• 7 Mayıs 2014 Çarşamba 02:00
  • |
  • 6 Mayıs 2014 Salı 19:33

YAZAR

Alen Markaryan

İstifa

Paylaş

Cumartesi günü tribünler ‘İstifa!’ diye bağırdı ya

Niye, niçin, kime bağırıldığının hiçbir önemi yok.
‘İstifa!’ bağırıldığında
Muhatap alınan makam
İnsanlar niye ‘İstifa!’ diye bağırılıyoru araştıracağına
Eylem tarafını hemen suçlamaya geçerler.
Ya ‘Bilet istediler, vermedik’ diyerek yönlendirmeye müsait kısmı yanına çekmeye çalışırlar
Ya da ‘Kesin birilerinden para almışlardır’ diyerek insanları aşağılarlar.
Bence dünyanın her yerinde üç aşağı beş yukarı bu böyledir.
Bakın size Atilla Abi’nin (Gökçe) yüksek hoşgörüsüne dayanarak ne anlatacağım.
……………

Süleyman Sebalı yıllardı
Ve ‘istifa’ bulutları dolanıyordu tribünlerde.
O günlerin birinde sevgili büyüğüm Atilla Gökçe
Köşesinde İnönü Stadı’nın kapalısına ithafen
‘Uzaktan kumandalılar’ diye bir yazı yazmıştı.
Acayip içerlemiştim.
Tribünleri birilerinin bağırttığına dikkat çekiyordu.
Oysa bildiğim kadarıyla kimseyle temasımız olmamıştı.
En azından kumandayı çalıştıracak hiçbir manyetik alana girmemiştik.
Dedim ya ‘Acayip içerlemiştim.’
Elimde gazete dolanıyordum.
Ne yapıp edip, Atilla Ağabey’e derdimi anlatmalı,
Böyle bir şey olmadığına, onu inandırmalıydım.
Atladım arabaya gittim Levent’teki tesislere
O zaman Atilla Ağabey, TSYD Başkanı.
Ve ortalıkta dolanan ‘Çapulcu’ laflarına inat
Kapalı Çarşı’da 9 kişilik kuyumcu atölyem var benim de…
Kişilik özgüvenim de maksimum anlayacağınız.
Laf aramızda
Allah’tan Yıldırım Demirören’in o dönemler Beşiktaş’la hiçbir bağı yok.
Yoksa ‘Kuyumcuyu da o açtı Alen’e’ diyeceklerdi.
Malum ağız torba değil.
Neyse…
Biz dönelim Atilla Ağabey’e
Levent’teki TSYD binasına geldiğimde
Odalardan birinde rahmetli Kazım Ağabey’i (Kanat) gördüm.
Meramımı anlattım.
Ve beni Atilla Ağabey’le konuşturmasını rica ettim.
Araları limoniymiş.
‘Beni bulaştırma’ dedi.
Çok ısrar edince kıramadı
Nur içinde yatsın.
Aldı odasına götürdü beni.
Önce konuşmak istemedi Atilla Ağabey haklı olarak.
Ne dediğini bilen, aklı başında bir adamdım.
Çayla, dengeyi kurduk.
Kahveyle muhabbeti ilerlettik.
Onun da anlatacakları varmış ki
10 dakikalık rica 2-3 saatlik sohbeti buldu.
İkna ettiğime inanıyordum.
Şunu demiştim:
“Atilla Ağabey şimdi sen benim önüme para yığsan
Ve desen ki,
‘Alen al bunları, yarın git tribünde şahsıma bağırttır.”
Atilla ağabey sadece dinliyordu.
“Böyle bir şey olabilir mi?” diye devam ettim.
O tribündeki insanlar kaz mı?
Bana sormayacaklar mı,
‘Alen ne alaka, bunu niye bağırıyoruz!
Ne indirdin, ne bindirdin!’ diye didiklemeyecekler mi” diye içimi döküyordum.
“İnsanlar ancak gelişen olayların birikimleriyle
Ve ortak bir felsefe bileşkesinde beraber hareket edebilirler” diye de final yaptım.
Atilla Ağabey kalender bir adamdı.
Doğru insana, düzgün bir şekilde derdimi anlatabilmiştim.
Benim içten, samimi, doğruları konuştuğumu anlayabiliyorduk.
Fikri hür, vicdanı hür, gün bugündür deyüp
Şaha kaldırdım atımı.
Yazıyı tekzip etmesini bile rica etmiştim.
Şimdi başa dönersek
……………..

Türk spor alemi
En çok ‘bedava bilet’ lafına aşınadır her halde.
Karalamanın en kolay yoludur çünkü.
Lakin insanlarımız
30 binlik Kadir Has Stadı yapılmadan çok önce…
Çıkarılan yüzde 5 kontenjanın
En baba statta bile 750 kişiye tekabül ettiğini
Bu miktarın mutlaka yarısının
Online olmak üzere satılması gerektiğini
Ve bunun da valilik tarafından takip edildiğini bilmemektedirler. Ya da bilmektedirler de işlerine gelmemektedir.
Hal böyleyken
Biletin ‘arsızca’ bedava hali
Nasıl insanların azında pelesenk olabilir.
Bu nasıl bir matematiktir.
Ya da bu nasıl haset dolu bir kalptir anlamamışımdır.
Bu işin deplasman kısmı!!
Bir de iç sahadaki durumlar var ki, facia…
Önce şunu söylemeliyim.
Kim bir şeyi devamlı gündeme getirip
Ve o konuda üste çıkmaya çalışıyorsa
Bilin ki o kişi o işin yatağındadır.
Bağırması da o işin yorganıdır.
Tribünde çıkan her kavgayı
Rant kavgası olarak algılayan bir toplumun
Sırf o algısını kırmak için
Özellikle 2006’dan sonra
‘Kapalı’nın yüzde 95’inin kombineli olmasını sağlamıştık.
Kapalı’da hiç bilet satılmamasına rağmen
İnsanlar hala ‘bedava bilet ve karaborsadan’ bahsediyordu.
Anlayın gayri…
Bu konuda anlatacak çok şey var ama
Yazmakla başa çıkmamız mümkün değil.
Mümkün olan
Hakarete, ihanete, yalana ve yılana
Müsaade etmememizdir.
Mümkün olan
Her karşınızda olanı düşman görmemektir.
Ve mümkün olan
Sana kardeşçe, arkadaşça yaklaşanlara
Tuzak kurup, ellerini ovuşturmamaktır.
Spor kamuoyuna hürmetlerimle.
 
Sayın Cavcav
“Beşiktaş gitsin başka ligde oynasın” diyor.
Kim diyor?
İlhan Cavcav
Niye diyor?
İşine gelmiyor.
Dün Aziz Yıldırım için “Ülkeyi bölüyor” diyen bir adam.
Bugün ona övgüler düzüyorsa
İşine geldiği gibi konuşmayı sevdiği içindir.
Dün ‘Sahada 5 yabancı kuralına olur’ diyenler.
Bugün ‘İstemezük’ demektedirler.
Ona görev plan yapan Beşiktaş.
Bu kural değişikliğine haklı olarak itiraz edince de
Kötü çocuk oluyor.
Ya adama bakar mısınız!
“Başka ligde oynasın Beşiktaş” diyor ya!
Bu ne cürettir.
Bu ne kifayetsizliktir.
Bu ne başı boşluktur.
Ülke futbolunun gelişmesi için bile önemli olan
Bu konu nasıl böyle basite indirilebilir.
Beşiktaş isminin geçtiği bir cümle, nereye gittiğini bilmeden, nasıl ulu orta ve negatif anlamda kullanılabilir.
Kendi iç saha maçlarında
“1 TL” olan bilet fiyatını
İstanbul takımları Ankara’ya geldiğinde 50 TL ve üzeri yapan bu Bey’in
Ne yaptığını bilmezliği ve tavırlarındaki bozukluk yetmiştir gayri.
Beşiktaş yönetiminin
Kendi kongre üyelerine gösterdiği ‘hassasiyeti!!!’
Bu Bey için de göstermesi artık şart olmuştur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

30 Kasım 2021 Salı

Güven çıkar oyundan!

28 Kasım 2021 Pazar

Bilica'nın çukuru!

25 Kasım 2021 Perşembe

En ciddi mesele bu

DİĞER YAZARLAR

Aydın Türkmen

Aslan gibi

26.11.2021

Engin Verel

El birliğiyle...

30.11.2021

Alen Markaryan

Güven çıkar oyundan!

30.11.2021

Kenan Karcı

Tamirci Çırağının İsyanı

12.10.2021

Mustafa Sapmaz

Plan ve sakinlik

22.11.2021

Gürkan Ata

Az atak, az şutla çok iş yapmak!

29.11.2021