• 28 Şubat 2018 Çarşamba 02:00
  • |
  • 28 Şubat 2018 Çarşamba 02:00

YAZAR

Alen Markaryan

Bizi töhmet altında bırakmayın

Paylaş

Emre Belözoğlu’nun 

Konyaspor’la oynadıkları maçın uzatma dakikalarında gördüğü kırmızı kartın, 

‘Bir hafta sonra oynayacakları Fenerbahçe maçında, 

Oynayamaması’ demek olduğunu, 

Bir seyredenler mi biliyor? 

O kartı gösteren hakemin bu konuda donanımı var mı? 

Hatta donanımı olmaması ihtimali var mı? 

Diyecekler ki şimdi, 

“Küfür etmedi mi? 

Biz kuralı uygularız.” 

İyi de; 

Her kural yazıldığı gibi okunmaz ki! 

Oyuncunun oynamak istemediği maça göre, 

Kart görmek istemesi uyanıklığına, 

Şark kurnazını oynayacaksın. 

‘İnisiyatif’ denen, 

‘Ahlaki ve vicdani’ denen bir unsur var! 

Değil mi? 

Uyanığa uyanık olacaksın, 

Kurnaza kurnaz. 

Ha keza! 

Daha bu hafta, 

Trabzon, Alanya’da 2-1 galip. 

Bir hafta sonra Beşiktaş’la oynuyor Trabzon. 

90+3’te Burak sarı kart görüyor. 

Saçma sapan bir hava topunda hem de 

Gördüğü kart sarı limitini doldurduğundan, 

Beşiktaş maçında yok Burak Yılmaz. 

Hakem bu konuda niye ‘Mars’tan gelmişi’ oynuyor. 

Burak Yılmaz’ın öyle bir fikri var veya yok. 

Beşiktaş neden töhmet altında bırakılıyor? 

Hakem kurnaz olacak, 

Ya da yazılı olmayan kuralı 

Kendi adalet terazisinde uygulayacak. 

Diyecek ki içinden, 

“Heeee! Sen filanca maçında oynamamak için falso yapıyorsun. 

Sana kart mart yok!” 

Hadi bakalım öyle saça böyle tarak. 

Bu konu seminerlerde anlatılmalı hakemlere. 

Çok özel bir durum bu! 

‘Haftaya Christmas tatili var, 

Kart göreyim de erken uçayım memlekete’cileri de pasifize etmiş olursun hem. 

Hem sonra biz Beşiktaş olarak, 

Bütün rakiplerimizin tam kadro olmasını istiyoruz. Yeneriz de yeniliriz de. 

Kora kor, dişe diş, bizim işimiz. 

Biz bundan zevk alıyoruz. 

Bizi kendi garipliklerinizde töhmet altında bırakmayın. 

Bilmem anlatabildim mi? 

32 DİŞİMİZLE GÜLERİZ…

Beşiktaş, Fenerbahçe’yi yenmiş, 

Ortalık panayır yeri adeta. 

Maçta can alıcı bütün düdükler aleyhimize. 

Üstelik attıkları bir gol var, 

Ofsayt. 

Attıkları gole sevinmeleri, 

O da ofsayt! 

Bütün bunlar orta yerde dururken, 

Birçok televizyon kanalında ne konuşuluyor biliyor musunuz? 

Merdiven boşlukları. 

‘Neden merdiven boşlukları doluymuş’ da! 

‘Beşiktaş Kulübü fazla bilet mi satmışmış’ da! 

‘Kaçak seyirci var mıymış’ da! 

Algıya bak algıya! 

Yarın bir daha maç var ya Fener’le, 

Ya da oynayacağımız ilk lig maçı, 

Hangisine tuttururlarsa… 

Sinyal çakıyorlar federasyona. 

‘Alın size cezai unsur’ diye. 

Bakın arkadaşlar! 

Herkese anlayacağı dilden konuşacaksınız! 

Ama biz önce işin analitik derinliklerine inelim!!! 

Bizim stadın kapasitesi 

41 bin 903. 

Maçı seyreden kişi sayısı, 

38 bin küsür. 

Fazla bilet satılmış olsa, 

Turnike dönüşü 41 bin 903 ve üstü olur öncelikle. 

Belki o zaman iddianız inandırıcı olabilir. 

Gördüğün fotoğrafa objektif olarak bakarsan, 

“En fazla ihtimalle, 

Adam sağ bloktan bilet almıştır, 

Ama maçı arkadaşlarının yanında seyretmiştir. 

Bu da belli bir yerde şişme meydana getirmiştir” şeklinde yorumlarsın. 

Ama olayları çarpıtmak, 

Gündem değiştirmek, 

Ve Bizans oyunlarına insanları alet etmek istiyorsanız, 

Subjektif bir çalışma içine girersiniz ki; 

Bu da programlarınızı spor kategorisine değil, 

Komedi bölümüne iliştirir. 

Biz de güleriz… 

32 dişimizle…

İÇ GÜVEYSİNDEN HALLİCE

Malumunuz yeni stadımızda, eskiyi baz olarak alırsak, 

Konfor üst düzeyde. 

Yenilenmiş koltuklar, 

Tribün isimleri! 

Restorantlar, giriş çıkışlar, 

Localar, gani gani galibiyetler dileğiyle, hepsinin maşallahı var vallahi. 

Bir tek, tribünsel evreleri göz önüne aldığımızda, 

‘Mimarisi biraz daha hallice olabilirmiş’ diye iç geçiriyorum. 

Hani bağırma, çağırma, tezahürat açısından. 

Bir de bu konuyu fazla da ciddiye almayın. 

Galip geldik ya biraz şımarıyorum! 

Yeni statta ne diye sınıflandırıyorlar bilmiyorum, 

Yeni açıkla kapalıyı birleştiren bölümde; 

Eskiden parmaklık ve demir teller vardı. 

Millet kapalıya girmek için o demirlere tırmanırdı. 

‘Canını tehlikeye atmayı göze alırlardı’ desek abartmış olmayız. 

Bırakın açıktan kapalıya geçme arzusunu, 

Aynı tribünün,

Altından üste geçmek için

Millet çırpınırdı adeta. 

Şimdi bakıyorum da, 

Ayağını atsan kapalıya geçilebilecek bir durum söz konusu. 

Bir adımlık setler mevcut. 

Ama gel gör ki, 

Bir Allah’ın oğlu bile tenezzül etmiyor olduğu yerden tribün değiştirmeyi. 

Ciddi şekilde ilgimi çekiyor bu durum. 

Dedim ya, sadece, 

‘Nereden nereye geldik’ baaabında. 

Fazla da ciddiye almayın! 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

20 Ekim 2021 Çarşamba

Şimdilik neyse!..

19 Ekim 2021 Salı

Skandallar zinciri

16 Ekim 2021 Cumartesi

Fatura!

DİĞER YAZARLAR

Aydın Türkmen

Sahada 6 yoksa

18.10.2021

Engin Verel

"Şansalan"lar bunlar!

18.10.2021

Alen Markaryan

Şimdilik neyse!..

20.10.2021

Kenan Karcı

Tamirci Çırağının İsyanı

12.10.2021

Mustafa Sapmaz

Moral puanı ve taraftar

4.10.2021

Gürkan Ata

Kırmızı ateşledi ama liderliğe yetmedi!

28.09.2021