• 3 Mart 2019 Pazar 08:00
  • |
  • 3 Mart 2019 Pazar 02:36

YAZAR

Alen Markaryan

Çözüktü, bezikti, gidikti

Paylaş

Öyle bir haftanın içindeydik ki, Beşiktaş-F.Bahçe maçının ikinci yarısında başlayan lodos, “Hatay’da az kalsın fırtınaya dönüyor” diyorduk ki, Trabzon-Ümraniye maçında Karadeniz’in ortasında kaldık. Ve bütün bu olanlardan sonra, Federasyon Başkanı istifa etti. Yağmur gibi yağan gündem değişikliklerinin, Eteklerinde kalmıştık. Yani gündem dağ gibiydi ve biz yetişemiyorduk.

***

Şenol Hoca’nın milli takımla anlaşmasını maçın girişine bırakmamın sebebi, Maçı milli takım hocası olarak kulübede mi, Yoksa Beşiktaş’ın başında bir teknik direktör olarak saha kenarında mı seyredecek olmasını merak etmemdendi.

Fenerbahçe maçında ilk 11’de olmayan Quaresma ve Medel bu kez sahadaydı! Gerisi bildiğiniz isimlerdi.

İlk pozisyon başlangıcında Burak ofsaytta kalınca kameralar Hikmet Karaman’ı gösterdiğinde, 2003’te Kocaeli’nin başındayken son dakikada yedikleri golde orta sahaya gelişi, Ve eliyle alnını silerek, “Ter bu, alın teri” diye haykırması geldi gözümün önüne. Ne alakaysa aklıma geldi işte! Neyse.

10. dakika bittiğinde henüz atak yapamamıştık. Niyesini bilemedim. Geriye yaslanarak oynamak da nereden çıktıysa, Onu da bilemedim. Zira her 2-3 kişiyle çıkmaya çalıştığımızda, Atak Kayseri yarı sahasında eriyip karşı hücuma dönüşüyordu.

Belli ki hocaları, “Orta sahada baskı yapın, alın topu” demişti. Biz de bu duruma 30. dakika itibarıyla hala bir önlem almamıştık.

Hani şöyle kenarlara oynasak, Ljajic adam eksiltme yeteneğini hatırlasa, Quaresma’ya alan yaratılsa diye baya bekledik.

Sonra hafif öne çıkmaya başlayınca kalite farkı da ortaya çıktı. Çok ince baskı ve 2 kornerde gol bulduk. “Hayat sigortası” diye tabir ettiğimiz Atiba, sahne almış, Bir korner atışında olması gereken yerde bitivermişti: 0-1. İkinci yarının başında yaşanılan bir pozisyon sonrası, Güven kardeşimize söyleyeceğimiz ilk söz,  Gol attırmanın da gol atmak kadar önemli olduğu, Ve egoistçe top oynamanın kendisine fayda getirmeyeceğini belirtmek olacaktır.

Bizi dinler, dinlemez kendi bileceği iş. Sonra topun bir o kalede, bir bu sahada dolanıp durduğunu gördük.

İki takımın orta sahası yolgeçen hanını andırdığından, Kale önleri alarm üstüne alarm veriyordu. Bu furyada ilk piyango bize çarptı. Öyle pis bir kafa topu aldı ki Karius, En iyisi konuşmayayım: 1-1.

Fenerbahçe maçında ikinci yarıdaki düşüşün aynısı yaşanıyordu.

İkinci golü de bu düşüş sırasında yedik.

Mağluptuk,

Ve işler iyi gitmiyordu.

Son dakikalarda attığımız beraberlik golü de görüşlerimi değiştirmeyecekti.

Güven bozuk,

Dorukhan çözük,

Quaresma bezik,

Karius bitik,

Takım çökük,

Şenol Güneş gidikti.

Ve hava kurşun gibi ağırdı.  

YAZARIN DİĞER YAZILARI

5 Aralık 2023 Salı

KONGRE

4 Aralık 2023 Pazartesi

İsterse alem-i cihan olsun...

28 Kasım 2023 Salı

‘Böyle kayrılmak istemiyoruz' demezseniz???!!

DİĞER YAZARLAR

Aydın Türkmen

‘En kötü' iken kazanmak

3.12.2023

Engin Verel

Derbi için moral oldu

5.12.2023

Alen Markaryan

KONGRE

5.12.2023

Kenan Karcı

Seyirci kazandı

28.11.2023

Mustafa Sapmaz

Plandan üstün plan

4.12.2023

Gürkan Ata

Fotoğraf netleşiyor mu?

23.05.2023

Burak Çolo

Milli Takım, EURO 2024'e renk katar

3.12.2023