibime geliyor. 

Öncelikle iki metrelik Adebayor

1.70’lik Medel eşleşmesi hiç hoş ve adil gözükmedi. 

Pepe’nin yokluğunda, 

Vida gibi bir adam duruyorsa yanında, 

Ve bu adama dünya para verilmişse, 

Ve oynatmıyorsan, 

Sorulara maruz kalırsın hocam. 

Ki, Tosic’in yanına Vida’yı tercih ettiğinde Başakşehir orta sahasıyla çarpışacak 

Medel diye bir adam olacaktı elinde. 

Orta sahadaki Tolgay-Atiba ikilisinde sorun yaşadığımızı bir tek ben görmüyorum. 

Başakşehir maçından hemen önce oynadığımız Bayern maçında, 

Ribery’nin iki defa üst üste çizgide taşıdığı topu, 

Bizim ceza sahamızla orta sahamız arasına enlemesine bıraktığını, 

Ortadan bodoslama gelen Bayernli topçuya, 

Kimsenin eşlik etmediğini, 

Ve nihayetinde gol yediğimizi, 

Dikkatli gözlerin hepsi biliyor. 

Daha o yaşananlar taze hafızadayken, 

3 gün sonra Başakşehir maçında, 

Visca ve Adebayor’un aynı Ribery gibi, 

Topları orta yere bırakıp tehlike yaratmalarını, 

Neyle açıklayabiliriz. 

En basitinden, onlar dersine iyi çalışmış, 

Biz yan gelip yatmışız. 

Aynı Caner gibi! 

Ne o öyle millet ısınırken, 

Ayak ayak üstüne atıp da yedek kulübesinde oturmak. 

Ne yani Adriano’yu oynatmasın mı Şenol Hoca

Neyin tribi bu? 

Hem oyuna girdikten sonra, 

Orta sahayı geçer geçmez gelişi güzel yaptığın ortalar, 

“Sıfıra inecek gücüm yok” demek değil mi? 

Sırf sen değil, 

Ne Gökhan ne Lens

Çizgiye inip tek orta yapamadı. 

*** 

Quaresma yoksa sıfıra inip, ‘orta’ya…!!! 

Quaresma yoksa Talisca da oynamıyor mu acaba. 

Tabi bu arada iki kelam da Quaresma’ya etmek gerekiyor. 

Geldiğinden beri kızdığım tek olayı, 

Fenerbahçe maçındaki “Katline vacip” sahnelerdi. 

Kick-boks anlatıcısı sevgili Bilgehan Demir

“Maçı ben mi anlatsaydım” demiş ya, 

Biz o işleri tadında, “Pascal”da bırakmalıydık. 

İyi Quaresma yoktu da 

Bizde bir sürü çizgi adamı yok muydu sahi. 

Diyor ya Atilla İlhan

“Nereye kayboldular kim bilir?” diye, 

Aras Özbiliz vardı mesela, 

Kerim Frei

Olcay

Hele hele Orkan’ı biz nereye, niye verdik? 

Şampiyonluğa oynayan takım, 

Devre arasında elindeki güçleri mi dağıtır, 

Yoksa takımına takviye mi yapar? 

Alternatif mi çoğaltır. 

Farkında mısınız, 

Santrforu yok bu takımın. 

Gomez’in, 

Pozisyon yokken kendi becerisiyle kaç puan kazandırdığını biliyor musunuz Beşiktaş’a, 

Ya Demba’nın… 

Sonra kara fırtına Aboubakar’ın, 

Rakip defansları, 

Rüzgârda savrulan boş poşet gibi dağıtıp, tabelaya yazdıkları… 

Baksanıza, 

Kişisel becerilerle onlarca puan almışız. 

*** 

Cenk’in bütün bu saydığım golcülerin arkasında, 

Ayak ayak üstüne atmayıp, 

Çok çalışıp, 

Kabiliyetiyle, üstüne kattıklarıyla, fırsatçılıklarıyla kazandırdıkları ortada. 

Peki onun kazandırdığı 22 milyon euroyu biz ne etmişiz. 

3L’ye vermişiz. 

3L de ne demeyin? 

Lens, Love, Larin… 

Sahi Larin hani. 

Love’u zaten oyundan alındığında, 

Ağzını burnunu görüyoruz sadece. 

Bu oyuncular alınırken afedersiniz bir tarafımızı yırttık. 

‘Gole dönük orta sahamız yok’ diye. 

‘Oğuzhan’a bir şeyler oluyor’ diye, 

Ne oldu? 

Stoper depolamasına gittik. 

İyi de Şenol Hoca’nın oynatmayacağı ve ‘Tamam’ demediği oyuncular neden alındı ki, 

Eğer ‘Tamam’ deyip de alındıysa zaten sorun daha da büyük demektir. 

Ha Şenol Hoca da 

Burak Yılmaz ile Volkan Şen alınmadı diye hayıflanıyorsa, 

Şarkıya yanlış notadan giriyor demektir. 

Bütün bu saydıklarım Başakşehir maçı kaybedildi diye yazılmadı. 

Maçtır bu, kaybedilir. 

Beşiktaş ilk defa da maç kaybetmiyor. 

Lakin çatır çatır oynayan takım her geçen sene biraz daha güç kaybediyorsa, 

‘Futbolda dün yoktur’ klişesi çıkar karşımıza, 

Gözle görülen, düşüşe çare üretmeyip, önlem almıyorsan, 

Transferlerde yanlış mevkilere, yanlış topçu transferi yapıyorsan, 

Nazım Hikmet’in dediği gibi, 

“Kabahatin çoğu sende” canım kardeşim… 

*** 

Bu bir eleştiri yazısı değildir. 

Hani aşık olduğun kişiye, 

Olması gerekip de olmayan konuları, 

Kafanın ve gönlünün içinde depreşenleri yazarsın ya 

Öyle… 

Kül elenmemiş, pazarlıksız. 

Zira sevgilin bu alemin hâlâ hem en iyisi hem en güzeli… 

Serzenişimiz bunadır. 

Hem en iyi, 

Hem en güzelken, 

Niye?

YAZARIN DİĞER YAZILARI

11 Mayıs 2021 Salı

Kurt kışı geçirir yediği ayazı unutmaz

09 Mayıs 2021 Pazar

İyi düşünelim iyi bitsin...

05 Mayıs 2021 Çarşamba

Kırk tilki yanlışını bekler

DİĞER YAZARLAR

Aydın Türkmen

'Ah be' dedirten zafer!

09.05.2021

Engin Verel

Sonuna kadar varım

09.05.2021

Alen Markaryan

Kurt kışı geçirir yediği ayazı unutmaz

11.05.2021

Kenan Karcı

Terim faktörü

07.02.2021

Mustafa Sapmaz

Enerjileri yükseldi

09.05.2021

Gürkan Ata

Acemice eşlik!

18.04.2021