• 15 Ekim 2014 Çarşamba 01:45
  • |
  • 15 Ekim 2014 Çarşamba 01:45

YAZAR

Alen Markaryan

Cehennemin dibine sefer!

Paylaş

70’li yılların sonlarına doğru başlayan tribün mücadelesi.
Beşiktaş taraftarının hegemonyasında olan bir kavga.
“Şu koskoca Beşiktaş tribünü” diye nam salmış bir şan.
Ve bunların yarattığı ağır  sorumluluk.
…………………
Omuzlarımızda taşımaktan hiç gocunmadık.
O koskoca tribünü.
Hiç yüksünmedik.
Yağmur suyunu içip ağırlaşan flamaların hamallığından.
Seneler boyu koştuk peşinden de
Ne bir nefes darlığı yaşadık,
Ne de midede hazımsızlık.
…………………..
Yöneticiler geldi geçti ömrümüzden
“Nereye kayboldular, şimdi kim bilir…”
Futbolcular düştü yapraklarından
Ama biz!
 Ama biz! Hiç düşmedik yolumuzdan.
Beşiktaş aşkıyla sarmalanmış ömürlerimizi
Miras bıraktık sevda ambarlarına.
……………….
Deste deste  seneler geçti.
Yumruk kavgalarımız da oldu bizim
Gönül kavgalarımız da
“Şu koskoca Beşiktaş tribünü” diye başlayan cümledeydi bütün felsefe.
Ne Neron’un Roma’yı yakması.
Ne Spartaküs’ün ‘Benim’ diye öne çıkması.
Ne de yamuk duran Pizza Kulesi…
Bütün iş “Bana ne abi, en büyük Beşiktaş!” diye omuz silken çocuklardaydı.
Çünkü taraftarıyla büyüktü bu camia
Yöneticisi de taraftarı gibi düşünürdü(!)
Şantiyedeki mühendisi de
Avukatı da mimarı da…
İş Beşiktaş’a gelince
Sosyetesi bile dişlerini çıkarırdı oracıkta.
Kimsenin kimseden yoktu farkı bizim oralarda.
Sonra bir ötekileştirme algısı yaratıldı.
Bu minvale uygun yöneticiler oturtuldu koltuklara!
Ve bütün büyü bozuldu.
…………………….
Dünyadaki bütün imparatorluklara
Krallıklara
Uygarlıklara bakın nasıl çökmüşler diye.
Hepsinde bir içten vurulmuşluk göreceksiniz.
………………
Beşiktaş ilk defa mı statsız kalıyor.
Bırakın stadı,
Antrenman bile yapacak saha bulamadığımız zamanlar oldu bizim.
Ama dedim ya!
“Şu koskoca Beşiktaş tribünü” cümlesinin sihri her şeye bedeldi.
Bu kelamın yüzü suyu hürmetine
Kalpler çarpıyor
Kuyruklar oluşuyor
Gırtlaklar patlarcasına haykırıyordu.
Statmış…
Saha bozukmuş…
Yok forma geliriymiş…
……………….
Kazanırsak kümede kalacağımız
“78 tevellütlü”
Zonguldak maçının seyirci sayısının 46 bin olduğunu söylesem
Hem de eski İnönü Stadı’nın zemini bilenler iyi hatırlar.
Bildiğimiz arsa toprağıyla dolu bir zemindi işte.
Ne yani, saha kötüydü diye futbolcular top mu oynamıyorlardı.
Beşiktaş 15 sene şampiyon olamadı diye taraftar maça mı gelmiyordu.
Forma geliri mi vardı o zamanlar.
Necdet’in 7 numaralı formasını tam 15 sene gardrobumda sakladım.
Anlayın gayri.
……………….
İletişim en üst düzeyde
Adeta sinekten yağ çıkartılıyor.
Sponsorlar reklam yapacağım diye çıldırmış durumdalar.
Bir futbolcuların poposundaki don kaldı reklam vermedikleri.
Durum bu haldeyken bile
Herkes taraftarın cebine dikmiş gözünü.
Astronomik bilet fiyatları
Aylık gelirin çok üstünde harcama potansiyeli.
Bıktırdılar anlayacağınız….
Eeeeee! Haliyle
Bunu uyanan taraftar da
Kendini yolunacak kaz
Düz ovada keklik olarak görmek istemediğinden
Çekti elini ayağını statlardan.
E-biletmiş
‘Ööö!’ gelmiş
Yok ‘U’ dönüşüymüş.
Hepsi hikaye
Benim bildiğim Beşiktaş’ın taraftarı bu işlerden hiç anlamaz.
Cehennemin dibine sefer koysalar
Otobüsün bagajında yer ayırtırlar kendilerine
Anlayacağınız taraftarından çekinirdi herkes.
Hatta “Taraftarı bir kızarsa” diye başlayan tezahüratı bile vardı.
Geçmişteki yöneticiler bu potansiyeli bildiklerinden
Ona göre geçerlerdi kaptan köşküne.
Adı üstünde yönetim.
Yönetebilmek,
Ya da yönetebilme sanatı.
Sen elindeki güce sırtını dönersen
Kayıkçı kavgalarıyla suni gündem yaratırsan
Taraftarının istemediği noktaları dayatmaya kalkarsan
Birileri çıkar
Senin top oynamaya bile saha bulamadığın bir zeminde
“Beşiktaş’ı şampiyon yapmak istiyorlar” diye sözüm ona kahinlik yapmaya kalkar.
Yapar! Der!
Bu ülkede herkes her şeyi söylüyor zaten
O der de!
Sen nedersin!
İşte bütün mesele bu.
………………
İnönü Stadı’na kazma vurulduğu günden beri
Stat problemi ve polemiği yaşıyoruz
Yanlış ilişkiler
Sahte davetler
Ve açık açık “İstemiyoruz!” diyenler.
Şimdi de koca İstanbul’da saha bulamadık iyi mi!
Ankara’nın ASAŞ’ına tayinimiz çıkmış.
Yazının başından beri
“Şu koskoca Beşiktaş tribünü” deyip duruyorum.
Azıcık dinleseydiniz orayı iyiydi.
Koparmasaydınız bağları daha iyiydi.
Göğsümüzü gere gere “Kimseye minnet etmeyin” derdik size.
Size “Sokağın ortasına stat kurun” derdik.
Biz de kaldırıma çıkıp, Beşiktaşımızı desteklerdik.

KAFAMA TAKILANLAR

· İlaç kutusunun içindeki prospektüslere Ve prospektüsün içindeki tıbbi kelimelere, Okuyup, önlem almak isteyip de Latince kelimeler yüzünden anlayamadığım sır dolu ifadelere

· Futbolcuların korner atışlarında ha bire ellerini havaya kaldırıp ne anlatmak istediklerine

· Anadolu kulüplerinin futbolcularının röportajlarda “Puan ya da puanlar almaya geldik” demelerine

ACAYİP KAFA YORUYORUM

YAZARIN DİĞER YAZILARI

19 Ekim 2021 Salı

Skandallar zinciri

16 Ekim 2021 Cumartesi

Fatura!

12 Ekim 2021 Salı

Ücret ödeyip haksızlık almak

DİĞER YAZARLAR

Aydın Türkmen

Sahada 6 yoksa

18.10.2021

Engin Verel

"Şansalan"lar bunlar!

18.10.2021

Alen Markaryan

Skandallar zinciri

19.10.2021

Kenan Karcı

Tamirci Çırağının İsyanı

12.10.2021

Mustafa Sapmaz

Moral puanı ve taraftar

4.10.2021

Gürkan Ata

Kırmızı ateşledi ama liderliğe yetmedi!

28.09.2021