• 17 Aralık 2018 Pazartesi 08:00
  • |
  • 17 Aralık 2018 Pazartesi 08:00

YAZAR

Alen Markaryan

Hırs güzel ama!

Paylaş

Perşembe günkü kırmızıdan sonra, Şenol Hoca’nın mecburiyetten bile olsa dün gece Quaresma’yı ilk 11’e koyması, Çoğu yerde homurtuya sebep oldu. İş artık sebep sonuç ilişkisini de geçmiş durumda. Endüstriyel futbol ve uzantıları, Yavaş yavaş kamara içindeki suyu doldurmakta. Ve gün gelecek su seviyesi nefes aldırmayacak boyuta geldiğinde... Gökhan’lardan Gönül düzelemiyor. Töre takıma giremiyor. Pepe pasaportunu cebine koymuş. Tribünlerin yarısı cezalı. Görünen o ki hiç kimse beynindekini de gönlündekini de orta yere koyamıyor. Ve hakem Umut Meler’in, “Her şey yalan bu gerçek” dediği düdük sesiyle bütün bu düşünceleri bir kenara koyduk. Atiba-Medel savaşan, Ljajic düşünen kısmındaydı takımın. Güven ise golü koklayan çocuk pozisyonundaydı. Maç başladığında atak oynuyoruz gibi gözüksek de, Trabzon atakları daha bir göze görünür yerdeydi sanki. Yalnız 1 dakika arayla önce Karius, Sonra Trabzon yan ağları gollük pozisyonlara dur dedi. Dikkatimi çeken ilk şey iki takımın da maçın sonunu düşünmeden, Daha ilk dakikalarda maksimum kondisyonla oynamalarıydı. Harbi kora kor, tempolu bir maç oynanıyordu. Trabzon, 6-7 kişiyle öne çıkıyor, Beşiktaş’a baskı kurmaya çalışıyor, Kaptırdıkları toplarla da Lens’in önüne atılan uzun paslar, maça seyir zevki getiriyordu. Bir ara Beşiktaş’ın genetik yapısı mevcut duruma isyan etti sanki. Bir başkaldırış, bir abluka, peş peşe kornerler... En önemlisi son dönemlerde seyrettiğimiz en istekli Beşiktaş. Öyle ki İstanbul soğuğunda paltosuna sığınan insanlar bile gaza gelmişti.  Lakin maçın başından beri sağdan gelen Trabzon ataklarındaki, Sol tarafı boş bırakma hastalığı maalesef üçüncüsünde başımıza bela oldu: 0-1. İkinci yarı Trabzon’un ikinci şok golüyle başladı. Oysa oynanan oyuna ve sahadaki hırsa istinaden herkes ümitliydi ikinci yarıdan. Gökhan Gönül ve Caner değişiklikleriyle, İlk yarıda açık veren çizgileri kapatmaya çalışan Şenol Hoca’ya da sürpriz olmuştu bu gol.  Ama dedik ya pes etmeyen bir Beşiktaş vardı sahada.  Umutların en solgun dakikalarında, Dorukhan diye bir çocuk çıktı sahneye,  Ceza sahasını karıştırdı. Topun fi lelere gidişine vesile olduğunda fark 1’e iniyordu. Bizim için maç yeniden başlamıştı. Golden sonra tam 10 dakika Trabzon sahasından çıkamadı. Nasıl bir abluka anlatamam. Ve bu baskı içinde, “Dorukhan, Beşiktaş’ın ikinci golünü attı.” Diyorduk ki gol VAR’a takıldı. İptal edilen gol sonrası Beşiktaş’ın temposu biraz düştü. Keşke o pozisyon golle sonuçlanmasaydı diyorum. Zira o muhteşem baskı devam edecekti. Ve mutlaka golle sonuçlanan başka bir pozisyon doğacaktı. Enteresan ama psikolojik olarak da hızımız kesildi maalesef. Artık daha temkinliydik. Zaman daralıyordu ve bu arada Caner’in hayati iki kafa topundan birini kaleci, birini direk kurtarıyordu. Dedik ya hırs her şeydir diye... Maçı bırakmayan Beşiktaş’a bir son dakika hediyesi Mustafa’dan geldi. Beraberlik ne yana düşer bilmiyorum ama, Konuşması gerekenleri dinlemek istiyorum. Öne çıksınlar lütfen.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

25 Ocak 2022 Salı

Larin'in halleri

23 Ocak 2022 Pazar

Nemrutluk diz boyu

19 Ocak 2022 Çarşamba

Evlerinin önü boyalı direk!

DİĞER YAZARLAR

Aydın Türkmen

Bir çuval incir berbat oldu

24.01.2022

Engin Verel

Zümrüd-ü Anka gelse...

23.01.2022

Alen Markaryan

Larin'in halleri

25.01.2022

Kenan Karcı

Tamirci Çırağının İsyanı

12.10.2021

Mustafa Sapmaz

Fark oyun yapısı

14.12.2021

Gürkan Ata

Çok net: Bu takım savunma yapamıyor!

24.01.2022