• 11 Mart 2020 Çarşamba 08:00
  • |
  • 11 Mart 2020 Çarşamba 08:00

YAZAR

Alen Markaryan

Evin kereveti

Paylaş

Cuma günü Ljajic oyuna girdikten bir süre sonra gol attı... Allah için güzel goldü... Sonra maksadını anlamadığım şekilde Artık içinde ne depreştirdiyse Gözleriyle bütün stadı tarayarak Önce kulaklarını kapadı... Bu bir tripti. Ve bu taraftara “Siz konuşun, ben duymuyorum” demekti. Sonra ikinci hamleyi yapmakta gecikmedi. ki elini havaya kaldırıp beş parmağını bir noktada birleştirip açıp kapamaya geçti ki Bu da “Siz anca konuşursunuz, bak ben gol atıyorum” demekti... Takım arkadaşları gol sevinci yaşıyormuş gibi yapıp daha fazla ileri gitmesini engellediler Ljajic’in.... Buraya kadar ne eksik ne fazla anlattım. Durum bu... Tabii hal böyleyken bir dolu soru çıkıyor karşımıza... Mesela, bu çocuk ne yaşamıştır da bir gol attıktan sonra bu ruh haline girmiştir? Mesela, bu çocuğun oturup kalktığı adamlar bu arkadaşlarına “Yanlış düşünüyorsun, insanlar sitem etmekte haklı “demeyip Aksine gaz mı vermişlerdir? Sonra Ljajic hiç aynaya bakmıyor mudur? Kiralık oynarken baya iyiyken 40 trilyon verilip satın alındıktan sonra yoklar durağında yaşamak nasıl bir duygudur? Sonra bir Beşiktaş futbolcusunun trol hesaplarla ne işi olabilir ki! Kendisine yöneltilen eleştirilerde onların sahneye çıkmasını nasıl açıklayabilir yoksa? Bu arkadaşın menajeri yok mudur ki? Yaptığının yanlış olduğunu söylesin. Çıkıp özür dilemesi gereken yerde Hala yanlış yönlendirilmesi ne kadar gariptir. “G.Saray maçı var, susun şimdi” diye ortalıkta dolaşan bazı arkadaşlar var. Bir senedir top oynamayan bir adamı bu kadar savunmanın, Top oynayacak diye beklemenin, Sizin tabirinizle maç seçip oynayacak olmasını kabullenmek nasıl bir gaftır. Yani bir sene oynama E hadi bu hafta Galatasaray maçı var. Çıkıp da oynayayım bari mantığını beyninizin hangi hücresinde taşıyorsunuz? Ljajic’i eleştirenlere ‘Quaresma’ya konuşmuyordunuz’ demek nasıl bir Beşiktaş düşmanlığıdır. Quaresma babamızın oğlu mudur ki onu savunalım. Hoş! Babamın oğlu olsa da fark etmez. Beşiktaş’a yararı olmayan adamla hiç işim olmaz. Son olarak Ljajic kardeşime şunu söylemeliyim. Biz senin kapasitenin ne olduğunu da Buna rağmen nasıl kötü oynadığını da biliyoruz. Ve bu Beşiktaş’a maddi manevi zarar vermekte. Beşiktaş’a zarar verdiği için de huysuzlaşıyoruz. Seni eleştirmemiz ondan... Sen de bunlardan ders alıp iyi olmaya çalışacağına, Şekilden şekile giriyorsun. Sen profesyonelsin ve paranı tıkır tıkır alıyorsun Oynamak zorundasın Oynamazsan eleştirilirsin... Bu kadar basit. O yüzden çık sana yakışır bir açıklama yap. Sonra yine çık, G.Saray maçında topunu oyna... Ve sonra yine çık evin kerevetine, Damdan 3 elma düşsün simlerini sen koy... 

Gün geldi çattı…

Sivas’ın penaltı kazandığı pozisyonda Penaltıya sebep Seri’nin sarı kartı vardı. Düdük çalındığında sarı kartla beraber yürünmeliydi ki, cesaret edilemedi. Zira haftaya Beşiktaş maçı vardı ve arkadaş sahaya çıkamayacaktı. Mantıkta ve bilinç altında neyin arkasına sığınıldı? Yeni çıkan kurala göre ‘Penaltı zaten bir ceza, sarı ya da kırmızı gösterip ikinci bir cezaya gerek yok’ deniyor ya, ona.... Pöh! Biz de yedik... Hadi onu geçtik, Saracci’nin pozisyonuna ne kulp bulacaksınız? Eğer Sumo güreşinde bile hakem diskalifiye vermezse bir şey bilmiyorum... Verilmeme sebebi belli. Beşiktaş maçı!!! Ne olursa olsun bizden olmasın mantığındalar... Perşembe günü maçın hakemi açıklanacak. Kesinlikle camianın ve yönetimin istemediği bir hakem olmamalı bu. Ve maç günü naçizane tüm yönetim eksiksiz şeref tribününde yerini almalıdır. Bu, futbolcuya güven aşılar. Moral verir.... Ve camia tüm enerjisiyle bu maça odaklanmalıdır... Hadi rast gele.....

Altyapı gümbür gümbür

Bu hafta sonu Beşiktaş altyapısının şovu vardı. Önce 13 yaş altı gruplarda G.Saray’ı yendik. Bu yeni başlayan 8 takımlı liglerinin ilk haftasıydı... Fulya’da oynanan maçı 3-1 kazandık. Haftaya Kadıköy’de F.Bahçe’yle oynanacak... Hadi bakalım genç Kartallar Yolunuz açık olsun... Sonra Dereağzı Tesisleri’nde 15 yaşaltı takımının F.Bahçe ile maçı vardı... O da lig maçıydı... 3-0 geriye düşülen maçta 3-4 lük skor yakalandı... Mükemmel bir geri dönüştü bu ve akıllara yine Kadıköy’de taaa 2005’te alınan 3-4 lük galibiyeti getirdi.... Aferin çocuklar... Şu an O’Neill’in dediği gibi hiçbir başarı yetmesin size. Hep daha yukarı!!! Son olarak basket takımına bir paragraf açmak istiyorum... Onlar da 20 sayı geriden gelip son saniye basketiyle Fener’e yenildiler. 30 milyon euroluk takıma karşı mükemmel oynadılar... Burak Bıyıktay ve ekibini kutlarız... Beşiktaş ruhuyla yıkanmış bütün sporcularımıza selam olsun....  

Beşiktaş kadın futbol

Atletico Madrid’in kadın takımıyla Beşiktaş kadın takımının maçı vardı 7 mart günü Şeref Bey’de. 8 mart Kadınlar Günü’ne ithafen yani... Dolduk taştık... 40 bine yakın taraftar geldi maça. Bu bir rekordu... Beşiktaş taraftarı kadın takımına nasıl yanında olunur, nasıl destek verilirin fotoğrafını paylaşmıştı tüm dünyayla aslında... Türkiye’nin dünyaya nasıl örnek olduğunun kanıtıydı da Beşiktaş taraftarının bu davranışı Özellikle Kadınlar Günü haftasında. Netice itibarıyla diğer kulüplerin de bu branşa destek vermelerinin mutlak olduğunu da gösterdik... Ve Beşiktaşımız’la Kadın futbol takımıyla Kadınlarımızla bir kez daha gurur duyduk... Var olasın Beşiktaş... 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

27 Ekim 2020 Salı

Biraz dil altı, biraz kalp masajı

20 Ekim 2020 Salı

Arma aşkı yok denecek kadar azdır

13 Ekim 2020 Salı

Her başkan harcadıklarından sorumlu olmalı

DİĞER YAZARLAR

Aydın Türkmen

Atlı karınca

25.10.2020

Engin Verel

Yüksek çözünürlük

26.10.2020

Alen Markaryan

Biraz dil altı, biraz kalp masajı

27.10.2020

Kenan Karcı

Koç imzalasa limit 400'e çıkacaktı

06.08.2020

Mustafa Sapmaz

Renk katacak

21.10.2020

Gürkan Ata

Acaba olacak mı diye beklemek!

18.10.2020